<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makaleler | Özgür Diyet | Dyt. Ayşegül Yılmaz | Ankara Diyetisyen</title>
	<atom:link href="https://ozgurdiyet.com/category/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozgurdiyet.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Dec 2021 06:44:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>
	<item>
		<title>Hayatınızdan Şekeri Çıkarmaya Sizi İkna Edecek 9 Sebep!</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hayatinizdan-sekeri-cikarmaya-sizi-ikna-edecek-9-sebep/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2021 08:30:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[dümdüz karın]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[parlak cilt]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı dişler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli açlık]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güçlü Bir Hafıza İçin Yüksek miktarda şeker tüketilen bir beslenme düzeninin, öğrenme ve hafızayı olumsuz yönde etkilediğini biliyor muydunuz? Şeker tüketimini azaltarak hafızanızı güçlendirip, unutkanlığı azaltmanız ve günlük işlerinizi daha da kolaylaştırmanız mümkün. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 2013’te yayınlanan bir araştırmaya göre, ilave şekerli besinler tüketmek, beynin ödül merkezini uyarıyor. Böylece daha fazla şeker tüketiliyor [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hayatinizdan-sekeri-cikarmaya-sizi-ikna-edecek-9-sebep/">Hayatınızdan Şekeri Çıkarmaya Sizi İkna Edecek 9 Sebep!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li><strong> Güçlü Bir Hafıza İçin</strong></li>
</ol>
<p>Yüksek miktarda şeker tüketilen bir beslenme düzeninin, öğrenme ve hafızayı olumsuz yönde etkilediğini biliyor muydunuz? Şeker tüketimini azaltarak hafızanızı güçlendirip, unutkanlığı azaltmanız ve günlük işlerinizi daha da kolaylaştırmanız mümkün.</p>
<p>Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 2013’te yayınlanan bir araştırmaya göre, ilave şekerli besinler tüketmek, beynin ödül merkezini uyarıyor. Böylece daha fazla şeker tüketiliyor ve ardından tatlı bir şeyler yeme isteği devam ediyor. Malesef bu olay kısır bir döngü halinde devam ediyor. Bir ay kadar kısa bir süre içinde yüksek miktarda şeker ve doymuş yağ tüketen kişilerin, hafıza testlerinde 1 ay öncesine göre daha kötü bir performans gösterdikleri ortaya çıkıyor. Bu da <strong>basit şekerin kısa vadede hafızaya zarar verdiği</strong> sonucunu ortaya koyuyor. Uzun vadede değerlendirildiğinde ise aşırı miktarda şeker tüketmenin;  beyinde hücreler arasındaki iletişime zarar vererek (nörodejenerasyon), Alzheimer ve benzeri hastalıkları da tetiklediğini ortaya koyuyor.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Parlak Bir Cilde Sahip Olmak İçin</strong></li>
</ol>
<p>Cilt gözenekleri tıkandığında, gözenek içinde bulunan bakteriler için uygun bir üreme ortamı oluşturur; bu bakteriyel çoğalma zamanla iltihaba yani inflamasyona neden olur. İnflamasyon; cilt sorunları ve aknenin başlıca nedenidir. Şeker; inflamasyonu tetikleyerek, ciltte sivilcelerin artmasına neden olur. Ayrıca şeker vücutta proteinler ile reaksiyona girerek, kolajen ve elastin yapıyı sertleştirerek esnekliğini azaltıp dayanıksız hale getirerek ciltte yaşlanmayı hızlandırır. Şeker tüketimi azaltılarak, cilt sorunları ile savaşabilir, daha sağlıklı, parlak ve gergin bir cilt görünümü elde edebilirsiniz.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Sürekli Aç Hissetmemek İçin </strong></li>
</ol>
<p>Tükettiğiniz besinler  sadece enerji içermez, aynı zamanda protein, karbaonhidrat, yağ , diyet lifleri, vitamin ve mineraller de içerir. Ancak  şekerler basit karbonhidrat  dediğimiz  “ boş enerji kaynağı” enerji dışında bir fayda içermeyen işlenmiş bir karbonhidrattır.  Ve şeker içeren besinler tüketildiğinde ne yazık ki diğer besin ögeleri eksik kalır. Kan şekeri regülasyonu bozulur, yetersiz posa ve protein tüketimi yüzünden de  tokluk hissi çok gecikir. Beslenmede  kontrolü sağlayamazsanız sonunda kendinizi sürekli yerken bulabilirsiniz.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Göbek Çıkıntısından Kurtulmak İçin </strong></li>
</ol>
<p>Basit karbonhidrat alımı yerine posalı besinler ( sebze-tam tahıl- meyve)  tüketerek; dümdüz bir karın hayaliniz için ilk adımı atmış olursunuz. Sağlıklı beslenme temel önerilerinde ideal posa alım düzeyi günde 25-38 gr arasında olması vurgulanır. Bu önerinin bulunmasına rağmen, yapılan çalışmalar sonucunda ortalama olarak bireylerin sadece 15 gram posa tükettikleri görülüyor. Yetersiz posa tüketimi sonucunda da bağırsaktaki lifle beslenen yararlı bakteriler beslenemeyip sayıca azalırken,  yerine şekerle beslenen zararlı bakterilerin sayısı artıyor. Ne yazık ki bu küçük yaramazlar da karnınızın nomalden daha büyük  ve de şişkin gözükmesine neden oluyor. Lifli gıdaların alınmasıyla bağırsakta artan sağlıklı bakteriler aynı zamanda sağlığınızın korunmasında, kilo vermenizde ve bağışıklık sisteminin  daha güçlü olması için de oldukça önemli.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Şeker Hastalığı Riskini Azaltmak İçin</strong></li>
</ol>
<p>Basit karbonhidratlar dediğimiz şekerlerin aşırı tüketiminin,  uzun vadede kronik sağlık problemlerine yol açabileceğinden yukarıda bahsetmiştik. Bu tadı ile cezbeden leziz şeyler ağzınızı tatlandırırken sinsi zararlar veriyor. Çabucak sindirilip kan şekerinizi hızla yükseltir. Bu da vücudun gerekenden çok daha fazla insülin salgılamasına, sürekli ve çok salgılanan insülin olması da vücutta insülin direnci gelişmesine neden olur. Ve eğer bu durum süreklilik arz eder ve limit aşımı ( günde 25 gr şekerden fazla)  devam ederse, bir de genetik yatkınlığınız var ise tip 2 diyabete dönüşmesi işten bile değildir.<br />
Vücudunuzun fazla insülin salınımına neden olan, kan şekerindeki  ani yükselişlerdir ve önlemek için sindirimi daha yavaş de daha uzun olan, lif bakımından zengin kompleks karbonhidratlar tüketmek gerekir. Eğer kan şekerimiz ani iniş çıkışlar olmadan  normal seviyede seyrederse, pankresınız daha az insülin salgılar. Bu da  hücrelerin insülinle buluşmasını daha kolay hale getirir ve vücut daha fazla enerji harcar. Özetle basit karbonhidrat veya rafine şeker dediğimiz şekerlerin eklenmemeiş olduğu, doğal yapısı bozulmamış besinler tüketerek genetik yatkınlık varsa bile kan şekerini dengeli tutmayı başararak diyabet oluşumunu engelleyebileceğinizi gösterir.</p>
<p><strong>     6.Fazla Yağlarınızdan Kurtulmak İçin </strong></p>
<p>Yoğun karbonhidrat tüketiminizi ( örneğin gazlı içecekler, meşrubatlar, bisküviler, çikolatalar, pastane ürünleri, şerbetli tatlılar  gibi.) azalttığınızda yerine başka – ama sağlıklı-  besinler yeseniz de doğal olarak günlük aldığınız kalori miktarınızı da azalmış olursunuz. . Bu durumda vücutta bir enerji açığı yaratarak , işlenmiş karbonhidratlardan gelen fazla enerjiyi harcamak yerine vücutta depolanan yağları yakmayı tercih ediyor. Ve yağ fazlalıklarınızdan kurtulmaya başlıyorsunuz.</p>
