<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara diyetisyen | Özgür Diyet | Dyt. Ayşegül Yılmaz | Ankara Diyetisyen</title>
	<atom:link href="https://ozgurdiyet.com/tag/ankara-diyetisyen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozgurdiyet.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Oct 2021 12:06:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>
	<item>
		<title>Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 09:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeek]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalori]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genellikle vücut ağırlığının yönetiminde erkeklerin daha avantajlı olduğu  ve daha çabuk kilo verdikleri düşünülür. Peki gerçekten her iki cinsiyet arasında bir avantaj farkı var mı? Bu soruya en net cevabı verebilmek için metabolizma hızına etki eden faktörlere yakından bakmak gerek. Çünkü vücut ağırlığı ve yağ dağılımı aşağıda sıralanan faktörlerden  etkilenir. Cinsiyet Yaş Genetik özellikler Beslenme geçmişi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/">Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle vücut ağırlığının yönetiminde erkeklerin daha avantajlı olduğu  ve daha çabuk kilo verdikleri düşünülür. Peki gerçekten her iki cinsiyet arasında bir avantaj farkı var mı?</p>
<p>Bu soruya en net cevabı verebilmek için metabolizma hızına etki eden faktörlere yakından bakmak gerek. Çünkü vücut ağırlığı ve yağ dağılımı aşağıda sıralanan faktörlerden  etkilenir.</p>
<ol>
<li>Cinsiyet</li>
<li>Yaş</li>
<li>Genetik özellikler</li>
<li>Beslenme geçmişi ( diyet öyküsü)</li>
<li>Stres durumu</li>
<li>Hormonal denge</li>
<li>Sağlık durumu ( kronik hastalık, düzenli ilaç kullanımı)</li>
<li>Aktivite durumu</li>
<li>Gebelik / emziklilik</li>
</ol>
<p>Vücut ağırlığı ve  yağ dağılımını temelden belirleyen metabolizma hızı yukarıda sıralanan  dokuz değişkenin bütününün bir sonucudur. Yani cinsiyet kilo verme hızını etkileyen önemli bir faktör olarak ele alınsa da tek başına değerlendirmek yeterli olmayacaktır. Peki bu sorunun temelinde ne yatıyor diye soracak olursanız özetle:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-1907 alignleft" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-300x206.jpg" alt="" width="486" height="334" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-300x206.jpg 300w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-768x527.jpg 768w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-1024x703.jpg 1024w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet.jpg 1333w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></p>
<p>Cinsiyetin metabolizmaya etkisi; salgılanan cinsiyet hormonlarının farklı bölgelerde yağlanmayı uyarması ile ortaya çıkar. Erkekteki testesteron hormonu  bel ve karın çevresindeki yağlanmayı uyarırken,  kadında baskın olan östrojen hormonu basen/ kalça bölgesinde yağlanmayı uyarır. Yaşlanma  bu hormanların düzeyinde  değişime neden olurken yağlanma bölgelerinde de değişimlere sebep olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireyin yaşı metabolizma üzerinde etkilidir. Çünkü kadın veya erkek  her iki cinsiyette de  30 lu yaşlardan sonra kas kaybı oluşmaya başlar. Fiziksel olarak aktivitenin de azalması kas dokusunu azaltır, bu durum neticesinde de azalan kas kitlesi ile doğru orantılı olarak  metabolizma hızı da yavaşlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Genetik olarak erkekler kadınlara göre daha fazla kas kütlesine sahip olduklarından ve kas kütlesi yağ kütlesine göre daha vücuda fazla enerji harcatabildiğinden dolayı avantajlı sayılabilirler. Kadınlar daha fazla yağ kütlesine sahiplerdir ancak, bu yağ kütlesi kadınların fizyolojisinin bir parçasıdır.  Ve “fazla yağ” olarak nitelendirmek doğru değildir. Hem kadın hem erkek bireylerde vücuda göre fazla olarak nitelendirilen ve sağlık sorunlarını işaret eden durum  yağ kütlesinin bel çevresinde yoğunlaşmasıdır. Bel çevresinde oluşan yağlanma kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet gibi  bir çok sağlık problemi ile ilişkilidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte yandan sağlıklı bireylerin metabolizmaları daha dengeli iken düzenli ilaç kullanan bireylerde kullanılan ilaç ve tedavilere göre sindirim süreci ve dolayısı ile  metabolik hız faklı etkilenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aktivite durumunuz kas kütlesini artıracağı gibi ilerleyen yaşlarda ortaya  çıkacak kas kitlesi azalmasını da minimize edecektir. O nedenle hareket düzeyi metabolizma hızınızla o da vücut ağırlığınızla doğrudan ilişkilidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadınlarda gebelik ve emziklilik döneminde bebeğin gelişimi ve/ veya beslenmesi için enerji ihtiyacı ortaya çıktığından metabolizma hızı artar. Ancak artan enerji ihtiyacı ve hormonal değişim iştah mekanizmasını da her bireyde farklı etkileyerek  yağ depolanmasını etkileyebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Neticede;  Kilo verme süreci birçok etmenden etkilenir ve cinsiyet bu etmenlerden sadece biridir. Cinsiyetiniz bir dönem avantaj olabilirken  başka bir dönemde dezavantaja dönüşür.Kişiye özel olduğu takdirde ( ki bunun için <a href="https://ozgurdiyet.com/online-diyet/">Online Özgür Diyet</a> hemen yanınızda)  erkekler de kadınlar da sağlıklı vücut ağırlığına ve sağlıklı bir yaşama ulaşmak için eşit şansa sahiptirler. Yeter ki bedeninizin ihtiyaçlarını bilin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü ; tükettiğiniz her şey diyetinizdir.  Ve eğer diyet tükettiklerinizin toplamıysa; herkes diyet yapbilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sağlıkla kalın.</p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/">Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor? Ne Yapmalı?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/pandemide-vucut-agirligimiz-neden-artiyor-ne-yapmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[portakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2021 13:22:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid19]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Online Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor?  Uzun bir süreddir olabildiğince teması azaltmak adına kendimizi izole ettik. Gerekmedikçe dışarı  çıkmadığımız bu sürede en sık ziyaret ettiğimiz  ev  böümü mutfak oldu. Hem hareket kabiliyetimiz azaldı hem de yemeye ayırdığımız süre arttı. Buna ilaveten  hastalık endişesi, iş ve sosyal hayattaki belirsizlikler stresi, stres kortizol hormon salınımı , o da iştahı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/pandemide-vucut-agirligimiz-neden-artiyor-ne-yapmali/">Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor? Ne Yapmalı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor?  </strong></p>
<p>Uzun bir süreddir olabildiğince teması azaltmak adına kendimizi izole ettik. Gerekmedikçe dışarı  çıkmadığımız bu sürede en sık ziyaret ettiğimiz  ev  böümü mutfak oldu. Hem hareket kabiliyetimiz azaldı hem de yemeye ayırdığımız süre arttı. Buna ilaveten  hastalık endişesi, iş ve sosyal hayattaki belirsizlikler stresi, stres kortizol hormon salınımı , o da iştahı arttırdı . Sonuç olarak  oluşan enerji fazlalığı harcanacak  yer olmadıığından depolanmaya başladı ve  vücut ağılığımız artar oldu.</p>
<p><strong>Ne Yapmalı?</strong></p>
<p>Ne yediğinize dikkat ediyor ve yine de şişmanlıyor gibi hissediyor musunuz? Tıbbi nedenler (hormonal, metabolik veya genetik hastalıklar &#8230;) dışında kilo alımına yol açan  durumlar,  kötü beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite eksikliğidir. Formunuzu korumak veya ideal kiloya ulaşmak için  evde geçen zamanı bedeninizde kalıcı değişiklikler yaratmak için fırsta çevirebilirsiniz. <strong>Online diyet</strong> danışmanlığı ile evinizin konforunda  yüz yüzeymiş gibi bireysel hizmet almak  mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Pandemi Süresince Kaçınılması Gereken Durumlar</strong></p>
