<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Adaçayı | Özgür Diyet | Dyt. Ayşegül Yılmaz | Ankara Diyetisyen</title>
	<atom:link href="https://ozgurdiyet.com/tag/adacayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozgurdiyet.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Apr 2021 11:57:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>
	<item>
		<title>Virüslerle Savaşan ve Bağışıklık Sistemini Güçlendiren  “Antiviral Bitkiler “</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/viruslerle-savasan-ve-bagisiklik-sistemini-guclendiren-antiviral-bitkiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2021 08:36:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Antiviral Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekinezya]]></category>
		<category><![CDATA[Kekik]]></category>
		<category><![CDATA[Meyan kökü]]></category>
		<category><![CDATA[Online Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sarımsak]]></category>
		<category><![CDATA[Virus]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytin Yaprağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1824</guid>

					<description><![CDATA[<p>Virüsler dünya tarihinde hiç bu denli toplumun ana gündemi olmamış, bu kadar konuşulmamıştı. Son bir yıldır hemen herkesin yaşamını temelden etkileyen ana sohbet konusu haline geldi.  Şu sıralar en popüler olan ”Covid19” olsa da, dünya üzerinde soğuk algınlığı, grip, hepatit, ve HIV dahil çeşitli enfeksiyonlara neden olabilecek 400&#8217;den fazla farklı virüs çeşidi var. Neyse ki, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/viruslerle-savasan-ve-bagisiklik-sistemini-guclendiren-antiviral-bitkiler/">Virüslerle Savaşan ve Bağışıklık Sistemini Güçlendiren  “Antiviral Bitkiler “</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Virüsler dünya tarihinde hiç bu denli toplumun ana gündemi olmamış, bu kadar konuşulmamıştı. Son bir yıldır hemen herkesin yaşamını temelden etkileyen ana sohbet konusu haline geldi.  Şu sıralar en popüler olan ”Covid19” olsa da, dünya üzerinde soğuk algınlığı, grip, hepatit, ve HIV dahil çeşitli enfeksiyonlara neden olabilecek 400&#8217;den fazla farklı virüs çeşidi var. Neyse ki, doğada bağışıklık sistemini güçlendiren, iltihabı azaltan ve enfeksiyonlarla savaşan güçlü antiviral bitkiler / besinler de var.</p>
<p><strong>Virüs Nedir?</strong></p>
<p>Virüs, yalnızca diğer organizmaların canlı hücrelerinin içinde çoğalabilen, her türlü yaşam formunu enfekte edebilen – bakteriler de dahil olmak üzere insanlar, hayvanlar, bitkiler ve mikroorganizmalar- küçük bir bulaşıcı ajandır. Canlı olarak kabul edilmesi gereken hücre yapısından yoksun oldukları halde; genetik materyal taşıdıkları, çoğaldıkları, mutasyona uğradıkları ve doğal seçilim yoluyla evrimleştiği için “yaşamın sınırındaki organizmalar” olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Bir virüsün yayılmasının birden çok yolu vardır.  Son dönemde sıkça tekrarlandığından hemen herkesin bilgi sahibi olduğu bulaşma yollarına değinmeden, bizleri birer virüs savaşçısı yapacak besinlere geçmek istiyorum.</p>
<p><strong>En İyi Antiviral Bitkiler</strong></p>
<ol>
<li><strong> Sarımsak</strong></li>
</ol>
<p>Yapılan çalışmalar sarımsağın &#8211; veya sarımsakta bulunan belirli kimyasal bileşiklerin &#8211; tüberküloz, zatürree, pamukçuk ve uçuk gibi viral enfeksiyonların bazılarından sorumlu olan sayısız mikroorganizmayı öldürmede oldukça etkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sadece uçuk virüsü için en iyi antiviral bitkilerden biri olarak düşünmeyin. Aynı zamanda göz enfeksiyonlarının tedavisine yardımcı olduğu gibi kulak enfeksiyonları için de doğal bir çözümdür. Sarımsağın diğer bazı faydaları arasında kanser riskini azaltma, yüksek tansiyonu düşürücü etki,  Kalp damar sağlığı destekleme ve saç dökülmesini azaltma gibi birçok sağlık faydası içerir.</p>