<ol start="7">
<li><strong> Daha Güçlü Kaslar İçin </strong></li>
</ol>
<p>Basit karbonhidrattan zengin, ama besleyici mikromolekillerden yoksun yiyecekleri tüketerek, sağlıklı bir cilt,  canlı saçlar, sağlam tırnaklar, güçlü kemikler ve kaslar için gerekli olan proteini vücuda alamamış oluyoruz. Protein ve vitamin/mineral açısından zengin ( tam tahılllar, bakliyatlar, kabuklu yemişler, sebze meyveler) yiyecekleri tercih ederek kaslarımızı koruyabilir, metabolizmamızı hızlandırabiliriz. Ayrıca varsa – ki rafine şeker tüketimi varsa ödem de vardır- vücuttaki ödemi de uzaklaştırmış oluruz.</p>
<ol start="8">
<li><strong> Daha Zinde Hissetmek İçin</strong></li>
</ol>
<p>Bütün karbonhidrat içeren besinleri  ‘kötü’ olarak nitelendiremeyiz. Vücudun beyin ve kas fonksiyonlarını devam ettirmek, organ işlevlerini eksiksiz yerine getirmek için karbonhidratlara ihtiyacı vardır. Ancak basit karbonhidratlar dediğimiz işlenmiş ve   faydalı bileşenlerinden arındırılmış saf şekerler yerine daha uzun süreli tokluk sağlayan  sebze, meyve, esmer pirinç, tam buğday ekmeği, bulgur, karabuğday, kuru baklagiller gibi sağlıklı, kompleks karbonhidratları tercih etmelisiniz. Vücutta sürekli bir enerji akışı vardır, ancak bu enerjinin asıl kaynağı basit karbonhidratlardan  sağlanmamalıdır. Özellikle öğleden sonraki saatlerde, enerjiniz düştüğünde, canınız tatlı istediğinde hızlı enerji sağlamak için besin içeriği yönünden kötü ve yeterli tokluk oluşturmayan  basit karbonhidratlar yerine; protein ve karbonhidratları bir arada  içeren dengeli bir ara öğün yapmak, akşama kadar daha dinç hissetmenizi sağlar; örneğin1 paket  gofret tüketmek yerine  1 bardak kefir ile 1 küçük muz ve 2-3 ceviz içi  tüketmeyi seçebilirsiniz.</p>
<ol start="9">
<li><strong> Kalp Hastalıkları Riskini Azaltmak İçin </strong></li>
</ol>
<p>Günümüzde kalp hastalıklarından ölüm riski 3 kat arttı. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de basit şeker tüketiminin gün geçtikçe artması. Şeker tüketimi kan basıncı ve kalp hızını artırır, sempatik sinir sistemini aktive eder ve insülin seviyelerinde kronik artışa neden olur. Öte yandan fazla şeker tüketimi vücutt yağ sentezini ve kolesterolü de artırır. Bu da birçok hastalığın yanı sıra kardiyovasküler hastalıklar yönünden de risk faktörüdür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son sözler; Eğer faydalara ikna oldunuz ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız profesyonel yardım almanız için  Özgür Diyet var. Ankara’ da yaşıyorsanız yüz yüze,  Başka bir şehirde veya ülkede iseniz   Online Özgür Diyet ile  hemen yanınızdayız.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hayatinizdan-sekeri-cikarmaya-sizi-ikna-edecek-9-sebep/">Hayatınızdan Şekeri Çıkarmaya Sizi İkna Edecek 9 Sebep!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şekeri Bırakmaya Karar Verdim, Beni Nasıl Bir Süreç Bekliyor?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/sekeri-birakmaya-karar-verdim-beni-nasil-bir-surec-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 08:30:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[meyve şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[şekere veda]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri bırakmak]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri bıraktıktan 1 hafta sonra]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1953</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Hepimizin hayatında vazgeçemediği  lezzetler  vardır. Bir çoğumuz için de bu lezzetlerin önemli bir kısmını  genellikle şekerli yiyecekler oluşturuyor.  Moraliniz bozuk  olduğunda çıtır bir baklava ya da leziz bir  çikolatanın çözemeyeceği hiçbir şey yok gibi gelir  mi hiç size de? Eğer öyleyse kızmayın ama siz bir bağımlısınız.  Çünkü biliyorsunuz ki birşeyi çözmüyor ve aslında  şeker sağlımız için oldukça zararlı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/sekeri-birakmaya-karar-verdim-beni-nasil-bir-surec-bekliyor/">Şekeri Bırakmaya Karar Verdim, Beni Nasıl Bir Süreç Bekliyor?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Hepimizin hayatında vazgeçemediği  lezzetler  vardır. Bir çoğumuz için de bu lezzetlerin önemli bir kısmını  genellikle şekerli yiyecekler oluşturuyor.  Moraliniz bozuk  olduğunda çıtır bir baklava ya da leziz bir  çikolatanın çözemeyeceği hiçbir şey yok gibi gelir  mi hiç size de? Eğer öyleyse kızmayın ama siz bir bağımlısınız.  Çünkü biliyorsunuz ki birşeyi çözmüyor ve aslında  şeker sağlımız için oldukça zararlı. Bu yüzden de pek çok insan şekeri hayatından çıkarmaya çalışıyor. Peki şekeri bırakmak kaç gün sürer? Şekeri tamamen bırakmak ne hissettirir ? sorularına minik bir süreç özeti ile cevap vermeye çalışalım.</p>
<p>Öncelikler şekerli besinler tıpkı uyuşturucu maddeler gibi  bağımlılık yapar. Bu nedenle şekeri bırakma kararı aldığınızdan çok kısa bir süre sonra bile canınız şeker içeren tatlı bir şeyler yemek ister. Sadece aldığınız karar bile sizde yoksunluk hissi yaşatmış olabilir.</p>
<p>Şekere veda edeli sadece 1 gün olduğunda, kendinizi  mutsuz ve enerjisiz hissediyor olabilirsiniz. Bu durumla tatlı isteğini meyvelerle tatmin edebilir ,kuruyemişler ya da kefir yardımcılar ile   kan şekerini dengeleyebilirsiniz. Diyetinizde yağ, protein ve karbonhidrat dengeli bir şekilde bulunduğunda ve yüksek lif içerikli besinler aldığında şeker isteğinin üstesinden gelmek daha kolay olur.</p>
<p>Şekersiz bir haftayı geride bıraktıktan  sonra halsiz ve ani enerji düşüşleri yaşarsınız ve sonra canınız yoğun bir şekilde şekerli besin çeker. Bu durum şiddetlidir dengesiz, öfkeli  ve  depresif ruh hallerine girmenize  neden olabilir. Bu gergin tablo bağımlılığınızın süresine göre 2-3 haftaya kadar uzayabilir. Bu dönem çok önemlidir. Bu zorlu süreci atlattıktan sonra artık her şey çok daha kolay olacaktır. Giderek kendinizi daha dinç ve enerjik hissetmeye başlayacaksınız.</p>
<p>Şekeri bıraktıktan 1 ay sonra bağımlılığının yaşattığı olumsuz durumların hepsi biter. Artık  olumlu gelişmelerin olduğu zaman gelmiştir. Depresif duygu durumu, kronik yorgunluk ve gerginlik bitmiştir. Yerini zindelik almıştır.</p>
<p>Şekeri bırakmanın üzerinden  birkaç ay  sonra uzun vadeli olumlu etkiler de gün yüzüne çıkar. Fazladan ve sağlıksız kalori almadığınız için muhtemelen zayıflamış , ve daha fit bir görünüme sahip olursunuz. Hormonlarınız  daha düzenli çalışmaya başlayacağından daha sağlıklı olacak, libidonuz artacak ve cinsel hayatınız  daha aktifleşecek. Uyku kaliteniz artacak, daha zinde uyanacak ve   daha genç bir görüneceksiniz.</p>
<p>Bütün bu açıklamalar yeterli gelmiyorsa ve hala “ neden hayatımdan şekeri çıkarmalıyım ki? “ diyorsanız  maddeler halinde nedenleri için buraya tıklayabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/sekeri-birakmaya-karar-verdim-beni-nasil-bir-surec-bekliyor/">Şekeri Bırakmaya Karar Verdim, Beni Nasıl Bir Süreç Bekliyor?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne?  Hazır Çorba Ve Az Yağlı Yoğurtta Şeker Mi Var?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/ne-hazir-corba-ve-az-yagli-yogurtta-seker-mi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Dec 2021 07:40:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[etiket okuma]]></category>