<p>Öğünlerin üzerinden henüz 1 saat bile geçmemişken birşeyler yemeye &#8220;atıştırma&#8221; diyoruz. Atıştırmak açlık duygusuyla bağlantılı değildir ve genellikle yemek yeme arzusuna, rahatlama ihtiyacına veya ikramlara yanıt verir. Sorunlu davranış, enerji yükünü tamamlayan bir öğünden sonra ek olarak atıştırmanın  gerçekleşmesidir. Bu durum  kilo alımını teşvik eder. <strong>Online özgür diyet </strong>hizmeti ile sağlıklı bir şekilde size ve yaşam tarzınıza uygun  ana ve ara öğünleri dengelenmiş bir program  durumu kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Pandemi Süresinde Çok Hareketsiz Olmak Nasıl Bir Etki Yaratır?</strong></p>
<p>Vücudun toplam enerji harcamasına yakından bir bakış atalım:</p>
<ul>
<li>Bazal ( temel )  metabolizma ( canlılığın devam etmesi ve organ işlevlerinin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi için  harcanan kalori /enerjidir.)</li>
<li>Fiziksel aktivite  harcamaları ( bireyin gün içerisinde yapmış olduğu hareketlerin/ kas aktivitelerinin  sonunda harcamış olduğu enerjidir.)</li>
<li>Beyin harcamaları (bu kalori miktarı bireyin beyin faaliyetleri sonucunda harcamış olduğu enerji miktarıdır)</li>
</ul>
<p>Enerji harcama miktarı kişiden kişiye göre değişir. Bazal metabolizma ve beyin harcamaları üzerinde hiçbir etkimiz yoktur. Öte yandan, daha fazla hareket ederek ve fiziksel aktivite yaparak fiziksel harcamayı kontrol edebilirsiniz. Evde kal sürecinde dengesiz beslenmek ve kısıtlanan fiziksel aktiviteler  enerji dengesini tersine çevirerek ağırlık artışına sebep olur.  Enerji  alımı fazla , harcaması yetersiz ise kaçınılmaz şekilde kilonuz artacaktır.</p>
<p><strong>Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p>Buzdolabının kapısını açmaya yeltendiğinizde kendinize &#8221; gerçekten aç mıyım?&#8221; diye sorun. Evde geçirilen zamanı güzelleştirmek , doldurmak ve olumsuz duygularla başa çıkmak için aç olmadığınız halde yemek yiyor  olabilirsiniz.</p>
<p>Yeterince su içmiyor, onun yerine çay kahve veya başka içecekler içiyor olabilirsiniz. Kilogram başına  yaklaşık 30 ml su içtiğinizden emin olun.</p>
<p>Tüm gün oturduğunuz bir ofis işi vücut hareketini çok az tetikler, bu nedenle hafta boyunca mümkün olduğunca çok fiziksel aktivite seansları uygulamaya çalışmalısınız. Dünya Sağlık Örgütü, en az 150 dakika orta yoğunlukta dayanıklılık aktivitesi (yürüme, boş zaman, bisiklet &#8230;) veya en az 75 dakika orta derecede dayanıklılık aktivitesi yapılmasını önermektedir.</p>
<p>Yaptığımız aktivitelerin egzersiz sayılabilmesi için haftada en az 3 gün ve günde 35-45 dakika yapılmasıı gerekiyor. Pandemi sebebiyle pek çoğumuz daha hareketsiz bir yaşama geçmiş olsak da bazen dışarıda yürüyüş bazen de ev içi egzersizler tercih edebiliriz.</p>
<p><strong>Ankara diyetisyeni</strong> olarak  kilo kaybı, kilo koruma, sporcu beslenmesi, gebelikte beslenme  vb. her türlü beslenme ile ilşikili sorunlara çözüm getirecek danışmanlık hem yüz yüze hem de <strong>online diyetisyen</strong> hizmeti sunmaktayız.</p>
<p>Sağlıcakla kalın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/pandemide-vucut-agirligimiz-neden-artiyor-ne-yapmali/">Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor? Ne Yapmalı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyette Duraklama Dönemi</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/diyette-duraklama-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2020 13:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Dengeli Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyette duraklama]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kiloları]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Direnci]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Online Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Plato dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflayamıyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıkça sorulan , çok merak edilen konulardan birinden bahsetmek istiyorum. Konumuz diyette duraklama dönemi yani başka bir deyişle #platodönemi . Bir program dahilinde çok da güzel kilo verirken bir gün işler değişir ve kilo kaybının durduğunu görürsünüz. Oysa her şey yolundaydı ve yaptığınız beslenme değişikliklerinin tartıda aşağı yönlü düzenli bir hareketi vardı. Neyse bu defa böyle oldu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/diyette-duraklama-donemi/">Diyette Duraklama Dönemi</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkça sorulan , çok merak edilen konulardan birinden bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Konumuz diyette duraklama dönemi yani başka bir deyişle <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/platod%C3%B6nemi/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">#platodönemi</a> .</p>
<p>Bir program dahilinde çok da güzel kilo verirken bir gün işler değişir ve kilo kaybının durduğunu görürsünüz. Oysa her şey yolundaydı ve yaptığınız beslenme değişikliklerinin tartıda aşağı yönlü düzenli bir hareketi vardı. Neyse bu defa böyle oldu haftaya değişir diyerek tüm disiplininizle devam ettiniz. Ama sonuç yine değişmiyor , hatta ibre bazen yukarı yönlü küçük hamleler bile yapıyor. Tam haftaya normale döner bir bakalım ne olacak devam edeyim dediniz , disiplininizi bozmadınız  kilo almaya başlamışsınız. Derken birkaç hafta , belki daha fazla sürebilen bir kısır döngünün içinde buldunuz kendinizi</p>
<p>Bir süre sonra kilo verememe halinin  devam ettiğini görürseniz sakın pes etmeyin ve endişelenmeyin. Çünkü, muhtemelen plato dönemindesiniz ve sorunu çözmeye çok yakınsınız. Vücudunuz yağ oranınız ile bağlantılı bir şekilde kilo kaybeder. Yani vücut ağırlığınız ( ve tabi vücudunuzun yağ yüzdesi ) azaldıkça kalan kiloların verilmesi zorlaşır. Bu doğal bir durumdur.</p>
<p>Bu durumdan çıkmak için bir kaç <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/diyett%C3%BCyosu/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">#diyettüyosu</a> paylaşmak istiyorum;</p>
<p>1) Egzersiz yapıyorsanız süresini, yoğunluğunu, türünü veya biçimi değiştirmeyi deneyin.</p>
<p>2)Uyku süreniz, aç kaldığınız süre, değişen stres düzeyi gibi yaşam tarzınıza ilişkin değişiklikleri gözden geçirin.</p>
<p>3)Metabolizmanız oluşan yeni durumunuza adaptasyon sağlamış olabilir. Buna bağlı olarak vücudunuz ihtiyaç duyduğu enerji miktarını azaltabilir. 1~2 gün size kilo verdiren beslenme biçiminden biraz fazla tüketin . Takip eden 3~4 gün kilo verdiğiniz programa uygun beslenin. 1 gün ise açlığınızı hissedecek kadar aşırı eksik tüketerek bendenizi şaşırttın. ( Ki danışanların bilirler aç kalmayı genellikle önermem ? sakıncalı bulurum)</p>
<p>4) Yeteri kadar dinlenin, uzun süre düşük kalorili diyetler yapmayın ve çok uzun süren antrenmanlar yapmayın ki <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/kortizolhormonu/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">#kortizolhormonu</a> seviyeniz minimumda kalsın.</p>
<p>Gücünüzü toplayıp bu adımlarla gezindiğiniz platodan çıkacaksınız.</p>
<p>Ya da gelin birlikte bu sorunu çözelim. Neden gelelim ki derseniz <a href="https://ozgurdiyet.com/diyetisyenle-ne-isim-olur/">buradan</a>  sebeplerine bir göz atabilirsiniz. ya da bir tık ile <a href="https://ozgurdiyet.com/online-diyet/">#OnlineÖzgürDiyet </a>  deneyimleyebilirsiniz.</p>
<p>Keyifle hafifleyin.. .</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/diyette-duraklama-donemi/">Diyette Duraklama Dönemi</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 09:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[barsak]]></category>