<p>Bir diş çiğ sarımsağı yutmak için yüzlerce geçerli sebep vardır. Bölmeden yutulabilecek kadar küçükse bir kez ısırıp hap gibi suyla yutmak da bir tüketim seçeneği olabilir. Bütün olarak yutmak yerine sarımsak dişi üzerindeki zarda bir çentik açmak Allisin&#8217;i serbest bırakır faydalı etkiyi almak için yeterlidir. Eğer diş çok büyükse ikiye bölerek tüketmek de mümkün.</p>
<p>Diğer bir tüketim yolu sarımsağın yağını kullanmaktır. Evde kolaylıkla sarımsak yağı yapılabilir. Sarımsaklar ezilir ve zeytinyağına ( yada istediğiniz başka bir yağ da olabilir) eklenir. Karışım yaklaşık beş saat bekletilir. Ardından sarımsak parçalarını süzülürerek yağ elde edilir. Bu yağı kapaklı bir kavanozda saklayabilirsiniz. Yemeklerde / salatalarda  kullanımının yanısıra , topikal olarak kullanıldığında ( deriye uygulama)  uçuklar için çözüm sunabilir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Zeytin Yaprağı</strong></li>
</ol>
<p>Zeytin yaprağı; soğuk algınlığı dahil olmak üzere bir çok tehlikeli virüs enfeksiyonuna karşı mücadele yeteneği veren antiviral özelliklere sahiptir.  Candida semptomları , menenjit, zatürre, hepatit B, sıtma, ve tüberküloz; aynı zamanda diş, kulak ve idrar yolu enfeksiyonlarında etkilidir. Ayrıca zona için doğal bir tedavi yöntemi olarak kabul görmeye başlamıştır.</p>
<p>Araştırmalar, zeytin yaprağı özlerinin, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan bazı virüsler de dahil olmak üzere bir dizi hastalığa neden olan mikroplara karşı etkili bir şekilde savaştığını göstermektedir. Zeytin yapraklarında bulunan güçlü bileşikler, istilacı organizmaları yok eder ve virüslerin çoğalmasına ve enfeksiyona neden olmasına izin vermez.</p>
<p>Aslında, zeytin yaprağı sağlığımız için o kadar faydalıdır ki, zeytin yaprağı özleri ile tedavi, New York Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nde yapılan bir çalışmada HIV-1 enfeksiyonu ile ilişkili birçok  olumsuzluğu  tersine çevirdiği gözlenmiştir.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Kekik</strong></li>
</ol>
<p>Kekik, antibakteriyel ve antifungal özelliklere sahip iki güçlü bileşik olan <strong>karvakrol</strong> ve <strong>timol </strong>molekülleri içerdiğinden,  güçlü bir antiviral bitkidir.  Tıbbi aromatik yağ olan uçucu kekik yağı elde edebilmek için oldukça fazla doğal kekik kullanılmaktadır. 1 birim uçucu yağ için 1000 birim taze kekik kullanılmalıdır. Uçucu yağlarının damıtılması ile iyileştirici bileşiklerini korunur.</p>
<p>Kekik yağının zararlı yan etkileri yoktur. Bu nedenle bazı antibiyotiklere göre daha üstün kabul edilir.</p>
<p>İçeriğindeki karvakrol; viral enfeksiyonların yanı sıra alerjileri, tümörleri, parazitleri ve hastalığa neden olan iltihabı azaltıcı etkilidir.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Adaçayı</strong></li>
</ol>
<p><a href="https://ozgurdiyet.com/adacayi-nedir-nasil-ve-ne-kadar-tuketilmelidir/">Adaçayı</a>, geleneksel Çin tıbbı ve Ayurveda tıbbı için önemli bir bileşen olmasının yanında; hem doğu hem de batı kültürlerinde bu çayın, kişinin ruhsal açıdan daha pozitif olmasına yardımcı olduğuna inanılır.  Enfeksiyonlarla savaşma ve bir dizi rahatsızlığı iyileştirme yeteneğine sahiptir.</p>
<p>Araştırmalar adaçayının, antiviral antioksidan ve antienflamatuar etkileri  olduğunu göstermenin yanında,  adaçayındaki diterpenlerin viral enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Adaçayı kullanmanın en iyi  ve pratik yollarından biri, adaçayı bitkisini çay olarak içmektir. Sakinleştirici ve iyileştirici özelliklere sahiptir. Evinizde taze adaçayı yapraklarıyla yapılabileceği gibi aktarlardan kurutulmuş olarak da satın alabilirsiniz.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Meyan Kökü</strong></li>