		<category><![CDATA[gazlı içecek]]></category>
		<category><![CDATA[hazır çorba]]></category>
		<category><![CDATA[ketçap]]></category>
		<category><![CDATA[light yoğurt]]></category>
		<category><![CDATA[Pancar]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu içeceği]]></category>
		<category><![CDATA[tuzlu kraker]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kutu gazlı içeceğin günlük limitlerin üzerinde (40 gram )şeker içerdiğini biliyor muydunuz? Evet, herkes gazlı içeceklerin yüksek şeker içerdiğini bilir; ancak birçok kişi,  bir paket hazır çorbanın bir porsiyon başına yaklaşık 20 gram şeker içerebileceğini veya sağlıklı diye alınan gazlı olmayan bir elma suyunun şekersiz olarak etiketlenmiş olsa bile bardak başına yaklaşık 25 gram [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ne-hazir-corba-ve-az-yagli-yogurtta-seker-mi-var/">Ne?  Hazır Çorba Ve Az Yağlı Yoğurtta Şeker Mi Var?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kutu gazlı içeceğin günlük limitlerin üzerinde (40 gram )şeker içerdiğini biliyor muydunuz? Evet, herkes gazlı içeceklerin yüksek şeker içerdiğini bilir; ancak birçok kişi,  bir paket hazır çorbanın bir porsiyon başına yaklaşık 20 gram şeker içerebileceğini veya sağlıklı diye alınan gazlı olmayan bir elma suyunun şekersiz olarak etiketlenmiş olsa bile bardak başına yaklaşık 25 gram şeker içerdiğinin farkında olmayabilir.</p>
<p>Düşündüğünüzden çok daha fazla şeker içeren birkaç besini sırlayarak belki etiket okuma konusunda biraz daha dikkatinizi çekebiliriz.</p>
<p>Daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeye çalışıp az yağlı ürünler tüketmeye çalışırken eğer etikete bakmazsanız yağdan kaçarken şekere tutulursunuz. &#8220;Light&#8221; veya &#8220;az yağlı&#8221; olarak pazarlanan ürünler bile normal yağı azaltılmamış eşdeğerlerinden daha fazla şeker içerebiliyor. Normalde evde mayalanan yoğurtta süt şekeri dışında ilave şeker bulunmaz. Ancak Marketten satın aldığınız bir porsiyon tam yağlı sade yoğurt 4,7 gram şeker içerirken bir porsiyon diyet, başka bir deyişle az yağlı sade yoğurt 6 ila 12 gram kadar şeker içerebiliyor.</p>
<p>Tatlı ve acı gibi çeşitleri ile dünyadaki en popüler çeşnilerden biri olan ketçabın sadece domates içerdiğini mi düşünmüştünüz? Tatlısından kaçınıp acı olanı seçerek metabolizmanıza destek olacağını düşündüğünüz için tercih ederken, bir çorba kaşığı ketçaptan neredeyse 1 küp şeker kadar ilave şeker alabileceğinizi biliyor muydunuz?</p>
<p>Egzersiz yapanlar için genellikle sağlıklı bir seçenek olarak tanımlanan sporcu içeceklerinin etiketlerine baktınız mı?  Bu içecekler uzun ve yoğun egzersiz dönemlerinde eğitimli sporcuların su ihtiyacını gidermek ve onlara egzersiz sırasında sindirime ihtiyaç duymayacak hazır enerji vermek için tasarlanmıştır. Bu yüzden sporcu içecekleri de hızlı bir şekilde emilebilen ve enerji için kullanılabilen yüksek miktarda ilave şeker içerirler.  Profesyonel sporcu değilseniz sizin sağlıklı bir seçim olmayabilir. Çünkü standart bir 591 mL&#8217;lik sporcu içeceği şişesi 32,5 gram (13 küp şekere eşit miktar ) ilave şeker içerir.</p>
<p>Meyveler ve pancar, mısır, patates gibi sebzelerin içinde bulunan şeker, günlük önerilen miktarı karşılayacak ölçüdedir.Şekeri bırakmak demek bunlardan da vazgeçmek değil . Sağlıklı diyetin önemli bir parçası olan bu yiyecekleri hayatınızdan çıkarmanızı elbette istemiyoruz.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ne-hazir-corba-ve-az-yagli-yogurtta-seker-mi-var/">Ne?  Hazır Çorba Ve Az Yağlı Yoğurtta Şeker Mi Var?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şekerin Vücuda Başlıca Zararları Nelerdir?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/sekerin-vucuda-baslica-zararlari-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Dec 2021 09:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşırı şeker tüketmek]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon riski]]></category>
		<category><![CDATA[günlük şeker miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklara karşı direnç]]></category>
		<category><![CDATA[ilave şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hafıza ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık şeker tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek kan şekeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı şeker tüketmek kan şekerini hızlıca yükselterek ve pankreasın aşırı insülin salgılamasına sebep oluyor. İnsülin, kandaki şekeri miktarını düzenledikten sonra fazlası vücutta yağ olarak depolanıyor. Kan şekerindeki ani düşüş ise sürekli acıkma hissinin oluşmasına ve ihtiyaç olmadan fazladan yemeye yol açıyor. Son dönemde yapılan çalışmalar, obezitenin en önemli sebeplerinden birinin şeker olduğunu ve tıpkı uyuşturucular [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/sekerin-vucuda-baslica-zararlari-nelerdir/">Şekerin Vücuda Başlıca Zararları Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li>Aşırı şeker tüketmek kan şekerini hızlıca yükselterek ve pankreasın aşırı insülin salgılamasına sebep oluyor. İnsülin, kandaki şekeri miktarını düzenledikten sonra fazlası vücutta yağ olarak depolanıyor. Kan şekerindeki ani düşüş ise sürekli acıkma hissinin oluşmasına ve ihtiyaç olmadan fazladan yemeye yol açıyor.</li>
<li>Son dönemde yapılan çalışmalar, obezitenin en önemli sebeplerinden birinin şeker olduğunu ve tıpkı uyuşturucular gibi aynı merkezi hedefleyerek bağımlılık da yarattığını ortaya koyuyor. Obezite başta olmak üzere; diyabet, kalp damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, kanser, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, diş hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu ve kemik erimesine neden oluyor.</li>
<li>Düzenli şeker tüketiminin, beynin tokluk hissi sinyali veren ve yemeyi bırakmanızı söyleyen mekanizmasını körelttiğini gösteriyor. Kişi şekerli yiyecekleri yediğinde doyma hissi oluşmadan sürekli yeme isteği duymaya devam ediyor. Kan dolaşımıyla vücudun her tarafına taşınan şeker özellikle de göbek, kalçalar, göğüsler ve bacağın üst kısmında  yağ olarak toplanıyor. Ancak sadece gördüğünüz yağlanmadan daha fazlası var; yağ asitleri kalp, karaciğer ve böbrek gibi organlara dağılıyor. Organların etrafı yağ ile kaplandığında ciddi sağlık sorunları da beraberinde geliyor.</li>
<li>Bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olarak hastalıklara karşı direncinizi düşürüyor. Vücut değişen hava koşullarına  veya mikroplara karşı  savunmasız kalıyor ve en basit rahatsızlıklar bile zorla atlatılan ciddi sağlık sorunları haline gelebiliyor.</li>