		<category><![CDATA[barsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bozulmuş barsak florası]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[konstipasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şişkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik kabızlık, kalın bağırsak kaslarının çok yavaş ya da yetersiz kasılmasından dolayı meydana gelen ve en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir.  Dışkının çok daha yavaş hareket etmesi daha fazla su kaybetmesine neden olarak kabızlığa sebep olur. Kişi haftada 3 defa ya da daha az dışkılama ihtiyacı hissediyorsa bu durum kabızlık ( konstipasyon) olarak adlandırılır. Dışkılama [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/">KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik kabızlık, kalın bağırsak kaslarının çok yavaş ya da yetersiz kasılmasından dolayı meydana gelen ve en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir.  Dışkının çok daha yavaş hareket etmesi daha fazla su kaybetmesine neden olarak kabızlığa sebep olur. Kişi haftada 3 defa ya da daha az dışkılama ihtiyacı hissediyorsa bu durum kabızlık ( konstipasyon) olarak adlandırılır. Dışkılama güçlüğü, dışkının tam boşalamaması, ağrılı dışkılama ve şişkinlik gibi olumsuz durumlara yol açan kabızlık, bağırsak bozuklukları arasında yaygındır. Bazen tıkayıcı tipte bazen de bağırsak hareketlerinde yavaşlama olarak görülebilir. Açlık,  seyahat, ortam değişikliği ve sakatlanma gibi durumlarda pek çok kişinin bağırsak faaliyetlerinde geçici değişiklikler olabilir. Bu durumlar haricinde ortaya çıkan, uzun süre devam eden dışkılama problemi kronik kabızlık olarak tanımlanır.</p>
<p>Kronik kabızlığın sebeplerini 5 ana başlıkta toplayabiliriz.</p>
<p><strong>1- Yanlış beslenme :</strong>Yeterince posalı yiyecek tüketmemek ve  yeterince su içmemek .Sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmeden rafine ve işlenmiş gıdaları bolca tüketmek.</p>
<p><strong>2- Bozulmuş bağırsak florası:</strong> Antibakteriyel ilaçlar yada yetersiz beslenme gibi etkenlere ek olarak  ani sıcaklık değişiklikleri, seyahat, çevre kirliliği, hormon kullanımı, stres gibi durumlar barsak florasının bozulmasına yol açar. Bu nedenle barsaktaki iyi bakterilerin (probiyotik)  sayısı ve çeşitliliği azaltırken, zararlı bakterilerin sayısı da artmasına bu da mikrobiotanın bozulmasına sebep olur.</p>
<p><strong>3- İlaçlar:</strong> Morfin, kodein, meperidin gibi narkotik ağrı kesicilerin kabızlığa yol açma olasılıkları çok yüksektir. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda ibuprofen ve aspirin gibi ilaçları uzun süre kullanan kişilerde kabızlık riskinin çok daha yüksek olduğu gözlenmiştir.</p>
<p><strong>4-Hipotiroidi:</strong> Tiroid bezlerinin yavaş çalışması.</p>
<p><strong>5- Otoimmün hastalıklar:</strong>  Haşimato, diyabet , MS, graves sendromu gibi hastalıklar.</p>
<p>Bağırsaklar vücudun temel &#8216;detox&#8217; yani toksin atma organlarından biri hatta en önemlisidir.  Her gün dışardan beslenme yoluyla aldığımız hem de sindirim artıkları olarak vücutta ürettiğimiz toksinleri dışkı yoluyla dışarı atmak zorundayız.  Bu süreç aksadığında yani günde en az bir kere dışkı çıkaramadığımızda atılması gereken toksik maddeler bağırsak yüzeyi ile çok uzun süre temas ederek bağırsak yüzeyine zarar verirler. Atılamayan bu toksinler bağırsaklardan geri emilip kana karıştığı için kronik bir zehirlenme durumu ortaya çıkıyor. Uzun vadede bağırsak kanserine yol açabilecek bir zemin oluşturabilir.</p>
<p>Kabızlığı ortadan kaldırabilmek için önce bu duruma yol açan sebebi belirlemek ve ortadan kaldırmak gerekir.  Altta yatan metabolik bir sorun yoksa, yanlış beslenme alışkanlıkları değiştirildiğinde kabızlık sorunu doğru beslenme ile ilaçsız ve kalıcı bir şekilde ortadan kalkabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Özgür Diyet Öneriyor: </strong></p>
<ul>
<li>Sabah uyanır uyanmaz önce içinde 1 ince dilim limon ile oda sıcaklığında bekletilmiş bir bardak su için.  Bu, mide-bağırsak hareketlerini uyarıp bağırsak hareketlerini başlatacaktır. Ardından <a href="https://ozgurdiyet.com/lif-kaynagi-besinler/">posa içeriği yüksek</a> bir meyve ile güne başlayın.</li>
<li>Kahvaltıdan önce, kayısı, armut, incir, kuru erik, kivi portakal, mandalina gibi lifli bir meyveyi tüketip üzerine tekrar 1 bir bardak su için.  Hatta geceden 1 su bardağı su ile bekletilmiş 2-3 adet gün kurusu kayısıyı bekleme suyu ile birlikte tüketmeniz de mümkün.</li>
<li><a href="https://ozgurdiyet.com/?s=kafein">Kafein</a> duyarlılığınız yoksa ardından bir küçük sade kahve içerek de bağırsak etrafındaki kasları uyarmaya yardımcı olabilirsiniz.</li>
<li><a href="https://ozgurdiyet.com/?s=kafein">Yeterince su tüketin. </a> Yeterli su miktarını belirlemek için kilonuzu 0,034 ile çarpın. Çıkan sonuç 1 günde içmeniz gereken su miktarının kaç litre olduğunu verecektir.</li>
<li>Lahana( mor,beyaz, brüksel) , pırasa, brokoli, karnı bahar gibi sebzeleri hafif  diri kalacak şekilde pişirip yemeklerin yanında  salata gibi veya  yoğurt ilavesiyle tarator gibi  tüketin.</li>
<li>Bağırsak içeriğini yumuşatmak ve dışkı içeriğini kayganlaştırmak için günde en az 2 fincan iyi demlenmiş ıhlamur çayı tüketin.</li>
<li>Her gün 1 su bardağı <a href="https://ozgurdiyet.com/probiyotik-icecekler-nedir/">kefir</a> veya <a href="https://ozgurdiyet.com/probiyotik-yiyecekler-nedir/">probiyotik</a> yoğurt tüketmeyi alışkanlık haline getirin. Mümkünse kefiri kendiniz mayalayın. Birkaç hafta sonra göreceğiniz farka inanamayacaksınız. Eğer kefir veya probiyotik yoğurt tüketemiyorsanız, eczanelerde gıda takviyesi olarak satılan probiyotik tozlardan alıp her gün yoğurdunuzun içine eklemek de bir seçenek olabilir.</li>
<li>Pirinç, beyaz ekmek ve diğer beyaz un içeren ürünlerden uzak durun. zeytinyağlı sebze  ve kurubaklagil yemeklerini ihmal etmeyin ve salatalarınıza zeytinyağı ekleyin.</li>
<li>Son olarak , tuvalete çıkmak tam bir refleks ve alışkanlık işidir.  Dışkılama ihtiyacı olsun veya olmasın her gün aynı saatte tuvalete gidin. Günlük olarak böyle bir alışkanlığınız yoksa, yeniden oluşturmanız gerekecek. Kendinize uygun bir zaman dilimi belirleyin (örn. Uyanıp su ve kuru kayısı tüketiminden 15-20 dk sonra veya kahvaltı sonrası gibi) ve her gün aynı vakitte gidip tuvalete 10-15 dk oturun, bacak bacak üstüne atıp saat yönünde karnınıza masaj yapın. Gerekirse 15-30 dk oturun ama alışana kadar bunu yapın. 2-3 haftada kendi refleksinizi oluşturabilirsiniz.</li>
<li>Eğer , iki haftadan daha uzun süren şiddetli kabızlığınız varsa, yukarıda sıralanan unsurlara da dikkat ediyor ve sonuç alamıyorsanız bir doktora başvurmanızda fayda  var.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı günler dileğiyle,</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/">KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARALIKLI ORUÇ / INTERMITTENT FASTING  ve SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/aralikli-oruc-intermittent-fasting-ve-saglik-uzerine-etkileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 15:06:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[5/2 yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif gün]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Aralıklı Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Aralıklı oruç sağlıklı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Aralıklı orucun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1702</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık sitelerine bir göz atarsanız; neredeyse hepsinde aralıklı oruç tutmanın faydalarını ve uygulamanın kolaylığını öven yazılar, makaleler ve ünlüler görürsünüz. Binlerce yıldır yaşamın ortasında yer alan ve birçok dinin manevi bir parçası olan “oruç” kavramı aslında “belirli bir zaman diliminde beslenmeye ara vermek ve yiyecek-içeceklerden uzak durmak” olarak tanımlanabilir. Aralıklı Oruç Neden Popüler Oldu? (Burada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/aralikli-oruc-intermittent-fasting-ve-saglik-uzerine-etkileri/">ARALIKLI ORUÇ / INTERMITTENT FASTING  ve SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık sitelerine bir göz atarsanız; neredeyse hepsinde aralıklı oruç tutmanın faydalarını ve uygulamanın kolaylığını öven yazılar, makaleler ve ünlüler görürsünüz.</p>