</ol>
<p>Meyan kökü, hepatit C, HIV ve grip gibi hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde önemli bir oyuncu olarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Çin Viroloji Dergisinde yayınlanan çalışmaya göre meyan kökü bitkisinin içerdiği  <strong>triterpenoit</strong> bileşeninin antiviral etkili olduğu  vurgulanmıştır. Bir başka çalışmada meyan kökünün antioksidan, serbest radikal temizleyici ve immün sistemi uyarıcı etkilerine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Meyan kökünün faydalarından bazıları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Boğaz ağrılarında hızlı rahatlama</li>
<li>Öksürük için doğal çözüm</li>
<li>Sızdıran bağırsak belirti ve semptomlarını azaltıcı etki</li>
<li>Kas yorgunluğu azaltıcı etki</li>
<li>Ağrı kesici etki</li>
</ul>
<ol start="6">
<li><strong> Ekinezya</strong></li>
</ol>
<p><a href="https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/">Ekinezya</a>, içerdiği fotokimyasalların virüs enfeksiyonlarını ve tümörlerini azaltma kapasitesine sahip olduğunu gösteren önemli kanıtlar çalışmalar var. Bakteri ve virüslerin sağlıklı hücrelere nüfuz etmesini engelleyen <strong>ekinezin</strong> adı verilen bir bileşik içerir ve bu sayede en güçlü doğal antivirallerden biridir. Düzenli ekinezya tüketimi her türlü enfeksiyona yakalanma olasılığını büyük ölçüde azaltır.</p>
<p><strong>Nasıl tüketilmeli? </strong></p>
<p><em>En pratik yol bitki çayı olarak kullanmak!</em></p>
<p>Çaylar, bitkilerin antiviral faydalarından her gün yararlanmak için harika bir yoldur. Bir çorba kaşığı bitkiyi sıcak suda 5–10 dakika demleyip içebilirsiniz.</p>
<p><em>İnfüzyon yapmak da diğer bir seçenek olabilir.</em></p>
<p>İnfüzyonun yapmak için, bir bardak antiviral bitkiyi  ( yukarıdakiler  gibi)  yaklaşık 6-7 saat bir bardak suda bekletin ve süzün. Hava geçirmez bir kavanozda saklayın. Soğuk veya ısıtılmış olarak içebilirsiniz. Bitkisel infüzyonlar çaylardan daha güçlüdür çünkü daha fazla miktarda bitki gerektirirler.  İnfüzyonlar çok güçlü olduğu için günde bir fincandan fazla içmeyin.</p>
<p><strong>Dikkat!</strong></p>
<p>İnfüzyon veya uçucu yağ kullanıyorsanız, ürünlerin son derece güçlü olduğunu ve uzun süre kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Bu bitkiler antiviral özellikleri için kullanılan doğal ilaçlar olarak düşünülebilir. İki haftadan daha uzun süre tüketmeyin. En az kullanım süresi kadar  bir mola vermek önemlidir.</p>
<p>Hamileyseniz, uçucu yağları kullanmayın.</p>
<p>Bu bitkiler ilaçlarla etkileşime girebilir. Bu yüzden ilaç etkileşimleri ile ilgili doktorunuza mutlaka danışın.</p>
<p><strong>Ne yapmalı? </strong></p>
<p>Bir virüsten nasıl kurtulacağınız, nasıl kendimizi koruyabiliriz diye endişeli misiniz? Grip , covid gibi oldukça bulaşıcı virüslerin dolaşımda olmasıyla, insanlar gerçekten işe yarayacak doğal olarak virüsten koruyan bileşikler arıyorlar. Vücudunuzun kaçınılmaz olarak karşılaşacağı patojenlerle savaşabilmesi için sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmak ve sistemin sürekliliğini sağlamak gerekir. Virüsler ile ilgili olarak devam eden çokça çalışma var ve yapılmaya da devam ediyor. Her geçen gün daha çok veri ve bilgi sahibi oluyo ve güncelleniyoruz. Ancak  virüsler de mutasyon geçirerek  kendilerini güncelliyorlar.  Bu gün doğru bildiğimiz bilgi /çözüm/ tedavi yarın başka bir mutasyonda etkisiz  hale dönüşebiliyor. Bu yüzden temel çözüm bağışıklığı güçlü tutmaktan geçiyor. Besinler de dahil olmak üzere doğal antiviral bitkiler, bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve vücudun grip, herpes, HIV ve hatta belki de HPV gibi viral enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olur. Bu nedenle antiviral çayları, infüzyonları ve uçucu yağları beslenmenizin bir parçası haline getirin.</p>