<li>Rafine şeker tüketimine bağlı yüksek kan şekeri seviyelerinin, beyinde yüksek depresyon riskine ve anksiyete ataklarına yol açtığı yakın zamanda kanıtlandı. 69 bin kişi ile yapılan bir araştırmada, yüksek miktarda işlenmiş şeker tüketimi ile artan depresyon arasında doğrudan ilişki gözleniyor. Aynı çalışma beslenmedeki karbonhidrat türünün laktoz, lif ve sebze gibi doğal içerikleri yüksek olduğunda  ise depresyon değeri oldukça düşük ölçüldüğünü gösterir.  Mental yönden sağlıklı olduğu değerlendirilmiş başka bir çalışma ise günde 67 gram ve daha fazla şeker tüketenler, günde 40 gramdan az şeker tüketenlere kıyasla %23 oranında daha yüksek depresyon gözlenmiştir.</li>
<li>Hafıza problemlerine neden olur. 5000 kişinin takip edildiği 10 yıl süren bir çalışmada, kan şekeri ne kadar yüksekse bilişsel fonksiyonlarda (bilgileri alma, depolama, geliştirme, dönüştürme vb. mental süreçlerde) o kadar hızlı bir düşüş olduğu gözlendi. Glisemik indeksi yüksek besinlerden oluşan (kan şekerini hızlı yükselten) bir kahvaltının hem yetişkinlerde hem çocuklarda dikkat ve hafıza problemlerine yol açtığını kanıtlayan bir başka çalışma aynı zamnda  günlük alınan kalorinin %58’inden fazlasının karbonhidrat olması durumunda, zihinsel problemler ve bunama riskinin ikiye katlandığını kanıtlamış oldu.</li>
</ol>
<p>1800 ‘lü yıllarında kişi başına düşen yıllık şeker tüketimi sadece <strong>5kg</strong> iken, bugün kişi başına düşen yıllık şeker tüketimi <strong>80 kg</strong>  olmuş durumda. Hal böyle olunca obezite ve beraberinde gelen kronik sağlık problemlerinin de artması kaçınılmaz son oluyor.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşamın temeli yeterli ve dengeli beslenmedir.</strong> Peki, bu sağlıklı beslenme içerisinde şekere ne kadar yer verilmeli? Veya yer verilmeli mi?  Günlük kaç gram şeker tüketilmeli? Bunlar günümüzde insanların en çok merak ettiği konu haline gelmiştir.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO); şekerin sonradan eklendiği yiyecek ve içeceklerin sağladığı kalorinin, bir insanın bir günde aldığı toplam enerji  miktarının yüzde 10’undan daha azını oluşturması gerektiğini belirtiyor. Hatta mümkünse enerjinin  % 5 ‘ine kadar azaltmayı şiddetle tavsiye ediyor.   Enerji gereksinmesi kişiye, cinsiyete, aktiviteye, hastalık durumuna göre değişiklik gösterse  de <strong>ortalama</strong> olarak günlük 2000 kcal/gün enerji alımı için:   günlük  şeker tüketiminin <strong>25 gr</strong> a kadar güvenli olduğu, ancak kesinlikle <strong>50 gramı</strong> aşmaması gerektiği vurgulanıyor, .</p>
<p>Amerikan Kalp Derneği&#8217;ne (AHA) göre ise , cinsiyete göre bir günde tüketmeniz gereken maksimum ilave şeker miktarını aşağıdaki gibi belirtiyor:</p>
<p><strong>Erkekler için;   </strong>günde 150 kalorilik ilave  şeker  (37.5 gram veya 15 küp şeker)</p>
<p><strong>Kadınlar için; </strong>günde 100 kalorilik ilave  şeker   (25 gram veya 10 küp şeker)</p>
<p>Ben ilave şeker kullanmıyorum diyen sevgili okur, tam da sizi ilgilendiren yere geliyoruz .Dikkat edilmesi gereken asıl konu işlenmiş yiyeceklerden alınan veya ilave olarak kullanılan şeker miktarını azaltmak olmalıdır. Bu gün piyasada “tuzlu” özelliği vurgulanarak veya şekersiz denilerek satılan bir çok ürün tuzdan çok şeker içeriyorken ilave şeker kontrolü yapmak için etiket okuma zorunluluğunu da unutmamak gerekiyor( bir sonraki yazıda  neler var bir bakın).</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/sekerin-vucuda-baslica-zararlari-nelerdir/">Şekerin Vücuda Başlıca Zararları Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatlı zehir: ŞEKER!</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/tatli-zehir-seker/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2021 09:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[desktroz]]></category>
		<category><![CDATA[fruktoz]]></category>
		<category><![CDATA[fruktozlu mısır şurubu]]></category>
		<category><![CDATA[glukoz]]></category>
		<category><![CDATA[invert şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Kahverengi şeker]]></category>
		<category><![CDATA[malt şurubu]]></category>
		<category><![CDATA[maltoz]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu konsantresi]]></category>
		<category><![CDATA[mısır şurubu]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[sofra şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[sukroz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde “şeker”, yediğimiz hemen her besinin o kadar içinde ki,  ondan kaçmamız için özel bir çaba harcamamız gerekiyor. Şeker veya şekerli besinlerden uzak durmak malesef şekerden uzak durmak için yeterli olamıyor. Çünkü hazır çorbalardan tuzlu çubuklara, ekmek çeşitlerinden konserve baklagillere kadar bir çok tatlı tadı olmayan besin bile şeker içerir halde market raflarında karımıza çıkıyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/tatli-zehir-seker/">Tatlı zehir: ŞEKER!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde “şeker”, yediğimiz hemen her besinin o kadar içinde ki,  ondan kaçmamız için özel bir çaba harcamamız gerekiyor. Şeker veya şekerli besinlerden uzak durmak malesef şekerden uzak durmak için yeterli olamıyor. Çünkü hazır çorbalardan tuzlu çubuklara, ekmek çeşitlerinden konserve baklagillere kadar bir çok tatlı tadı olmayan besin bile şeker içerir halde market raflarında karımıza çıkıyor. Ben bu gün hiç şekerli bir şey yemedim dediğinizde bile şeker tüketmiş oluyorsunuz.</p>
<p>Uzak durulması sıklıkla öğütlenen “şeker “ aslında, bir molekül sınıfını tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir ve organizmaların temel enerji kaynağı olan “karbonhidratlar” sınıfında yer alır. Karbonhidratlar, sadece insanların değil tüm canlıların yaşamını sürdürebilmeleri için gerekli en temel besin ögesidir. Yiyecek ve içeceklerin çok büyük bir kısmında bulunur.<img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-1936 alignright" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/KARBONHİDRAT-300x173.jpg" alt="" width="410" height="236" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/KARBONHİDRAT-300x173.jpg 300w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/KARBONHİDRAT.jpg 332w" sizes="(max-width: 410px) 100vw, 410px" /></p>
<p>Burada önemli olan, tükettiğiniz karbonhidratın bileşimi, başka bir ifade ile kompleks ya da basit karbonhidrat olmasıdır. Kompleks karbonhidratlar; meyveler, sebzeler, bakliyat ve tam tahıllı gıdalar sağlıklı bir sindirim sistemi için gerekli olan diyet lifi –posa- bakımından da zengin besinlerdir. Evet, yanlış duymadınız sebzeler de karbonhidrat içerirler ama iyisinden. Çünkü yapılarındaki posa aynı zamanda yemeklerden sonra kan şekeri seviyesinin korunması, kalp ve damar hastalıkları riskinin düşürülmesi, sindirim sistemi hastalıklarından korunmak için de oldukça önemli destekleyici görev yapar.  Bu nedenle “kompleks karbonhidratlar”  günlük enerji ihtiyacımızı karşılarken sağlığın korunmasına yardımcı olur.</p>
<p>Şeker, bir karbonhidrat olmasına rağmen lif içermeyen basit bir karbonhidrattır.  Basit karbonhidratlar herhangi bir sindirime uğramadan, tüketildiklerinden yaklaşık  15-20 dakika içerisinde doğrudan bağırsaklardan emilerek kana geçerler. Bu şekilde kan şekeri düzeyinde ani yükselmeye ve yine aynı hızla ani düşüşlere neden olurlar. Şeker kamışı, pancar veya mısırdan üretilmiş olabilirler. Bu bitkilerden elde edilen şekerlerin besin değerleri aynıdır. Enerji vermeleri dışında vücuda hiçbir faydaları yoktur ve 1 gramları yaklaşık 4 kaloridir.</p>