<p>Binlerce yıldır yaşamın ortasında yer alan ve birçok dinin manevi bir parçası olan<a href="https://ozgurdiyet.com/oruc-ve-saglikli-beslenme/"> “oruç”</a> kavramı aslında “belirli bir zaman diliminde beslenmeye ara vermek ve yiyecek-içeceklerden uzak durmak” olarak tanımlanabilir.</p>
<p><strong>Aralıklı Oruç Neden Popüler Oldu? </strong></p>
<p>(Burada meraklısına bir detay vereceğim, özet bilgi almak isteyen bir sonraki başlıktan devam edebilir)</p>
<p>Japon hücre biyoloğu Yoshinori Ohsumi 1990’lı yıllarda başlamış olduğu;  hücrelerin kendilerini arındırmaları ve yenilemeleri üzerine yaptığı araştırmalar ile 2016  Nobel Tıp Ödülü aldı. Ohsumi’nin bu çalışmalarnı; &#8220;hücresel bileşenleri ayrıştıran ve geri dönüştüren temel bir süreç olan otofajinin altında yatan mekanizmaları keşfedip açığa kavuşturduğu&#8221; için ödüllendirildiğini, ödül komitesinin gerekçesinden biliyoruz.</p>
<p>Otofaji;  hücrenin yaşlanmış ve bozulmuş yapılarının, hücrenin kendi lizozomu tarafından sindirilmesi yeni kendi kendini sindirmesi olarak bildiğimiz bir kavram. Ohsumi’nin çalışmaları sonrasında otofaji; hücresel bileşenleri ayrıştıran ve geri dönüştüren temel bir süreç veya hücre içi bir geri dönüşüm mekanizması olarak tanımlanmaya başlandı. Söz konusu keşiflerin otofajinin açlığa adapte olma ya da enfeksiyonlara verilen yanıt gibi birçok fizyolojik süreçteki temel öneminin anlaşılmasına yardımcı oldu. Vücudumuzda hücresel düzeyde meydana gelen, bazı hastalıklara yakalanma olasılığını azaltan ve ömrünü uzatan bu doğal bir rejenerasyon sürecinde bir bozukluk olması diyabet, kanser, parkinson ve diğer bazı kalıtsal  veya nörolojik hastalıkları tetikleyebildiğini ortaya koymasıyla “oruç” kavramının sağlıklı yaşlanmadaki yeri de değişmiş oldu.</p>
<p>Bu çalışmalar sonuç vermeye başladıktan sonra kısa süreli açlığın çeşitli kronik hastalıklar üzerine etkileri ile ilgili yüzlerce çalışma ortaya konmaya başladı.  Ve farklı yöntemleri ile <strong>Intermittent Fasting veya Aralıklı Oruç </strong>yaklaşımları üzerinde çalışma ve protokoller gelişmeye başladı.</p>
<p><strong>Aralıklı Oruç Nedir? </strong></p>
<p>Yiyeceğin türü veya içeriği değil de yiyeceklerin tüketildiği zaman diliminin sınırlandığı beslenme tarzıdır. Bir diyet türü değil  tüketim zamanının kontroludür. Enerji yani besin alımının bir süreliğine kısıtlandığı ve bunun periyodik olarak uygulandığı beslenme biçimine <strong>Intermittent Fasting veya Aralıklı Oruç</strong>  denir.</p>
<p>Oruç tutarken aç kalma süresinde kan glikozu son yeme işleminden 2-3 sat sonra oldukça düşük seviyelere iner. Bu sayede vücudun glikozdan yoksun kaldığında ortaya çıkan doğal yağ yakma hali olan ketozis başlar. Ketozis; aralıklı oruçta vücudun yağ yakmasının nedenidir.</p>
<p>Çalışmalar da aralıklı orucun, yağların yakılmasını sağlayarak kilo kaybını destekleyeceğini, metabolizmaya yardımcı olabileceğini, bu yeme düzeninin aynı zamanda insülin direnci üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyarken; inflamasyonu azaltma, sağlıklı bir sindirim sistemini destekleme gibi potansiyel yararları olduğunu gösteriyor.  Bu şekilde bir beslenme modeli ile açlık hormonu olarak bilinen ghrelin seviyesi ve tokluk hormonu olan leptin seviyesi ilişkilendirilerek; insülin hormonu seviyelerini de değiştirir. İnsülini azaltıp büyüme hormonu seviyelerini artırıp, norepinefrein salgılanmasını destekler. Bu değişiklikler sayesinde metabolizma hızı %3.6-14 oranında artış gösterebilmektedir. Başarısının ana nedeni ise aralıklı orucun genel olarak daha az kalori almaya yardımcı olasından kaynaklanır.</p>
<p>Aralıklı oruç tutma eğiliminin en önemli nedeni  kilo vermedir.  Daha az öğün tüketerek enerji alımında düşüşü sağlamayı hedefler. Ancak yine de yemek yeme periyotu boyunca yüksek enerjili besinler ( işlenmiş gıdalar, yağlı/kızarmış etler, fast food yiyecekler,  çeşitli hamur işleri vs.) beslenme söz konusu olursa kilo kaybı mümkün olmaz. Eğer aralıklı oruç tutup meyve, sebzeler, yağsız proteinler, sağlıklı yağlar ve çiğ süt ürünleri bakımından zengin bir  sağlıklı beslenme protokolüne sadık kalırsanız  beden ağırlığınızda değişiklik görebilirsiniz.</p>
<p><strong>Aralıklı Oruç Metotları Nelerdir?</strong></p>
<p>Oruç tutmayı, yeme alışkanlıklarında bir değişiklik olarak görmek gerekir.  Sağlıksız olan her şeyi sınırsız tüketip belli günlerde oruç tutmak başta kilo vermek olmak üzere bir çok potansiyel faydayı tam olarak görmenizi engelleyebileceği gibi, kilo alımına dahi sebep olabileceğini unutmayın.</p>
<p>Aralıklı oruç yöntemleri:</p>
<p><strong><u>16/8 Yöntemi:</u></strong> Bilinen en yaygın yöntemdir. Uykuyla beraber 16 saatlik açlık süresini ve günlük yemek yeme zamanınızı 8 saat ile sınırlamayı içerir. Bu saatler esneklik gösterebilir ve zamanla 18/6 olarak değiştirilip açlık süresi uzatılabilir. Ancak Uyandıktan sonra ilk 4 saat oruç devam eder ve bu yüzden sadece çay, kahve ve su gibi kalori içermeyen sıvı tüketimi yapılabilir. 16/8 yönteminin en yaygın yöntem olmasının nedeni, uygulaması en kolay ve en sürdürülebilir olandır. Bu nedenle de en popüler olan yöntemdir.</p>
<p><strong><u>Alternatif Gün Yöntemi (Eat-Stop-Eat)</u></strong><u>:</u> Bu yöntem 24 saat oruç tutmak olarak tanımlanabilir.. Örneğin, pazartesi günü saat 7’de akşam yemeği yediyseniz, bir sonraki öğünü salı  günü akşam  7’ ye kadar herhangi bir besin tüketmemeyi gerektirir. 24 saatlik oruç döneminde sadece sıvı alımı yapılabilir.Bir gün oruç tutup,  bir gün tutmamak olarak tanımlanabilir.  Oruç günlerinde hiç yememe veya sıfır karbonhidrat içeren sınırlı ( 400-500 kalori) besin tüketimi yapılabilir. Oruç olmayan günlerde ise aşırıya kaçmadan ve mide kapasitenizi zorlamadan günlük ihtiyacınız kadar beslenmeyi gerektirir. Örneğin bu gün oruç tutulmayan gün ve siz  normal ama sağlıklı bir beslenme uyguladınız ve akşam saat 20:00 de akşam yemeğini yediniz. Ertesi gün saat 20:00 ya kadar hiç veya sınırlı miktarda besin tüketebiliyorsunuz.</p>
<p><strong><u>5/2 Yöntemi:</u></strong><strong> </strong>Bu yöntemde, haftanın 5 günü günlük almanız gereken kadar enerji alabilirsiniz. Haftanın ardışık olmayan iki günü  ise günlük enerji alımınızın sadece %25 ‘ i kadarını  ( yaklaşık 400-600 kalori ) tüketmeniz gerekir.</p>
<p><strong><u>Savaşçı Diyeti:</u></strong> Bu diyet, tüm gün boyunca sadece meyve ve sebze yemeyi ve ardından akşamları güçlü bir akşam yemeği tüketimini gerektirir.  Doğadan toplayıp yiyebileceğiniz şekliyle sebze meyveyi çiğ olarak tüketmek  bu yöntemin temel kuralı. Yalnızca akşam öğününde ( günde 1  öğün) pişirilmiş yemekler  yemeye izin var.  o da mide kapasitesi ile sınırlı .</p>
<p><strong>Aralıklı Orucun Sağlık İçin Faydaları Nelerdir?</strong></p>
<p>Aralıklı oruç ile ilgili hem hayvanlar hem de hem de insanlar üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalarda orucun, vücut ve beyin sağlığı için bir çok fayda sağlayabileceği ortaya konmuştur. Hatta bazı araştırmalar daha uzun yaşamaya yardımcı olabileceğini bile savunmaktadır. Bilim insanları 12 ila 24 saat boyunca oruç tutmanın otofajiyi tetiklediğini ve oruç tutmanın uzun ömür ile ilişkili olmasının sebeplerinden biri olduğunu düşünüyorlar.</p>
<p>Temel sağlık faydaları ise;</p>
<ul>
<li>Enerji alımını doğal olarak  azalttığından dolayı kilo verme ve göbek çevresi yağlanmasının azalmasını destekleyebilir.</li>
