<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bağışıklık | Özgür Diyet | Dyt. Ayşegül Yılmaz | Ankara Diyetisyen</title>
	<atom:link href="https://ozgurdiyet.com/tag/bagisiklik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozgurdiyet.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Feb 2021 10:57:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>
	<item>
		<title>Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor? Ne Yapmalı?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/pandemide-vucut-agirligimiz-neden-artiyor-ne-yapmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[portakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2021 13:22:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid19]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Online Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor?  Uzun bir süreddir olabildiğince teması azaltmak adına kendimizi izole ettik. Gerekmedikçe dışarı  çıkmadığımız bu sürede en sık ziyaret ettiğimiz  ev  böümü mutfak oldu. Hem hareket kabiliyetimiz azaldı hem de yemeye ayırdığımız süre arttı. Buna ilaveten  hastalık endişesi, iş ve sosyal hayattaki belirsizlikler stresi, stres kortizol hormon salınımı , o da iştahı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/pandemide-vucut-agirligimiz-neden-artiyor-ne-yapmali/">Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor? Ne Yapmalı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor?  </strong></p>
<p>Uzun bir süreddir olabildiğince teması azaltmak adına kendimizi izole ettik. Gerekmedikçe dışarı  çıkmadığımız bu sürede en sık ziyaret ettiğimiz  ev  böümü mutfak oldu. Hem hareket kabiliyetimiz azaldı hem de yemeye ayırdığımız süre arttı. Buna ilaveten  hastalık endişesi, iş ve sosyal hayattaki belirsizlikler stresi, stres kortizol hormon salınımı , o da iştahı arttırdı . Sonuç olarak  oluşan enerji fazlalığı harcanacak  yer olmadıığından depolanmaya başladı ve  vücut ağılığımız artar oldu.</p>
<p><strong>Ne Yapmalı?</strong></p>
<p>Ne yediğinize dikkat ediyor ve yine de şişmanlıyor gibi hissediyor musunuz? Tıbbi nedenler (hormonal, metabolik veya genetik hastalıklar &#8230;) dışında kilo alımına yol açan  durumlar,  kötü beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite eksikliğidir. Formunuzu korumak veya ideal kiloya ulaşmak için  evde geçen zamanı bedeninizde kalıcı değişiklikler yaratmak için fırsta çevirebilirsiniz. <strong>Online diyet</strong> danışmanlığı ile evinizin konforunda  yüz yüzeymiş gibi bireysel hizmet almak  mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Pandemi Süresince Kaçınılması Gereken Durumlar</strong></p>
<p>Öğünlerin üzerinden henüz 1 saat bile geçmemişken birşeyler yemeye &#8220;atıştırma&#8221; diyoruz. Atıştırmak açlık duygusuyla bağlantılı değildir ve genellikle yemek yeme arzusuna, rahatlama ihtiyacına veya ikramlara yanıt verir. Sorunlu davranış, enerji yükünü tamamlayan bir öğünden sonra ek olarak atıştırmanın  gerçekleşmesidir. Bu durum  kilo alımını teşvik eder. <strong>Online özgür diyet </strong>hizmeti ile sağlıklı bir şekilde size ve yaşam tarzınıza uygun  ana ve ara öğünleri dengelenmiş bir program  durumu kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Pandemi Süresinde Çok Hareketsiz Olmak Nasıl Bir Etki Yaratır?</strong></p>
<p>Vücudun toplam enerji harcamasına yakından bir bakış atalım:</p>
<ul>