<p>Kişiselleştirilmiş beslenme programı  ile bağışıklığı desteklemek için  bizimle<a href="https://ozgurdiyet.com/iletisim/"> iletişime</a> geçerek yüzyüze  diyetisyen desteği alabilir veya  hemen yukarıda yer alan <a href="https://ozgurdiyet.com/online-diyet/">online diyet</a> sekmesi üzerinde yer alan formu doldurup  &#8220;Online Özgür Diyet &#8221; randevusu talep edebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h6>Kaynaklar:</h6>
<ul>
<li>
<h6>Anti-HIV activity of olive leaf extract (OLE) and modulation of host cell gene expression by HIV-1 infection and OLE treatment (pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12878215/)</h6>
</li>
<li>
<h6>Chemistry, Pharmacology, and Medicinal Property of Sage (Salvia) to Prevent and Cure Illnesses such as Obesity, Diabetes, Depression, Dementia, Lupus, Autism, Heart Disease, and Cancer (ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4003706/)</h6>
</li>
<li>
<h6>Echinacea: a Miracle Herb against Aging and Cancer? Evidence In vivo in Mice (PMCID: PMC1193558)</h6>
</li>
</ul><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/viruslerle-savasan-ve-bagisiklik-sistemini-guclendiren-antiviral-bitkiler/">Virüslerle Savaşan ve Bağışıklık Sistemini Güçlendiren  “Antiviral Bitkiler “</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adaçayı nedir? Nasıl ve ne kadar tüketilmelidir?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/adacayi-nedir-nasil-ve-ne-kadar-tuketilmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2021 13:48:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı hakkındaki bilimsel veriler nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı nasıl kullanılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Fitoöstrojen]]></category>
		<category><![CDATA[Karnosol]]></category>
		<category><![CDATA[Kimler adaçayı içmemeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Online Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Rosmarinik asit]]></category>
		<category><![CDATA[Sage tea]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adaçayı nedir ve hakkındaki bilimsel  veriler nelerdir? Bilimsel adı Salvia Officinalis olan adaçayı, griye çalan yeşil yapraklı ve odunsu bir sapı olan bir bitkidir. Kekik, lavanta, nane, biberiye ile aynı familyada ( ballıbabagiller) yer alan bu bitki Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde ortaya çıkmıştır. Yaz başına doğru beyaz, pembe ve mor renkli çiçekler açar. Ülkemizde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/adacayi-nedir-nasil-ve-ne-kadar-tuketilmelidir/">Adaçayı nedir? Nasıl ve ne kadar tüketilmelidir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong><span style="color: #000000;">Adaçayı nedir ve hakkındaki bilimsel  veriler nelerdir?</span></strong></h4>
<p>Bilimsel adı Salvia Officinalis olan adaçayı, griye çalan yeşil yapraklı ve odunsu bir sapı olan bir bitkidir. Kekik, lavanta, nane, biberiye ile aynı familyada ( ballıbabagiller) yer alan bu bitki Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde ortaya çıkmıştır. Yaz başına doğru beyaz, pembe ve mor renkli çiçekler açar. Ülkemizde yaklaşık 80 farklı türü doğal olarak yetişmektedir. Halk arasında şalba, çalba, karaot gibi isimlerle de kullanılır. Baharat olarak yaygın olarak kullanılan ada çayı, alternatif ve geleneksel tıpta uzun bir kullanım geçmişine sahiptir. Ancak hakkındaki bilimsel araştırmaların hala başlangıç ​​aşamasında olduğunu belirtmekte fayda var.</p>
<p>2500 yıl önce Eski Yunan Tıp okullarında “ölümsüzlük ilacı” olarak adlandırılan,  bu bitkiye İngilizce’de “ulu, bilge çayı” anlamına gelen “sage tea” adı verilmiştir. Özellikle çayı, potansiyel sağlık yararları ile doludur. K, B6, C, E, A, B3, B9 vitaminleri yanında potasyum, kalsiyum, demir, manganez, çinko, magnezyum ve bakır mineralleri de içerir.</p>