<li>İnsülin duyarlılığını artırdığından dolayı, insülin direncinin azaltılmasına yardımcı olabilir ve bunun sonucu olarak da gelişmiş kan şekeri kontrolü sağlayarak tip 2 diyabetten koruyucu etki gösterebilir.</li>
<li>Enfeksiyonu azaltabilir.</li>
<li>LDL kolesterol, kan trigliseritlerini düşürmeye yardımcı olabilir.</li>
<li>Beyin hormonu (Brain-Derived Neurotrophic Factor) BDNF’yi artırıcı etkisi ile yeni sinir hücrelerinin büyümesine yardımcı olabilir. Bu sayede Alzheimer hastalığına karşı koruma sağlayabildiği savunulmaktadır.</li>
<li>Beyin fonksiyonlarını geliştirir.</li>
</ul>
<p><strong>Aralıklı Orucun Sağlığa Zararları Nelerdir?</strong></p>
<p>Aralıklı oruç, eğer doğru uygulanmazsa kadınlarda hormonal dengesizliğe neden olabilir. Kadınlar açlık sinyallerine karşı oldukça hassastır.  eğer vücut açlıkla karşı karşıya kalır ve yetersiz beslenirse otofajiden önce  leptin ve grelin  hormonlarının üretimini arttırır.  Kadın hamile olmasa bile, vücudu potansiyel fetüsü koruma refleksi ile bu şekilde davranır. Maalesef, erkek ve kadınlar için aralıklı oruç arasındaki farklılıkları inceleyen çok az sayıda insan çalışması var. Ancak hayvan çalışmaları; dişilerde uzun süre aralıklı oruç tutmanın  hormonal dengeyi bozabildiğini ve doğurganlık sorunlarına neden olabildiğini gösteriyor.  Beraberinde anoreksia, bulimia ve tıkınırcasına yeme gibi şiddetli yeme bozukluklarına sebep olabiliyor.</p>
<p><strong>Aralıklı Oruç Yöntemlerini Kimler Uygulayamaz?</strong></p>
<p>Herhangi bir sağlık problemi durumunuz veya kronik hastalık varsa aralıklı oruç denemeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Uzun süre oruç tutmak ( 24 saatten fazla)  her zaman bir doktor gözetiminde yapılmalıdır.</p>
<p>Aşağıda sıralanan özel durumlardaki bireyler için aralıklı oruç sakıncalıdır, uygulanmamalıdır.</p>
<ul>
<li>Tanımlanmış bir şeker hastalığı olanlar,</li>
<li>Kan şekeri regülasyonu ile ilgili problemi olanlar,</li>
<li>Sporcular ya da yoğun egzersiz yapanlar,</li>
<li>Çok düşük tansiyona sahip kişiler,</li>
<li>Beden Kitle İndeksi (BKİ) 18,5 ve altında olanlar,</li>
<li>Düzenli ilaç kullananlar,</li>
<li>Yeme bozukluğu sorunu yaşayanlar / duygusal yeme eğiliminde olanlar,</li>
<li>Hamile kadınlar,</li>
<li>Emziren anneler,</li>
<li>Büyüme süreci devam eden çocuklar /adölesanlar,</li>
<li>Gebe kalmaya çalışan kadınlar</li>
</ul>
<p><strong>Son Not:</strong> Aralıklı oruç yöntemlerini kullanırken bile <a href="https://ozgurdiyet.com/diyetisyenle-ne-isim-olur/">sağlıklı beslenme</a> ilkelerini uygulamak gerektiği gerçeğini görmezden gelemeyiz. Düzenlilik ve sürekliliğin gerektiği de unutulmamalı tabi.  Yaşam biçimi haline gelmeyen hiç bir beslenme programı veya yöntemi kalıcı çözümler üretemez. Ne yaparsanız yapın  tükettiğiniz her şeyin diyetiniz olduğunu  unutmadan yapmalısınız.</p>
<p>Sağlıklı günler  ve yarınlar dileğiyle.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar:</p>
<p>1)-Autophagy and its link to type II diabetes mellitus.( PMC5479440)</p>
<p>2) https://www.nobelprize.org/uploads/2018/06/ohsumi-lecture-slides.pdf</p>
<p>3) Autophagy and Aging (https://doi.org/10.1016/j.cell.2011.07.030)</p>
<p>4) Ho, K. Y., Veldhuis, J. D., Johnson, M. L., Furlanetto, R., Evans, W. S., Alberti, K. G., Thorner, M. O. (1988). Fasting enhances growth hormone secretion and amplifies the complex rhythms of growth hormone secretion in man. <em>The Journal of clinical investigation</em>, <em>81</em>(4), 968-975.</p>
<p>5)  Intermittent Fasting 101 &#8211; The Ultimate Beginner&#8217;s Guide</p>
<p>6)  Intermittent fasting vs daily calorie restriction for type 2 diabetes prevention: a review of human findings. <em>Translational Research</em>, <em>164</em>(4), 302-311.</p>
<p>7) Intermittent fasting dietary restriction regimen negatively influences reproduction in young rats: a study of hypothalamo-hypophysial-gonadal axis. PLoS One. 2013;8(1):e52416. doi: 10.1371/journal.pone.0052416. Epub 2013 Jan 29.</p>
<p>8) Short-term fasting induces profound neuronal autophagy (PMC3106288)</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/aralikli-oruc-intermittent-fasting-ve-saglik-uzerine-etkileri/">ARALIKLI ORUÇ / INTERMITTENT FASTING  ve SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2019 10:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[28. hafta]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğin 7. ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte kilo artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Gestasyonel diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker yüklemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Kilo hızla artar, çünkü bebeğin en hızlı büyüme periyodu başlamaktadır. 3.Trimesterin başladığı bu süreçte (27. hafta başlangıç kabul edilir) anne, bebek hareketlerini sık ve şiddetli hisseder genellikle. Bebek gün içerisinde ortalama 10 kere hareket eder, hareketlerini bu aylardan sonra takip etmek önemlidir, Annenin bedenindeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu yüzden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="7">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Kilo hızla artar, çünkü bebeğin en hızlı büyüme periyodu başlamaktadır. 3.Trimesterin başladığı bu süreçte (27. hafta başlangıç kabul edilir) anne, bebek hareketlerini sık ve şiddetli hisseder genellikle. Bebek gün içerisinde ortalama 10 kere hareket eder, hareketlerini bu aylardan sonra takip etmek önemlidir,</p>
<p>Annenin bedenindeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu yüzden zaman zaman nefes darlığı olabilir.Bebek hareketleri belirginleşmiştir, dışarıdan görülebilir. Bacak krampları, sırt ağrısı, varis, basur gibi rahatsızlıklar olabilir. Dik durmak, bacakları dinlendirmek ve yüzmek bu şikayetleri azaltmada etkili ve yararlıdır. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik olabilir. Kabızlık devam edebilir. Beyaz vajinal akıntı giderek koyulaşır.</p>
<p>Büyümüş göğüsler çatlayabilir, colostrum akmaya devam edebilir.</p>
<p>Bebeğin karında yavaş yavaş aşağıya doğru inmeye başladığı hissi duyulabilir. Bu duruma <strong>angajman </strong>denir. Doğum, annelik hakkında tasalanma durumu sık görülür ve normaldir.<br />
<strong>7.Ayda Bebekteki Değişiklikler: </strong></p>
<p>Bebeğin boyu yaklaşık 34-37 santimetreye, ağırlığı ise 1000-1300 grama ulaşır. Omurilik (vertebra) yapıları kemik, eklem ve bağlarıyla şekillenmeye başlar.</p>
<p>Akciğerlerdeki kan damarları gelişir. Burun delikleri açık hale gelir. Kemikleri şekillenmeye devam eder. Akciğerlerde alveol denilen hava kesecikleri gelişmeye başlar. Akciğerlerde <strong>sürfaktan</strong> denilen madde salgılanmaya başlar ve akciğerlerdeki hava keseciklerinin iç yüzeyini kaplayarak bebeğin solunuma yardımcı olur. Bu dönemde erken doğan bebeklerin solunum yapabilmesi için bu gelişmeler çok önem taşır. Bebek artık doğsa bile akciğerleri nefes alıp verme kabiliyetine erişmiştir ancak yine de bu dönemde doğan bebeklerin bir kısmında solunum sıkıntısı yaşanabilir.</p>
<p>Bebeğin cildindeki yağ ve ter bezleri aktifleşir. Tırnaklar, kaş ve kirpikler uzamaya devam eder. Gözün retina tabakası gelişir ve ışığın algılanarak beyine iletilmesinde rol alır ve göz kapakları açılmaya başlar. Gözleri doğsa bile yakındaki objeleri görebilecek kadar gelişmiştir artık.</p>
<p>Bebeğin dilindeki tat tomurcukları oldukça gelişmiştir, örneğin anne çok baharatlı, acı yiyecekler yediğinde bebek bunu algılayabilir. Bu dönemde bebek annesinin sesini duyabilir ve buna tepki olarak hareket edebilir.</p>
<p>Bebeğin vücudu tombullaşmaya ve yuvarlaklaşmaya devam eder, yağ ve kas dokusu artar. Cildi kırmızı ve kırışıktır. Uyuma ve uyanma zamanları farkedilir.- Kan üretimini dalağın yerine kemik iliği yapmaya başlar</p>
<p><strong>Gebeliğin 7. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri:</strong></p>