<p><strong>Her Yerde ‘Şeker’ Var</strong>  <strong>Ve Değişik İsimlerle Sürekli Tüketiyoruz!!!</strong></p>
<p>Kek, pasta, baklava gibi tatlı  tadı olan yiyeceklerin içinde şeker olduğunu zaten biliyoruz. Peki çok sağlıklı gibi görünen yiyeceklerin de şeker ilaveli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Son zamanların moda içecekleri olan hazır soya veya badem sütlerinin şeker ilaveli olduğunu biliyor musunuz?</p>
<p>Ya da meyve suları olarak sunulan meyvelerdeki şekerin sadece yüzde 10’nun meyveden geldiğini, geri kalanın ilave şeker olduğunu? Kahvaltılık tahıl gevreklerinin 3 kaşığından 15 gram şeker aldığınızı? Şeker, satın aldığımız bir besinin etiketinde pek çok farklı isimle karşımıza çıkıyor! Bu nedenle dikkat etmek ve ürün etiketlerini iyi okumak gerekiyor.</p>
<p>Satın aldığınız  ürünlerin içeriklerini okuduğunuzda; Kahverengi şeker, invert şeker, mısır şurubu, desktroz, malt şurubu, fruktoz, maltoz, meyve suyu konsantresi, glukoz,sofra şekeri, fruktozlu mısır şurubu, sukroz ifadeleri ile karşınıza çıkabilir. Bunların tamamı şekerin formlarıdır. Bu şekilde etiketlenen gıdaları tükettiğinizde aslında vücudunuza basit karbonhidrat olan şeker almış oluyorsunuz.</p>
<p>Aslında bedenimiz için bir enerji kaynağı olan şekeri, kompleks değil de basit kaynaklardan almak ve ölçüsüz kullanmak  vücudumuz için tam anlamıyla bir zehir haline dönüşebiliyor. Zehir derken şaka değil. Aşırı şeker tüketimi beraberinde yüksek tansiyondan diyabete, kalp hastalıklarından kansere kadar birçok hastalık için zemin hazırlayan zehir gibi.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/tatli-zehir-seker/">Tatlı zehir: ŞEKER!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 09:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeek]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalori]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genellikle vücut ağırlığının yönetiminde erkeklerin daha avantajlı olduğu  ve daha çabuk kilo verdikleri düşünülür. Peki gerçekten her iki cinsiyet arasında bir avantaj farkı var mı? Bu soruya en net cevabı verebilmek için metabolizma hızına etki eden faktörlere yakından bakmak gerek. Çünkü vücut ağırlığı ve yağ dağılımı aşağıda sıralanan faktörlerden  etkilenir. Cinsiyet Yaş Genetik özellikler Beslenme geçmişi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/">Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle vücut ağırlığının yönetiminde erkeklerin daha avantajlı olduğu  ve daha çabuk kilo verdikleri düşünülür. Peki gerçekten her iki cinsiyet arasında bir avantaj farkı var mı?</p>
<p>Bu soruya en net cevabı verebilmek için metabolizma hızına etki eden faktörlere yakından bakmak gerek. Çünkü vücut ağırlığı ve yağ dağılımı aşağıda sıralanan faktörlerden  etkilenir.</p>
<ol>
<li>Cinsiyet</li>
<li>Yaş</li>
<li>Genetik özellikler</li>
<li>Beslenme geçmişi ( diyet öyküsü)</li>
<li>Stres durumu</li>
<li>Hormonal denge</li>
<li>Sağlık durumu ( kronik hastalık, düzenli ilaç kullanımı)</li>
<li>Aktivite durumu</li>
<li>Gebelik / emziklilik</li>
</ol>
<p>Vücut ağırlığı ve  yağ dağılımını temelden belirleyen metabolizma hızı yukarıda sıralanan  dokuz değişkenin bütününün bir sonucudur. Yani cinsiyet kilo verme hızını etkileyen önemli bir faktör olarak ele alınsa da tek başına değerlendirmek yeterli olmayacaktır. Peki bu sorunun temelinde ne yatıyor diye soracak olursanız özetle:</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-1907 alignleft" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-300x206.jpg" alt="" width="486" height="334" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-300x206.jpg 300w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-768x527.jpg 768w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-1024x703.jpg 1024w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet.jpg 1333w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></p>
<p>Cinsiyetin metabolizmaya etkisi; salgılanan cinsiyet hormonlarının farklı bölgelerde yağlanmayı uyarması ile ortaya çıkar. Erkekteki testesteron hormonu  bel ve karın çevresindeki yağlanmayı uyarırken,  kadında baskın olan östrojen hormonu basen/ kalça bölgesinde yağlanmayı uyarır. Yaşlanma  bu hormanların düzeyinde  değişime neden olurken yağlanma bölgelerinde de değişimlere sebep olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireyin yaşı metabolizma üzerinde etkilidir. Çünkü kadın veya erkek  her iki cinsiyette de  30 lu yaşlardan sonra kas kaybı oluşmaya başlar. Fiziksel olarak aktivitenin de azalması kas dokusunu azaltır, bu durum neticesinde de azalan kas kitlesi ile doğru orantılı olarak  metabolizma hızı da yavaşlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Genetik olarak erkekler kadınlara göre daha fazla kas kütlesine sahip olduklarından ve kas kütlesi yağ kütlesine göre daha vücuda fazla enerji harcatabildiğinden dolayı avantajlı sayılabilirler. Kadınlar daha fazla yağ kütlesine sahiplerdir ancak, bu yağ kütlesi kadınların fizyolojisinin bir parçasıdır.  Ve “fazla yağ” olarak nitelendirmek doğru değildir. Hem kadın hem erkek bireylerde vücuda göre fazla olarak nitelendirilen ve sağlık sorunlarını işaret eden durum  yağ kütlesinin bel çevresinde yoğunlaşmasıdır. Bel çevresinde oluşan yağlanma kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet gibi  bir çok sağlık problemi ile ilişkilidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte yandan sağlıklı bireylerin metabolizmaları daha dengeli iken düzenli ilaç kullanan bireylerde kullanılan ilaç ve tedavilere göre sindirim süreci ve dolayısı ile  metabolik hız faklı etkilenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aktivite durumunuz kas kütlesini artıracağı gibi ilerleyen yaşlarda ortaya  çıkacak kas kitlesi azalmasını da minimize edecektir. O nedenle hareket düzeyi metabolizma hızınızla o da vücut ağırlığınızla doğrudan ilişkilidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadınlarda gebelik ve emziklilik döneminde bebeğin gelişimi ve/ veya beslenmesi için enerji ihtiyacı ortaya çıktığından metabolizma hızı artar. Ancak artan enerji ihtiyacı ve hormonal değişim iştah mekanizmasını da her bireyde farklı etkileyerek  yağ depolanmasını etkileyebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Neticede;  Kilo verme süreci birçok etmenden etkilenir ve cinsiyet bu etmenlerden sadece biridir. Cinsiyetiniz bir dönem avantaj olabilirken  başka bir dönemde dezavantaja dönüşür.Kişiye özel olduğu takdirde ( ki bunun için <a href="https://ozgurdiyet.com/online-diyet/">Online Özgür Diyet</a> hemen yanınızda)  erkekler de kadınlar da sağlıklı vücut ağırlığına ve sağlıklı bir yaşama ulaşmak için eşit şansa sahiptirler. Yeter ki bedeninizin ihtiyaçlarını bilin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü ; tükettiğiniz her şey diyetinizdir.  