<p>Güncel bilimsel araştırmalar adaçayının menopoz döneminde yaşanan ter basması gibi şikâyetlerin giderilmesinde yararlı olabileceğini ortaya koymaktadır. Adaçayının yapısında bulunan “fitoöstrojen” (luteolin-7-glukozit) denilen bileşenler vücuttaki östrojen reseptörlerine bağlanarak vücudun östrojen eksikliğini hissetmesini önleyebileceğini göstermektedir. Menopoz döneminde östrojen eksikliğinden dolayı hormonal dengesizliklere bağlı yaşanan aşırı terleme, sıcak basmaları ve sinirlenmeleri “vücutta östrojen var “etkisi yaratarak yatıştırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda adet düzensizliğine, sancılarına ve adetten kesilme sorunlarına yardımcı olabileceği öngörülmektedir. İngiltere’ de yürütülen klinik bir çalışmada 4 hafta kullanımda ter basması şikayetlerinde % 50 ve 8 haftalık kullanımda %64 oranında azalma sağladığı gözlemlenmiştir.</p>
<p>Östrojene benzer etkiler içerdiğinden erkeklerin fazla miktarda ve uzun süre içmesi önerilmez.</p>
<p>Adaçayı içerdiği rosmarinik asit sayesinde mide ve bağırsak spazmlarını önler, ishal ve gastritle savaşır. Sindirim sistemine iyi gelir, mideyi rahatlatır.</p>
<p>İçerdiği karnosol, kuersetin ve rosmanirik asit gibi güçlü antioksidanlar sayesinde kanser hücrelerinin büyümesini engeller ve kansere karşı savaşır.</p>
<p>İçinde doğal uyarıcı maddeler olduğu için gündüz saatlerinde içilmeli, akşam yatarken içilmemelidir, fazlası uykuyu kaçırabilir. Tansiyon düşüklüğüne iyi gelir. Hem doğu hem de batı kültürlerinde bu çayın, kişinin ruhsal açıdan daha pozitif olmasına yardımcı olduğuna inanılır. Haşlama veya demleme yöntemiyle yapılır; uzun süre kaynatılmaz, üç dakikadan fazla kaynatılırsa yararlı özelliklerini kaybeder.</p>
<p>1- Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İçerdiği bileşenler bağışıklık sistemine gelebilecek darbelere karşı koruyucu bir kalkan görevi görür. Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar ve hasta olmayı engeller. Yaraları iyileştirici özelliği de vardır. Çay olarak tüketilebileceği gibi, merhem halinde cilt yaralarında kullanılabilir.</p>
<p>2- Unutkanlığa karşı oldukça faydalıdır . Hafızayı güçlendirir ve kuvvetlendirir. Alzheimer ve demans hastalıklarına olumlu yönde etkisi olduğu gözlemlenmiştir.</p>
<p>3- İç organlarda oluşabilecek iltihapları engeller. Ada çayının içilerek tüketilmesi özellikle solunum ve sindirim sisteminde oluşan iltihapları giderebilir. Eklem hastalıklarına, romatizma hastalıklarına ve kalp hastalıklarına iyi gelir.</p>
<p>4- Mikrop öldürücü özelliği vardır. Boğaz enfeksiyonlarında ve yangılarında etkilidir. Gargara olarak kullanılabilir. Larenjit ve faranjit gibi oldukça sık görünen boğaz iltihaplarında sık sık tüketilmesi önerilir. Öksürüğü azaltır.</p>
<p>5-Bronşit ve astım tedavisine yardımcıdır. Göğsü açarak solunum sistemini rahatlatır ve yeterli seviyede nefes almaya yardımcı olur.  Buharını veya tütsüsünü solumak  bronşları açıcı etki gösterir.</p>
<p>6- İçeriğinde bulunan K vitamini, kemik yoğunluğunu korumada gereklidir . Kemiklere iyi gelir. Antimikrobiyal ve antiseptik bileşenlere sahip olan adaçayı, boğaz enfeksiyonları, diş apseleri, diş eti enfeksiyonları ve ağız yaralarının hızlı iyileşmesine yardımcıdır.   Dişleri güçlendirir ve beyazlatır. Demlenmiş ve soğutulmuş adaçayı ile günlük ağız gargaranızı yaparak boğaz ağrılarından kurtulabilirsiniz. Her gargaradan sonra 1 saat hiçbir şey yiip içilmemesi gerekir. Adaçayının aynı zamanda dişleri beyazlatma özelliği de vardır.</p>
<p>7- Bağırsaklarda oluşabilecek iltihap, enfeksiyon gibi sorunların tedavisinde kullanılabilir. Hazımsızlık şikayetlerinde sindirim sistemini rahatlatır. Etkili bir gaz söktürücü oluşuyla hazmı kolaylaştırır, safra kesesinin çalışmasına ve  dolayısıyla sindirime yardımcı olur. Ayrıca mide bulantısını da önler.</p>