<p><strong>Bu dönemde bebek iyice büyümeye başladığı için annenin iştahı bir miktar artabilir, ancak yine de sağlıklı beslenmeye çalışmak, aşırı yememek gerekir. </strong></p>
<p><strong>Düzenli ve yeterli su tüketimi tüm süreçte olduğu gibi bu dönemde de oldukça önemlidir. </strong></p>
<p><strong>Kabızlık, aşırı gaz olması ve hemoroid (basur) gibi problemler ile karşılaşılabilir. Kabızlığı önlemek için bol posalı yiyecekler tüketmeye özen gösterilmelidir.  Her yemekte olabildiğince fazla sebze yer alması, bağırsakta posa bıraktığı için bağırsağın rahat çalışmasını sağlar ve kabızlığı engelleyerek, dışkı kıvamının yumuşamasını sağlar. Ayrıca gün kurusu olan kuru kayısıdan günde 2-3 adet aç karnına tüketmek de dışkılamayı rahatlatır ve kabızlık şikayetlerini gidermeye yardımcı olur. </strong></p>
<p><strong>Şeker (glikoz) yükleme testi 24-28 hafta arasında yapılır. 28. Hafta şeker yüklemesi testinin en hassas olduğu son haftadır. Bu haftaya kadar şeker testi yaptırmamış olanlar vakit kaybetmeden doktorlarından test hakkında bilgi almalıdır. Çünkü şeker yükleme testi yapılmasındaki amaç annede hamileliğe bağlı şeker hastalığı başlayıp başlamadığını belirlemektir.. Hamilelikten önce şeker hastalığı olmayan anne adaylarında hamilelik hormonlarına bağlı olarak ve aldığı kilolardan dolayı hamilelikte şeker hastalığı başlayabilir.</strong></p>
<p><strong>Hamileliğe bağlı şeker hastalığı zamanında teşhis edilemezse, bebekte aşırı kilo erken doğum, doğumdan sonra bebekte solunum problemi  ve ölü doğum görülme olasılığı vardır. Ayrıca gestasyonel diyabetin fark edilmemesi, gebelikte sara nöbetine benzer nöbetlere neden olabilen ve halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsiye neden olabilir. </strong></p>
<p><strong>Hamileliğe bağlı şeker hastalığı diğer bir ifadeyle gestasyonel diyabet, tedavisi için bazen diyet yeterli olur. Diyet yeterli olmadığı zaman ise insülin tedavisine  geçilir. Eğer gestasyonel diyabet varsa muhakkak bir uzmandan yardım alarak kişiye özel diyabetik beslenme planı edinmek gerekir. </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 5. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-5-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2019 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Dengeli Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğin 5. ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte 5. ay]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte kilo artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahın hızla arttığı bir dönemdir. Göğüsler daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Göğüslerden Colostrum adı verilen, ilk süt kıvamlı bir sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan areolanın, genişlemeye başladığı fark edilebilir, hatta  bazen göğsün yarısını kaplayacak kadar da büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisi olmakla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-5-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 5. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="5">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahın hızla arttığı bir dönemdir. Göğüsler daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Göğüslerden <strong>Colostrum</strong> adı verilen, ilk süt kıvamlı bir sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan <strong>areo</strong>lanın, genişlemeye başladığı fark edilebilir, hatta  bazen göğsün yarısını kaplayacak kadar da büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisi olmakla birlikte, bebeğin doğumundan sonra 12 aya kadar büyük kalabilir.</p>
<p>Rahim karın içinde iyice büyümüştür, üst sınırı göbek deliğine ulaşmıştır. Karnın alt kısmında bazı ağrılar hissedilebilir. Telaşa kapılmaya gerek yoktur.  Büyüyen rahmi destekleyen kaslar ve bağlar gerilmektedir. Saçlar daha ince ve yağlı olabilir. Ciltteki olumlu değişiklikler nedeniyle de anne adayı kendini daha güzelleşmiş ve iyi hissedecektir.</p>
<p>Bebeğin büyümesi ile genişleyen rahim kalın bağırsaklara baskı yapar ve barsak alışkanlığı düzensizleşir, kabızlık artabilir. Biraz nefes darlığı normaldir, büyüyen rahim akciğerleri ittikçe bu şikayetler biraz daha artabilir. Karnın fazla büyümesi ve cildin gerilmesi karın çatlaklarına neden olabilir. Bu çatlakların olması esasen annenin cilt yapısının esnekliği ile ilgilidir.</p>
<p>Hamilelik sırasında sıklıkla bacaklardaki kan damarları görünür hale gelir, varisler oluşabilir, yaygınlaşabilir. Bunu en aza indirmek veya önlemek için, uzun süre ayakta durmak veya oturmaktan kaçınılmalıdır</p>
<p>Artık hamilelik gerçeği kabullenilmiştir ve duygusal gelgitlerde azalma olur.</p>
<p><strong>5.Ayda Bebekteki Değişiklikler:</strong></p>
<p>Bu ay başlangıcında ortalama 13 cm boy ve 150 gram kadar ağırlığa sahip olan bebek, ay tamamlandığında 25 -27cm boy ve 350-400 gram kadar ağırlığa ulaşır.  Bebeğin cilt altı dokusunda yağ depolanması artar ve bebek daha hızlı kilo almaya başlar. Bu yağ depolanması bebeğin ısı dengesi açısından önemlidir.</p>
<p>Bebeğin cildinini kaplayan ve <strong>lanugo</strong> adı verilen tüylerine, <strong>verniks kazeoza</strong> denilen kaygan madde eklenir. Beyaz peynirimsi bu madde bebeğin bütün cildini kaplar ve bebeğin cildini içinde bulunduğu amniyotik sıvıdan korur. Bazı bebekler doğduğunda da üzerinde hala beyazımsı bir örtü bulunur.</p>
<p>Bebek oldukça aktif duruma gelmiştir, çok tekme atar, çok döner, sıkça hareket eder.  Kulakları tamamen gelişmiştir ve rahim içerisinde annesinin damarlarından ve barsaklarından gelen sesleri duyabilir, dışarıdan gelen kuvvetli sesleri de duyabilir.Dışarıdaki yüksek sesler bebeğin hareket etmesine neden olabilir.</p>
<p>Bebeğine şarkı söyleyip, kitap okuyan veya onunla konuşan ebeveynleri bebek duyabilir. Bazı çalışmalar, bebeklerin rahim içindeyken okunan kitabın, doğum sonrasında okunduğunu duyunca, beslenmeye daha istekli oldukları ve daha hızlı emdiklerini göstermiştir.</p>
<p><strong>Mekonyum</strong> adı verilen bebeğin ilk dışkısı bağırsaklarında birikmeye başlar.</p>
<p>Bu dönem duyusal gelişim için çok önemlidir. Beyinde koku, tat, görme ve dokunma için özelleşmiş alanlar gelişir.</p>
<p>Bebeğinizin cinsiyetini öğrenme zamanı gelmiştir.</p>
<p><strong>Gebeliğin 5. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri: </strong></p>
<p><strong>Beşinci ay itibariyle kilo alımı da çok daha fazla hızlanmakta, ayda ortalama 300 – 500 gram kadar ağırlık kazanılmaktadır. Tabi  burada belirtmek gerekir ki bu aralık kişiye göre değişebilmektedir Gebeliğin başından doğuma kadar normalde alınması gereken kilo 9-12 kilo kadardır. Hamileliğin başında normalden daha zayıf olan anneler biraz daha fazla 15-17 kilo kadar alabilirler. Hamileliğin başında aşırı kilolu olan annelere de fazla kilo almaları önerilmez ve genellikle 7-8 kilo almaları yeterli kabul edilir. </strong></p>