Ve eğer diyet tükettiklerinizin toplamıysa; herkes diyet yapbilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sağlıkla kalın.</p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/">Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 9. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-9-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2019 08:48:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[9.ay]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğin son haftaları]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte 9. ay beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile Diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte doğru ağırlık kazanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Karnın altında basınç artışı ve bebeğin aşağıya doğru inişi daha belirgin hissedilir. Birçok gebelik 37-38-39 haftalarda doğumla sonlanmaktadır ve bu haftalar erken doğum değil zamanında doğum olarak değerlendirilir. Ancak 40 haftaya kadar da kalabilir. Hamileliğin 35. haftasından sonra anne günde birkaç kere karnında seğirme, kasılma benzeri sertleşmeler hissedebilir. Bu tür sertleşmeler günde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-9-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 9. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="9">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Karnın altında basınç artışı ve bebeğin aşağıya doğru inişi daha belirgin hissedilir.</p>
<p>Birçok gebelik 37-38-39 haftalarda doğumla sonlanmaktadır ve bu haftalar erken doğum değil zamanında doğum olarak değerlendirilir. Ancak 40 haftaya kadar da kalabilir.</p>
<p>Hamileliğin 35. haftasından sonra anne günde birkaç kere karnında seğirme, kasılma benzeri sertleşmeler hissedebilir. Bu tür sertleşmeler günde birkaç kere ve uzun aralıklarla olabilir ancak sık ve şiddetli (1 saat içinde 4 veya daha fazla kasılma) oluyorsa doktora başvurmak gerekir, gerçek doğum sancıları başlıyor olabilir.<br />
Az da olsa kanama veya kırmızı leke olması mutlaka doktora başvurmayı gerektirir. Göğüslerden süt gelmesi daha fazla, meme uçlarında çatlaklar meydana gelebilir.</p>
<p>36.hafta itibariyle anne nefes almasında ve yeme içmesinde bir rahatlama hissedebilir. Bebeğin kafasının leğen kemiğine girip aşağı inmesi nedeniyle rahim yüksekliği bir miktar azalarak, göğüs üzerine olan baskıyı azaltır ve annenin nefes alması rahatlar. Doğum her an gerçekleşebilir.<br />
<strong>9.Ayda Bebekteki Değişiklikler: </strong></p>
<p>Bebeğin gelişimi tamamlanmak üzeredir. Boyu yaklaşık 47-52 cm, ağırlığı 2700- 3500 g civarına kadar ulaşacak ve doğum gerçekleşecektir.</p>
<p>9 Ayın başlaması ile bebeğin içerisinde bulunduğu amnion sıvısının en fazla miktara ulaşır., Bundan sonra sıvının bir miktar azalması doğaldır. Su azalacağı için bundan sonra bebek hareketlerinde biraz azalma meydana gelebilir. Beyin gelişimi ve bebeğin kafa çapı artar. Ciltte pembe renk değişikliğine neden olan yağ depolanması devam eder.</p>
<p>Bebeği enfeksiyonlara karşı koruyacak olan bağışıklık sistemi gelişmektedir ancak buna en önemli katkıyı doğumdan sonra anne sütü yapar.<br />
Bebeğin kafa kemikleri hariç diğer kemiklerinin hepsi sertleşmeye devam eder Organları olgunlaşmaktadır. Çoğunlukla bebek rahim boynuna doğru ters durmaktadır. Hareket edecek yer kalmadığından daha sessizdir. Tırnakları tamamlanmıştır, uzayabilir. Bebek artık oldukça büyümüştür ve ağırlık</p>
<p><strong>Gebeliğin 9. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri:</strong></p>
<p><strong>Gebeliğin başından itibaren edinilmeye çalışılan, az az fakat sık aralıklarla yemek yeme alışkanlığı devam etmelidir. Aşırı yağlı, aşırı şekerli , kızartma yöntemi ile pişirilmiş besinlerden uzak durmaya devam edilmelidir.</strong></p>
<p><strong>Bu dönemde annenin tartıda gördüğü artışın temel sebebi bebeğin kazandığı ağırlıktır. Bebek doğuma yaklaşmıştır ve ağırlık kazanımı artmıştır. Daha çok yağ dokusu artmakta ve rahimde kapladığı alanın artması ile mideye genişleyecek daha az alan kalmıştır. </strong></p>
<p><strong>Düzenli <a href="https://ozgurdiyet.com/kalsiyum-nedir-yararlari-nelerdir/">süt ve/ veya süt ürünleri</a> tüketimine ve yeterli miktarda su tüketmeye, özetle yeterli ve dengeli beslenmeye  devam edilmelidir. Eğer hala bu alışkanlık edinilmemişse artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Sağlıklı alışkanlıklar edinerek gelişimi desteklenmiş bebeği, yine sağlıkla kucaklama vaktidir. </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-9-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 9. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 09:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[barsak]]></category>
		<category><![CDATA[barsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bozulmuş barsak florası]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[konstipasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şişkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik kabızlık, kalın bağırsak kaslarının çok yavaş ya da yetersiz kasılmasından dolayı meydana gelen ve en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir.  Dışkının çok daha yavaş hareket etmesi daha fazla su kaybetmesine neden olarak kabızlığa sebep olur. Kişi haftada 3 defa ya da daha az dışkılama ihtiyacı hissediyorsa bu durum kabızlık ( konstipasyon) olarak adlandırılır. Dışkılama [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/">KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik kabızlık, kalın bağırsak kaslarının çok yavaş ya da yetersiz kasılmasından dolayı meydana gelen ve en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir.  Dışkının çok daha yavaş hareket etmesi daha fazla su kaybetmesine neden olarak kabızlığa sebep olur. Kişi haftada 3 defa ya da daha az dışkılama ihtiyacı hissediyorsa bu durum kabızlık ( konstipasyon) olarak adlandırılır. Dışkılama güçlüğü, dışkının tam boşalamaması, ağrılı dışkılama ve şişkinlik gibi olumsuz durumlara yol açan kabızlık, bağırsak bozuklukları arasında yaygındır. Bazen tıkayıcı tipte bazen de bağırsak hareketlerinde yavaşlama olarak görülebilir. Açlık,  seyahat, ortam değişikliği ve sakatlanma gibi durumlarda pek çok kişinin bağırsak faaliyetlerinde geçici değişiklikler olabilir. Bu durumlar haricinde ortaya çıkan, uzun süre devam eden dışkılama problemi kronik kabızlık olarak tanımlanır.</p>
<p>Kronik kabızlığın sebeplerini 5 ana başlıkta toplayabiliriz.</p>
<p><strong>1- Yanlış beslenme :</strong>Yeterince posalı yiyecek tüketmemek ve  yeterince su içmemek .Sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmeden rafine ve işlenmiş gıdaları bolca tüketmek.</p>
<p><strong>2- Bozulmuş bağırsak florası:</strong> Antibakteriyel ilaçlar yada yetersiz beslenme gibi etkenlere ek olarak  ani sıcaklık değişiklikleri, seyahat, çevre kirliliği, hormon kullanımı, stres gibi durumlar barsak florasının bozulmasına yol açar. Bu nedenle barsaktaki iyi bakterilerin (probiyotik)  sayısı ve çeşitliliği azaltırken, zararlı bakterilerin sayısı da artmasına bu da mikrobiotanın bozulmasına sebep olur.</p>