<p>8- Kan dolaşımını temizler. Kan temizleyici etkisiyle vücuttan toksinleri uzaklaştırır ve karaciğer hastalıklarında faydalıdır.</p>
<p>9- Terlemeyi azaltır. Belirli bir süre düzenli kullanıldığı takdirde terleme sorununu yarı yarıya azalttığı gözlemlenmiş</p>
<p>10- Sinir sistemini rahatlatmaya yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Depresyon ve strese iyi gelir. Bu sayede stres kaynaklı uyku problemlerine de çözüm getirir .Baş ağrılarını hafifletir.</p>
<p>11- Kanser hücrelerinin büyümesini engelleyerek kanserle savaşır. Ağız kanseri, cilt kanseri, meme kanseri, karaciğer kanseri, serviks kanserlerinde kenserli hücre büyümesini azaltıcı etkilidir.</p>
<p>12- Cilde iyi gelir. Antibakteriyel özelliğiyle, adaçayı içeren kremler egzama, sedef hastalığı ve akne gibi cilt sorunlarında yardımcıdır. Ciltteki yaşlanma belirtilerinin giderilmesinde yardımcı olur.</p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Adaçayı nasıl kullanılır?</strong></span></h4>
<p>Demleyerek içebilirsiniz. Ada çayını aktarlardan direkt çiçekli bitki haliyle ya da kurutulmuş yapraklar olarak satın alabilirsiniz. 250-300 ml için 1 tatlı kaşığı ada çayı demlemek yeterli olacaktır. Kaynamış suyu yaprak/ kuru çiçek üzerine ekleyerek demleyin. 2-3 dk demleme  yeterli olacaktır. Ardından yaprakları suyun içerisinden çıkartın ve içmeye hazır. Beş dakikadan fazla demlerseniz tadı çok acı olur.</p>
<p>Ada çayını çay olarak tüketebileceğiniz gibi yemekleriniz için de baharat olarak kullanabilirsiniz. Özellikle et yemeklerinde kekik gibi koku ve tat vermesi için kullanılabilmektedir. Et haşlamalarınıza defne yaprağı gibi 1-2 yaprak ada çayı ekleyerek hem hoş bir koku yayılmasını, hem de hafif bir aroma vermesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Adaçayı tütsüsü nasıl kullanılır, faydaları nelerdir?</p>
<p>Tütsü olarak kullanmak için en uygun adaçayı türü, beyaz adaçayıdır. Birkaç dal adaçayını ya da bir avuç adaçayı yaprağını ucundan yakın ve üfleyerek alevi söndürün. Bir pencereyi aralık bırakın ve tütsüyü de pencereden uzak bir yere koyun. Adaçayı yakarak bitki içindeki uçucu yağların ortama yayılmasını sağlar ve ortamın havasını mikroplardan ve zararlı bakterilerden arındırır. Aynı zamanda kötü enerjileri de dağıttığına inanılmaktadır.</p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Adaçayı ne kadar tüketilmeli ve kimler dikkatli olmalı?</strong></span></h4>
<p>Günde 2-3 fincan adaçayı tüketmek genel olarak güvenli kabul edilir. Daha fazla tüketilmesi alerjik reaksiyonlar, mide problemleri ve kalp çarpıntılarına sebep olabilir.</p>
<p>Kalp hastalığı yönünden risk altındaysanız günde 2 fincandan fazla tüketmemelisiniz.<br />
Kadınlık hormonuna destek olan fitoöstrojence zengin olduğu için erkeklerin çok sık (günde 1 fincandan fazla) tüketmesi pek önerilmiyor.</p>
<h4><strong>Kimler adaçayı içmemeli?</strong></h4>
<ul>
<li>Hamile kadınlarda düşük riski oluşturabileceği için tüketilmesi önerilmez</li>
<li>Emziren annelerde süt kalitesini azaltabileceği için kullanılması uygun değildir.</li>
<li>Epilepsi hastalarında atak sıklığını artırabileceği için kullanımı uygun değildir.</li>
<li>6 yaşından küçük çocukların ada çayı tüketmesi  önerilmez.</li>
<li>Kronik hastalığı olan veya düzenli olarak ilaç kullananlar ( özellikle hipertansiyon ve kalp ilaçları) kullananlar doktoruna danışmalıdır. Günde 1 fincan kadar  içilmesi güvenli olarak görülse de tansiyon üzerinde olumsuz etkileri olabildiği görülmüştür.</li>
</ul><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/adacayi-nedir-nasil-ve-ne-kadar-tuketilmelidir/">Adaçayı nedir? Nasıl ve ne kadar tüketilmelidir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