<p><strong>Gereğinden fazla kilo alan annelerde, gebeliğe bağlı diyabet hastalığı (gestasyonel diyabet) çıkma riski yüksek olur ve buna bağlı bebekte aşırı kilo, zor doğum gibi zararlı etkiler meydana gelebilir. Aşırı beslenmeden ve gereğinden fazla ağırlık kazanımından kaçınılmalıdır. Düzenli yürüyüş yapılmalı veya doktorun kişiye özel olarak önerdiği başka bir egzersiz yapılarak hareketli kalmaya özen gösterilmelidir.</strong></p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme kurallarına özen göstermeye devam etmeli; aşırı tatlı, şekerli, unlu, hamur işi tüketilmemeli, aşırı meyve tüketiminden de kaçınılmalıdır. Tekrar hatırlatmakta fayda var ki gebelik boyunca yeterli Omega 3 alımı çok önemlidir. Haftanın 2-3 günü balık tüketmek gerçekten önem teşkil etmekte. Özellikle mevsimindeki balığı tüketmek çok daha doğru ton balığı veya kılıç balığı gibi ağır metal içeren balıklar yerine diğer balıkları tercih etmek çok daha iyi olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Bu aylarda yine su alımı oldukça önemlidir. Gün içerisinde 2,5- 3 litreye kadar su ihtiyacı artmaktadır. Hamileliğin bu evresinde daha sık idrara çıkıldığından, su ihtiyacı artık daha fazladır. Eğer gaz şikayeti varsa yemeklerle birlikte değil de, aralarda ve yudum yudum birer bardak şeklinde su tüketmek önemli bir tüketim önerisidir. Zira birdenbire kocaman bir şişeyi tüketmiş olmak da gaz şikayetlerini arttırabilir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-5-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 5. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eylül Ayının Sebze Ve Meyveleri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/eylul-ayinin-sebze-ve-meyveleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2018 08:20:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Barbunya]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Fındık]]></category>
		<category><![CDATA[İncir]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Salçalık biber]]></category>
		<category><![CDATA[Taze fasuyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayın Sebzeleri Mantar, Taze Kabak, Mısır, Barbunya, Patlıcan, Dolmalık Biber, Biberiye, Domates, Salatalık, Yeşil Biber, Kabak, Soğan, Kırmızı Salçalık Biber, Havuç, Taze Fasulye, Börülce, Bamya, Fesleğen, Pazı. Ayın Meyveleri  Fındık, İncir, Üzüm, Ceviz, Kavun, Karpuz, Şeftali, Kızılcık, Mürdüm Eriği . &#160; Eylül ayı mevsim geçişinin başladığı, bedeninizi kışa hazırlayacağınız aydır. Soğuk iklime bizi hazırlayacak olan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/eylul-ayinin-sebze-ve-meyveleri/">Eylül Ayının Sebze Ve Meyveleri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td width="160">Ayın Sebzeleri</td>
<td width="444">Mantar, Taze Kabak, Mısır, Barbunya, Patlıcan, Dolmalık Biber, Biberiye, Domates, Salatalık, Yeşil Biber, Kabak, Soğan, Kırmızı Salçalık Biber, Havuç, Taze Fasulye, Börülce, Bamya, Fesleğen, Pazı.</td>
</tr>
<tr>
<td width="160">Ayın Meyveleri</td>
<td width="444"> Fındık, İncir, Üzüm, Ceviz, Kavun, Karpuz, Şeftali, Kızılcık, Mürdüm Eriği .</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eylül ayı mevsim geçişinin başladığı, bedeninizi kışa hazırlayacağınız aydır. Soğuk iklime bizi hazırlayacak olan mevsim ürünlerini tüketmeniz mevsim geçişlerinden olumsuz etkilenmenizi önleyecektir.</p>
<p>Sonbaharın gelişi ile bitkilerin su içeriği azalmaya, daha sıkı dokuya sahip olanlar sebze ve meyveler yetişmeye başlamaktadır. Yılın <strong>Yağlı tohumları</strong> ise yeni yeni ortaya çıkmaya başlar.</p>
<p>Hala biber veya domates salçası yapmak için geç değil. Vakit varken kış hazırlıklarını yapabilirsiniz.</p>
<p>Pek üzücü ama önce karpuzun ardından da kavunun sonu yaklaşmakta benden söylemesi.</p>
<p><strong>Mantar</strong> lezzetli ama hassas bir konu. Bazı zehirli türleri de var bu nedenle kültür mantarı olduğundan emin olmalısınız. Yaş ağırlığının önemli bir kısmı su ve yüzde 1’i ise madensel tuzlardır. 100 gramında 1,5- 2 gram istiridye mantarı 0,5 gram karbonhidrat içerir ve ortalama 35 kaloridir. Az miktarda protein içermesine karşılık protein içeriği esas olarak enzimlerden oluştuğundan tüm elzem aminoasitleri içermektedir. Mantar ile ana yemeklerinizin yanına sağlıklı bir çeşniler yapabilirsiniz.</p>
<p>Yeni mahsul <strong>fındık</strong> çıkmıştır bu ayda. Yağ ve kalori içeriği yüksek olduğundan ölçülü tüketilmesi gereken fındık; folik asit, E,K ve C vitaminleri, demir, çinko, bakır gibi mineraller, lif ve protein açısından zengin bir kaynaktır. İçerdiği doymamış yağ asitleri sayesinde kalp sağlığını koruyucudur. Tüketirken 1 avuç fındığın 150 kalori olduğunu unutmayın.</p>
<p>Güçlü bir antioksidan kaynağı olan <strong>üzüm</strong> için en bereketli zaman. Birçok tür olgunlaşmış durumdadır. Kabuğundaki <strong>resveratrol </strong>kansere karşı koruyucudur, çekirdeğindeki <strong>kuersetin</strong> kan yapımına yardımcı bir bileşendir. Üzümün kan şekerini hızlı yükseltmesi nedeniyle miktara dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>Ceviz</strong> de folik asit ve E vitamini, demir, fosfor, magnezyum, potasyum, çinko mineralleri içerir. Ayrıca omega 3 yağ asidi açısından zengin bir kaynaktır. Yüksek kolesterol, kanser ve <strong>alzheimer </strong>gibi hastalıklara karşı koruyucu özelliği nedeniyle beslenmenize genel olarak günde 2 tüm ceviz eklemenizde fayda var.</p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonlarına, kansere ve kalp sağlığına iyi geldiği bilinen <strong>kızılcık,</strong> A ve C vitamini, potasyum açısından zengindir. 1 porsiyon meyve ortalama 1 avuç kadardır ve 55 kaloridir.</p>
<p>Sağlıklı beslenmek, hastalıklara karşı vücut savunmasını güçlendirmek ve bireysel beslenme hizmeti almak için bizimle <a href="https://ozgurdiyet.com/iletisim/">iletişime</a> geçebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/eylul-ayinin-sebze-ve-meyveleri/">Eylül Ayının Sebze Ve Meyveleri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatilde Formda Kalmak İçin Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/tatilde-formda-kalmak-icin-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Aug 2018 22:11:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Ara Öğün]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sıvı alımı]]></category>
		<category><![CDATA[Su tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tatil; deniz, kum, güneş dönemindeyiz… Kış aylarının yoğunluğundan, iş-okul, gibi yaşam temposundan sonra, baharın o ağırlığı kaldıran ama tam da bahar olmayı başaramadığı bir dönemden geçtik. Beklediğimiz yaz geldi çattı. Yaz gelince ritmimiz değişir. Günler hala 24 saattir ama daha çok aktivite sığdığından daha uzunmuş gibi gelir. Yoğun iş temposundan vakit ayırılamamış, özlenen ve de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/tatilde-formda-kalmak-icin-beslenme-onerileri/">Tatilde Formda Kalmak İçin Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tatil; deniz, kum, güneş dönemindeyiz…</p>
<p>Kış aylarının yoğunluğundan, iş-okul, gibi yaşam temposundan sonra, baharın o ağırlığı kaldıran ama tam da bahar olmayı başaramadığı bir dönemden geçtik. Beklediğimiz yaz geldi çattı. Yaz gelince ritmimiz değişir. Günler hala 24 saattir ama daha çok aktivite sığdığından daha uzunmuş gibi gelir. Yoğun iş temposundan vakit ayırılamamış, özlenen ve de hayali kurulan işler bu döneme saklanmıştır. Yeme içme, eğlenme ve aktivite/ miskinlik zamanı gibi.</p>
<p>Tatil dönemine girildiğinde, yenilen içilene özen göstermeden kontrolsüz bir besin tüketimi içine girilir. Sağlıklı beslenmeye uygun olmayan birçok besin ile karşı karşıya kalınır. Bu besinlere ek olarak alkol, geç saatte uyuma ve düzensiz uyku saatleri de eklendiğinde kilo almanız kaçınılmaz bir durum haline getirir. Peki, tatilde ufak dikkat etmelerle kilo almadan geçirme şansınız var mı?  Elbette mümkün. Bulunduğunuz yer, konaklama ve aktivite koşulları, servis edilen yemek sistemi kilo almanızın tabanını belirler.</p>
<p>Yaza hazırlık için vermiş olduğunuz kiloların ya da yapmış olduğunuz onca sporun da birkaç gün için boşa harcanmaması gerekir. Sonrasında suçluluk duygusu hissetmemeniz, döndüğünüzde kilonuzu korumuş hatta kilo vermiş olmanız mümkün.</p>
<p>Özgür Diyet, tatili dışarıda geçireceklere, dışarıdan kendi pişirmediği besinlerle beslenmek zorunda kalacaklara sizin için küçük tüyolar sunuyor.</p>
<ul>
<li><strong>Kahvaltıyı asla kaçırmayın!</strong></li>
</ul>
<p>Tüm kahvaltı seçeneklerinden yemek yerine, tatil süresince her gün farklı bir kahvaltı seçimi yapın. Kahvaltı tabağınıza mutlaka domates-salatalık, taze nane, maydanoz, biber gibi yaz sebzeleri ile çeşitlendirin. İçecek olarak taze sıkılmış meyve suyu, bitki ve meyve çayları veya yeşil çay tercih edebilirsiniz. Rengârenk görünen hazır meyve sularını tüketmeyin. Ekmeğinizi, esmer ekmeklerden seçin.</p>