<p><strong>3- İlaçlar:</strong> Morfin, kodein, meperidin gibi narkotik ağrı kesicilerin kabızlığa yol açma olasılıkları çok yüksektir. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda ibuprofen ve aspirin gibi ilaçları uzun süre kullanan kişilerde kabızlık riskinin çok daha yüksek olduğu gözlenmiştir.</p>
<p><strong>4-Hipotiroidi:</strong> Tiroid bezlerinin yavaş çalışması.</p>
<p><strong>5- Otoimmün hastalıklar:</strong>  Haşimato, diyabet , MS, graves sendromu gibi hastalıklar.</p>
<p>Bağırsaklar vücudun temel &#8216;detox&#8217; yani toksin atma organlarından biri hatta en önemlisidir.  Her gün dışardan beslenme yoluyla aldığımız hem de sindirim artıkları olarak vücutta ürettiğimiz toksinleri dışkı yoluyla dışarı atmak zorundayız.  Bu süreç aksadığında yani günde en az bir kere dışkı çıkaramadığımızda atılması gereken toksik maddeler bağırsak yüzeyi ile çok uzun süre temas ederek bağırsak yüzeyine zarar verirler. Atılamayan bu toksinler bağırsaklardan geri emilip kana karıştığı için kronik bir zehirlenme durumu ortaya çıkıyor. Uzun vadede bağırsak kanserine yol açabilecek bir zemin oluşturabilir.</p>
<p>Kabızlığı ortadan kaldırabilmek için önce bu duruma yol açan sebebi belirlemek ve ortadan kaldırmak gerekir.  Altta yatan metabolik bir sorun yoksa, yanlış beslenme alışkanlıkları değiştirildiğinde kabızlık sorunu doğru beslenme ile ilaçsız ve kalıcı bir şekilde ortadan kalkabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Özgür Diyet Öneriyor: </strong></p>
<ul>
<li>Sabah uyanır uyanmaz önce içinde 1 ince dilim limon ile oda sıcaklığında bekletilmiş bir bardak su için.  Bu, mide-bağırsak hareketlerini uyarıp bağırsak hareketlerini başlatacaktır. Ardından <a href="https://ozgurdiyet.com/lif-kaynagi-besinler/">posa içeriği yüksek</a> bir meyve ile güne başlayın.</li>
<li>Kahvaltıdan önce, kayısı, armut, incir, kuru erik, kivi portakal, mandalina gibi lifli bir meyveyi tüketip üzerine tekrar 1 bir bardak su için.  Hatta geceden 1 su bardağı su ile bekletilmiş 2-3 adet gün kurusu kayısıyı bekleme suyu ile birlikte tüketmeniz de mümkün.</li>
<li><a href="https://ozgurdiyet.com/?s=kafein">Kafein</a> duyarlılığınız yoksa ardından bir küçük sade kahve içerek de bağırsak etrafındaki kasları uyarmaya yardımcı olabilirsiniz.</li>
<li><a href="https://ozgurdiyet.com/?s=kafein">Yeterince su tüketin. </a> Yeterli su miktarını belirlemek için kilonuzu 0,034 ile çarpın. Çıkan sonuç 1 günde içmeniz gereken su miktarının kaç litre olduğunu verecektir.</li>
<li>Lahana( mor,beyaz, brüksel) , pırasa, brokoli, karnı bahar gibi sebzeleri hafif  diri kalacak şekilde pişirip yemeklerin yanında  salata gibi veya  yoğurt ilavesiyle tarator gibi  tüketin.</li>
<li>Bağırsak içeriğini yumuşatmak ve dışkı içeriğini kayganlaştırmak için günde en az 2 fincan iyi demlenmiş ıhlamur çayı tüketin.</li>
<li>Her gün 1 su bardağı <a href="https://ozgurdiyet.com/probiyotik-icecekler-nedir/">kefir</a> veya <a href="https://ozgurdiyet.com/probiyotik-yiyecekler-nedir/">probiyotik</a> yoğurt tüketmeyi alışkanlık haline getirin. Mümkünse kefiri kendiniz mayalayın. Birkaç hafta sonra göreceğiniz farka inanamayacaksınız. Eğer kefir veya probiyotik yoğurt tüketemiyorsanız, eczanelerde gıda takviyesi olarak satılan probiyotik tozlardan alıp her gün yoğurdunuzun içine eklemek de bir seçenek olabilir.</li>
<li>Pirinç, beyaz ekmek ve diğer beyaz un içeren ürünlerden uzak durun. zeytinyağlı sebze  ve kurubaklagil yemeklerini ihmal etmeyin ve salatalarınıza zeytinyağı ekleyin.</li>
<li>Son olarak , tuvalete çıkmak tam bir refleks ve alışkanlık işidir.  Dışkılama ihtiyacı olsun veya olmasın her gün aynı saatte tuvalete gidin. Günlük olarak böyle bir alışkanlığınız yoksa, yeniden oluşturmanız gerekecek. Kendinize uygun bir zaman dilimi belirleyin (örn. Uyanıp su ve kuru kayısı tüketiminden 15-20 dk sonra veya kahvaltı sonrası gibi) ve her gün aynı vakitte gidip tuvalete 10-15 dk oturun, bacak bacak üstüne atıp saat yönünde karnınıza masaj yapın. Gerekirse 15-30 dk oturun ama alışana kadar bunu yapın. 2-3 haftada kendi refleksinizi oluşturabilirsiniz.</li>
<li>Eğer , iki haftadan daha uzun süren şiddetli kabızlığınız varsa, yukarıda sıralanan unsurlara da dikkat ediyor ve sonuç alamıyorsanız bir doktora başvurmanızda fayda  var.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı günler dileğiyle,</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/">KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 8. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-8-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 10:41:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Braxton Hicks]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuma yaklaşırken]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1663</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Rahim kaslarının ve bağlarının sürekli basıncı nedeniyle göğsün aşağı kısmında ağrı hissedilebilir. Bebek hareketleri güçlü ve düzenlidir, ancak rahim içindeki alan daraldığı için hareketleri azalmıştır. Bebeğin ölçüleri özellikle sırtınızın alt kısmına ve mide bölgesine doğru genişleyerek büyür. Kasıklarda ve leğen kemiği bölgesinde karıncalanma, uyuşma hissi olabilir. Yalancı doğum sancıları da denen Braxton [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-8-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 8. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="8">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Rahim kaslarının ve bağlarının sürekli basıncı nedeniyle göğsün aşağı kısmında ağrı hissedilebilir. Bebek hareketleri güçlü ve düzenlidir, ancak rahim içindeki alan daraldığı için hareketleri azalmıştır. Bebeğin ölçüleri özellikle sırtınızın alt kısmına ve mide bölgesine doğru genişleyerek büyür. Kasıklarda ve leğen kemiği bölgesinde karıncalanma, uyuşma hissi olabilir. Yalancı doğum sancıları da denen <strong>Braxton Hicks</strong> kasılmaları artabilir.</p>
<p>Bebeğin başı aşağıya doğru ilerledikçe, daha sık idrar ihtiyacı olacaktır. Gülerken, öksürürken idrar kaçırmaları olabilir.  Bu ayda anneyi 1.5-2 kilo kadar kilo artışı beklemektedir. Bebeğin besin gereksinimleri doruktadır ve doğum öncesi son büyüme atağı göstermektedir.<br />
<strong>8.Ayda Bebekteki Değişiklikler:</strong></p>
<p>Bebeğin boyu 40-45 cm civarında, ağırlığı 1900-2200 grama kadar ulaşmıştır.</p>
<p>Bebeğin kemik iliği kan hücreleri üretebilecek düzeye gelmiştir. 8. Ayın sonuna doğru bebeğin kilo alması boy uzamasından daha fazla olur. Cilt altında beyaz yağ depolanmasından dolayı ciltteki kırmızı renk yerini yeni doğan bebeklerdeki gibi pembe renge bırakır, yüzündeki kırışıklıklar azalır.</p>
<p>Bebek günün neredeyse %90-95&#8217;ini uyuyarak geçirir ve her gün yarım litre idrar yapar. Bu idrar amnion sıvısına karışır</p>
<p>Dışarıdaki sesleri duyar, gözleri açıktır., karanlık ve aydınlığı ayırt edebilir. Bağışıklık sistemi gelişmeye, kendi antikorlarını üretmeye başlamıştır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Gebeliğin 8. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri:</strong></p>
<p><strong>Bu son aylarda rahim karında iyice yukarı çıktığından, mideye yaptığı baskı artar ve bu yüzden fazla yemek yendiğinde rahatsızlık meydana gelebilir. Gebeliğin başından itibaren edinilmeye çalışılan, az az fakat sık aralıklarla yemek yeme alışkanlığı bu rahatsızlığı yaşamayı engeller. Eğer hala bu alışkanlık edinilmemişse artık bir zorunluluk haline gelmiştir.</strong></p>
<p><strong>Kabızlık son aylarda sık görülen bir belirtidir ve doktorunuz gebelikte kullanılabilen bazı ilaçlarla rahatlamanızı sağlayacaktır, ayrıca posa açısından zengin bol sebzeli yemekler yemek de işe yarar. Bol meyve yemekten kaçınmak gerekir çünkü fazla şeker içerir.</strong></p>
<p><strong>İshal, hamilelikte asla normal bir bulgu değildir, hamileliğin her ayında ishal anormal kabul edilir ve doktor muayenesi gerektirir. Günde 3-4 kez sulu dışkı varsa mutlaka muayene olunmalıdır.</strong></p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları sürdürülmeli, bebeğin ağırlık kazanımına yeterli olacak enerji takviyesi yapılmalıdır.</strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-8-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 8. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2019 10:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[28. hafta]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğin 7. ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte kilo artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Gestasyonel diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker yüklemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Kilo hızla artar, çünkü bebeğin en hızlı büyüme periyodu başlamaktadır. 3.Trimesterin başladığı bu süreçte (27. hafta başlangıç kabul edilir) anne, bebek hareketlerini sık ve şiddetli hisseder genellikle. Bebek gün içerisinde ortalama 10 kere hareket eder, hareketlerini bu aylardan sonra takip etmek önemlidir, Annenin bedenindeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu yüzden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="7">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Kilo hızla artar, çünkü bebeğin en hızlı büyüme periyodu başlamaktadır. 3.Trimesterin başladığı bu süreçte (27. hafta başlangıç kabul edilir) anne, bebek hareketlerini sık ve şiddetli hisseder genellikle. Bebek gün içerisinde ortalama 10 kere hareket eder, hareketlerini bu aylardan sonra takip etmek önemlidir,</p>
<p>Annenin bedenindeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu yüzden zaman zaman nefes darlığı olabilir.Bebek hareketleri belirginleşmiştir, dışarıdan görülebilir. Bacak krampları, sırt ağrısı, varis, basur gibi rahatsızlıklar olabilir. Dik durmak, bacakları dinlendirmek ve yüzmek bu şikayetleri azaltmada etkili ve yararlıdır. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik olabilir. Kabızlık devam edebilir. Beyaz vajinal akıntı giderek koyulaşır.</p>
<p>Büyümüş göğüsler çatlayabilir, colostrum akmaya devam edebilir.</p>
<p>Bebeğin karında yavaş yavaş aşağıya doğru inmeye başladığı hissi duyulabilir. Bu duruma <strong>angajman </strong>denir. Doğum, annelik hakkında tasalanma durumu sık görülür ve normaldir.<br />
<strong>7.Ayda Bebekteki Değişiklikler: </strong></p>
<p>Bebeğin boyu yaklaşık 34-37 santimetreye, ağırlığı ise 1000-1300 grama ulaşır. Omurilik (vertebra) yapıları kemik, eklem ve bağlarıyla şekillenmeye başlar.</p>
<p>Akciğerlerdeki kan damarları gelişir. Burun delikleri açık hale gelir. Kemikleri şekillenmeye devam eder. Akciğerlerde alveol denilen hava kesecikleri gelişmeye başlar. Akciğerlerde <strong>sürfaktan</strong> denilen madde salgılanmaya başlar ve akciğerlerdeki hava keseciklerinin iç yüzeyini kaplayarak bebeğin solunuma yardımcı olur. Bu dönemde erken doğan bebeklerin solunum yapabilmesi için bu gelişmeler çok önem taşır. Bebek artık doğsa bile akciğerleri nefes alıp verme kabiliyetine erişmiştir ancak yine de bu dönemde doğan bebeklerin bir kısmında solunum sıkıntısı yaşanabilir.</p>
<p>Bebeğin cildindeki yağ ve ter bezleri aktifleşir. Tırnaklar, kaş ve kirpikler uzamaya devam eder. Gözün retina tabakası gelişir ve ışığın algılanarak beyine iletilmesinde rol alır ve göz kapakları açılmaya başlar. Gözleri doğsa bile yakındaki objeleri görebilecek kadar gelişmiştir artık.</p>
<p>Bebeğin dilindeki tat tomurcukları oldukça gelişmiştir, örneğin anne çok baharatlı, acı yiyecekler yediğinde bebek bunu algılayabilir. Bu dönemde bebek annesinin sesini duyabilir ve buna tepki olarak hareket edebilir.</p>
<p>Bebeğin vücudu tombullaşmaya ve yuvarlaklaşmaya devam eder, yağ ve kas dokusu artar. Cildi kırmızı ve kırışıktır. Uyuma ve uyanma zamanları farkedilir.- Kan üretimini dalağın yerine kemik iliği yapmaya başlar</p>
<p><strong>Gebeliğin 7. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri:</strong></p>
<p><strong>Bu dönemde bebek iyice büyümeye başladığı için annenin iştahı bir miktar artabilir, ancak yine de sağlıklı beslenmeye çalışmak, aşırı yememek gerekir. </strong></p>
<p><strong>Düzenli ve yeterli su tüketimi tüm süreçte olduğu gibi bu dönemde de oldukça önemlidir. </strong></p>
<p><strong>Kabızlık, aşırı gaz olması ve hemoroid (basur) gibi problemler ile karşılaşılabilir. Kabızlığı önlemek için bol posalı yiyecekler tüketmeye özen gösterilmelidir.  Her yemekte olabildiğince fazla sebze yer alması, bağırsakta posa bıraktığı için bağırsağın rahat çalışmasını sağlar ve kabızlığı engelleyerek, dışkı kıvamının yumuşamasını sağlar. Ayrıca gün kurusu olan kuru kayısıdan günde 2-3 adet aç karnına tüketmek de dışkılamayı rahatlatır ve kabızlık şikayetlerini gidermeye yardımcı olur. </strong></p>
<p><strong>Şeker (glikoz) yükleme testi 24-28 hafta arasında yapılır. 28. Hafta şeker yüklemesi testinin en hassas olduğu son haftadır. Bu haftaya kadar şeker testi yaptırmamış olanlar vakit kaybetmeden doktorlarından test hakkında bilgi almalıdır. Çünkü şeker yükleme testi yapılmasındaki amaç annede hamileliğe bağlı şeker hastalığı başlayıp başlamadığını belirlemektir.. Hamilelikten önce şeker hastalığı olmayan anne adaylarında hamilelik hormonlarına bağlı olarak ve aldığı kilolardan dolayı hamilelikte şeker hastalığı başlayabilir.</strong></p>
<p><strong>Hamileliğe bağlı şeker hastalığı zamanında teşhis edilemezse, bebekte aşırı kilo erken doğum, doğumdan sonra bebekte solunum problemi  ve ölü doğum görülme olasılığı vardır. Ayrıca gestasyonel diyabetin fark edilmemesi, gebelikte sara nöbetine benzer nöbetlere neden olabilen ve halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsiye neden olabilir. </strong></p>
<p><strong>Hamileliğe bağlı şeker hastalığı diğer bir ifadeyle gestasyonel diyabet, tedavisi için bazen diyet yeterli olur. Diyet yeterli olmadığı zaman ise insülin tedavisine  geçilir. Eğer gestasyonel diyabet varsa muhakkak bir uzmandan yardım alarak kişiye özel diyabetik beslenme planı edinmek gerekir. </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