<p>Yarım yağlı süt ve kuru meyveler ilave edilmiş yulaflı bir kahvaltı seçeneği de son derece sağlıklı bir alternatif olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Porsiyonlarınızı kontrol edin!</strong></li>
</ul>
<p>Evde veya açık büfelerde küçük tabaklar kullanın. Küçük bir tabak seçmeniz, porsiyon kontrolü yapmanızı kolaylaştırır. Her besin tercihi için masadan kalkıp yeniden almak, yavaş yemenize neden olup doyma sinyalinizin oluşmasına ve porsiyon kontrolünüzün sağlanmasına yardımcı olur. Çünkü beyin ile mide arasındaki sinyal iletimi 15-20 dakika kadar sürmektedir ve 20’nci dakikanın sonunda doygunluk hissine ulaşılmaktadır.</p>
<ul>
<li><strong>Ana yemeğe hafif başlayın!</strong></li>
</ul>
<p>Soğuk çorba, cacık veya yoğurt ana yemek öncesinde iyi bir başlangıç olabilir. Sonra sebze yemeği ve sonra et yemeğinizi tüketin. Yemekleri susuz tarafından tabağınıza alın ve yanında esmer ekmek tercih edin.</p>
<ul>
<li><strong>Suyu ihmal etmeyin, bol bol su için!</strong></li>
</ul>
<p>Yemeklerden çok daha önemlisi yeterli sıvı tüketimidir. Sıcaklarda ter yoluyla da sıvı kaybı yaşandığından vücudun sıvı döngüsü için, kaybedilen miktarın karşılanması şarttır. Sıvı ihtiyacı mümkün olduğunca su ile karşılanmalıdır. Günlük su ihtiyacınızı karşılamak için 2.5-3 lt su içmeyi ihmal etmeyin. Çok fazla terlediğiniz günlerde sodayla bedeninize mineral desteği yapmayı ihmal etmeyin</p>
<ul>
<li><strong>3 Saatten daha uzun süre aç kalmayın!</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süre aç kaldığınız takdirde vücudumuzda depolama sistemi harekete geçer. Ara öğün tüketme alışkanlığını hayatınızın bir parçası haline getirin ve ara öğünleri atlamayın! Ara öğün yaparak kan şekerinizi dengeleyin ve ana yemeklere çok aç karnına gitmeyi önlemiş olun ve porsiyon kontrolünüzü kolaylaştırın. Ara öğünlerde hamurişi denilen kek, poğaça ve tatlı gibi kilo almanıza neden olacak besinlerden uzak durun. Tercihinizi meyvelerden yana kullanın. Kan şekerinizin daha dengeli seyretmesi için de meyvelerin yanında süt ya da yoğurt gibi protein kaynağı besinler tüketin. Meyveli yoğurt iyi bir ara öğün seçeneği olacaktır. Canınız tatlı çekiyorsa dondurma, sütlaç, kazandibi gibi sütlü tatlılardan küçük bir porsiyon alabilirsiniz. Siz yeter ki ara öğün yapın.</p>
<ul>
<li><strong>Alkol tüketiminden kaçının!</strong></li>
</ul>
<p>Diğer serinletici alternatifler olarak alkolsüz kokteyller, meyveli sodalar vb. içecekleri tüketebilirsiniz. Seçiminizi alkollü içeceklerden yana kullanacaksanız az miktarda light bira veya şarap deneyebilirsiniz.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/tatilde-formda-kalmak-icin-beslenme-onerileri/">Tatilde Formda Kalmak İçin Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temmuz Ayının Sebze Ve Meyveleri Nelerdir?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/temmuz-ayinin-sebze-ve-meyveleri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 19:52:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Kiraz]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dut.]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[Kavun]]></category>
		<category><![CDATA[Kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mürdüm Eriği]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Şeftali]]></category>
		<category><![CDATA[Vişne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1512</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Sebzeler Domates, Salatalık, Kabak, Patlıcan, Semizotu, Bezelye, Dereotu, Kum Havucu, Taze Fasulye, Kuzu Ispanak, Dolmalık Biber, Çalı Fasulyesi, Taze Barbunya, Sivribiber, Marul Meyveler Karpuz, Ahududu Kiraz, Vişne, Karpuz, Kayısı, Kavun, Şeftali, Mürdüm Eriği, Dut. &#160; Yazın hafif ve sağlıklı sebzelerle dolu aylarından biridir temmuz ayı. Semizotu ile yemek veya salata hazırlayıp, omega 3 açısından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/temmuz-ayinin-sebze-ve-meyveleri-nelerdir/">Temmuz Ayının Sebze Ve Meyveleri Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<table width="594">
<tbody>
<tr>
<td width="200">Sebzeler</td>
<td width="394">Domates, Salatalık, Kabak, Patlıcan, Semizotu, Bezelye, Dereotu, Kum Havucu, Taze Fasulye, Kuzu Ispanak, Dolmalık Biber, Çalı Fasulyesi, Taze Barbunya, Sivribiber, Marul</td>
</tr>
<tr>
<td width="200">Meyveler</td>
<td width="394">Karpuz, Ahududu Kiraz, Vişne, Karpuz, Kayısı, Kavun, Şeftali, Mürdüm Eriği, Dut.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p style="line-height: 18.0pt; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Yazın hafif ve sağlıklı sebzelerle dolu aylarından biridir temmuz ayı. Semizotu ile yemek veya salata hazırlayıp, omega 3 açısından vücudu destekleyerek öğünlerinize sağlıklı bir dokunuş yapabilirsiniz. Çünkü semizotu yapraklı sebzeler içinde en yüksek omega 3 oranına sahip sebzedir. Omega-3 ise vücut tarafından üretilmeyen dışarıdan alınması gereken bir yağ asididir. Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekilidir. Sağlıklı nöral yolların oluşumunda temel teşkil eden yağ asididir. Vegan/vejetaryen beslenmede omega 3 kaynağı olarak semizotu, kullanılabilir. Ayrıca A ve C vitamini, folik asit, potasyum, magnezyum ve demir yönünden de zengin bir sebzedir.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Kabak, patlıcan, bezelye, taze fasulye, kuzu ıspanak, dolmalık biber, çalı fasulyesi, taze barbunya, sivribiber ve domatesin hepsi tazecik ve tam zamanıdır. Sayısız şekilde farklı alternatifte sebze yemekleri yapabilirsiniz en lezzetlisinden. Kış için dondurucuya da hazırlayabilirsiniz belki. Enginar ve bezelye için sona yaklaşılıyor unutmayın.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">O tadına doyulmaz yaz meyveleri bir arada bu ay. Can erik bitmiş sayılır ama sarı erik mevcut. Kavun, karpuz, ahududu… Dondurmaya külah niyetine kavun kullanmanın tam zamanı mesela. Sıcaklarda serinleten karpuz -peynir ikilisi de şahane bir seçim olabilir. Şeftali ay sonuna doğru olgunlaşmaya başlar.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Yazın serinleten meyvesi karpuzda dikkat etmeniz gereken bir detay var. Eğer çekirdek evleri ( karpuz çekirdeği yetişmiş olması gereken alan) boşsa ve yediğinizde nişasta kokusu alıyorsanız o karpuz hormonludur.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Kiraz da bu ayın iştah açan lezzetlerinden. A vitamini, potasyum ve lif içeriği zengin, antioksidan özelliğe sahip bir meyvedir. İçeriğindeki diyet lifi sayesinde kabızlığa iyi gelir. 12- 15 adet kiraz yaklaşık 50 kaloridir. Bu aaylarda kiraz ve vişnenin keyfini çıkarabilirsiniz. Kirazın meyvesinden hoşaf, reçel ve konserve yapabilir, kabuğundan kabız ve ateş düşürücü olarak faydalanabilir; yapraklarından ise müshil etkisi için kullanabilirsiniz.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Ortalama 100 g ( 12-15 adet) taze vişnede, 58 kalori ile 14,3 g karbonhidrat vardır. Oysa, vişnenin <b style="min-height: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible;">A vitamini </b>yüksek olup 1.000 IU’ya kadar varır. Vişnenin diğer besin değerleri kirazınkine çok yakındır. Bedenimize yararlı besin değerlerinin yanı sıra; vişne meyvesinin taze ya da kurutulmuş sapları, aynen kiraz sapları gibi sağlığımıza yararlı etkiler yapar.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Üzüm, böğürtlen, incir, ay ortalarında tezgahlarda karşınıza çıkabilir ama bu yıl mevsim de erken. Hemen her sebze meyve olması gerekenden 1-2 hafta önce olgunlaştığı bilgisini de verelim.</span></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/temmuz-ayinin-sebze-ve-meyveleri-nelerdir/">Temmuz Ayının Sebze Ve Meyveleri Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