<li>Bazal ( temel )  metabolizma ( canlılığın devam etmesi ve organ işlevlerinin sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi için  harcanan kalori /enerjidir.)</li>
<li>Fiziksel aktivite  harcamaları ( bireyin gün içerisinde yapmış olduğu hareketlerin/ kas aktivitelerinin  sonunda harcamış olduğu enerjidir.)</li>
<li>Beyin harcamaları (bu kalori miktarı bireyin beyin faaliyetleri sonucunda harcamış olduğu enerji miktarıdır)</li>
</ul>
<p>Enerji harcama miktarı kişiden kişiye göre değişir. Bazal metabolizma ve beyin harcamaları üzerinde hiçbir etkimiz yoktur. Öte yandan, daha fazla hareket ederek ve fiziksel aktivite yaparak fiziksel harcamayı kontrol edebilirsiniz. Evde kal sürecinde dengesiz beslenmek ve kısıtlanan fiziksel aktiviteler  enerji dengesini tersine çevirerek ağırlık artışına sebep olur.  Enerji  alımı fazla , harcaması yetersiz ise kaçınılmaz şekilde kilonuz artacaktır.</p>
<p><strong>Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p>Buzdolabının kapısını açmaya yeltendiğinizde kendinize &#8221; gerçekten aç mıyım?&#8221; diye sorun. Evde geçirilen zamanı güzelleştirmek , doldurmak ve olumsuz duygularla başa çıkmak için aç olmadığınız halde yemek yiyor  olabilirsiniz.</p>
<p>Yeterince su içmiyor, onun yerine çay kahve veya başka içecekler içiyor olabilirsiniz. Kilogram başına  yaklaşık 30 ml su içtiğinizden emin olun.</p>
<p>Tüm gün oturduğunuz bir ofis işi vücut hareketini çok az tetikler, bu nedenle hafta boyunca mümkün olduğunca çok fiziksel aktivite seansları uygulamaya çalışmalısınız. Dünya Sağlık Örgütü, en az 150 dakika orta yoğunlukta dayanıklılık aktivitesi (yürüme, boş zaman, bisiklet &#8230;) veya en az 75 dakika orta derecede dayanıklılık aktivitesi yapılmasını önermektedir.</p>
<p>Yaptığımız aktivitelerin egzersiz sayılabilmesi için haftada en az 3 gün ve günde 35-45 dakika yapılmasıı gerekiyor. Pandemi sebebiyle pek çoğumuz daha hareketsiz bir yaşama geçmiş olsak da bazen dışarıda yürüyüş bazen de ev içi egzersizler tercih edebiliriz.</p>
<p><strong>Ankara diyetisyeni</strong> olarak  kilo kaybı, kilo koruma, sporcu beslenmesi, gebelikte beslenme  vb. her türlü beslenme ile ilşikili sorunlara çözüm getirecek danışmanlık hem yüz yüze hem de <strong>online diyetisyen</strong> hizmeti sunmaktayız.</p>
<p>Sağlıcakla kalın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/pandemide-vucut-agirligimiz-neden-artiyor-ne-yapmali/">Pandemide Vücut Ağırlığımız Neden Artıyor? Ne Yapmalı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağışıklık Dostu &#8220;EKİNEZYA&#8221;</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 13:23:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki çayı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[Ekinezya]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[İnülin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1608</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Mevsim değişikliği sebebiyle artan viral ve bakteriyel hastalıklar ile her an karşılaşıyoruz. Peki bu dönemde sağlıklı kalabilmek ve bu riskleri minimuma indirebilmek için bağışıklığınızı güçlendirmenin yanında özellikle gribal enfeksiyonlara karşı vücudunuzu korumada ekinezyanın etkin rolü olabileceğini biliyor musunuz? Ekinezya, doğu ve kuzey Amerika&#8217;da ve Avrupa’nın belirli bölgelerinde doğal olarak yetişen; papatya ailesinden pembe-mor çiçekli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/">Bağışıklık Dostu “EKİNEZYA”</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ozgurdiyet.com/tariflerde-bugun-kis-cayi/">Mevsim değişikliği </a>sebebiyle artan viral ve bakteriyel hastalıklar ile her an karşılaşıyoruz. Peki bu dönemde sağlıklı kalabilmek ve bu riskleri minimuma indirebilmek için <a href="https://ozgurdiyet.com/guclu-bagisiklik-sistemi-icin-beslenme-onerileri/">bağışıklığınızı güçlendirme</a>nin yanında özellikle <a href="https://ozgurdiyet.com/dogru-beslenme-ile-gripten-korunun/">gribal enfeksiyonlar</a>a karşı vücudunuzu korumada ekinezyanın etkin rolü olabileceğini biliyor musunuz?</p>
<p>Ekinezya, doğu ve kuzey Amerika&#8217;da ve Avrupa’nın belirli bölgelerinde doğal olarak yetişen; papatya ailesinden pembe-mor çiçekli otsu bir bitkidir. Çiçeğin ortasında sivri ve koyu kahverengini-kırmızı koni şeklinde çıkıntılı tohum kafası bulunur. Çeşitli türlerinin yaprakları, çiçekleri ve kökleri ilaç yapımında kullanılır. Anti-inflamatuar, antioksidan ve antiviral özellikleri nedeniyle literatürde bağışıklık güçlendirici ajan olarak tanımlanmaktadır. Kimyasal bileşenlerinin çoğu uçucu yağlar, flavonoidler, inülin, polisakkaritler ve C vitamini gibi güçlü bağışıklık sistemi uyarıcıları olduğundan önemli bir terapötik değer sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Bağışıklığı güçlendirir.</strong></p>
<p>Yapılan birçok çalışma, ekinezyanın soğuk algınlığına karşı koruyucu etki gösterdiğini söylüyor. Birçok çalışmaya göre özellikle “rhino virüs” kaynaklı soğuk algınlığına karşı ekinezya büyük etkiye sahip. 2012 yılında Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine’da yapılan araştırma, ekinezya bitkisinin gribe karşı bağışıklığı güçlendirerek vücudunu koruduğunu söylüyor. 2010 yılı Journal of Medicinal Plants Research’teki çalışmaya göre ekinezya anti-viral özelliği ile virüslerin aktivitesini durdurarak soğuk algınlığına karşı vücudu koruyor. Lancent Enfeksiyon Dergisi’nde yayınlanan14 farklı çalışmanın değerlendirildiği bir analiz raporunda ekinezyanın, soğuk algınlığına yakalama şansını % 58 oranında azaltırken, soğuk algınlığının süresini neredeyse bir buçuk gün kısaltan doğal grip ilacı olarak tanımlanmıştır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar, ekinezyanın soğuk algınlığı semptomlarını azalttığını, ancak soğuk algınlığı semptomları başladığında etkilsinin daha güçlü olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Doğal ağrı kesicidir.</strong></p>
<p>Bağırsak, diş, bademcik, karın, boğaz, baş ağrısı  ve menstüral ağrılar üzerinde etkilidir. Ağrı kesici etki için çay olarak tüketilebilineceği gibi, kuru ekinezya otu ve çiçeğinden macun yapıp ağrılı bölgeye masaj yaparak da kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Barsak hareketlerini hızlandırır.</strong></p>
<p>Birçok bitki gibi, ekinezya özellikle mide ve tüm sindirim sistemi için iyileştiricidir. Ekinezya yapısındaki inülin gibi çözünür lifler sayesinde doğal kabızlık giderici ve sakinleştirici hafif bir doğal müshil etkilidir. Çay içmek özellikle bu müshil etkisi konusunda yardımcı olmak için yeterlidir.  Kronik durumlar için, her gün bir fincan çay bağırsakları gevşetmeye yardımcı olabilir. Ancak sürekli kullanıma uygun olmadığı ve bir doğal ilaç olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Antioksidan etkilidir.</strong></p>
<p>Ekinezyanın alkol extraktı 2 doğal kimyasal bileşenden oluşmaktadır. Bu bileşenlerden birisi lipofilik alkamidler ve diğeri de suda çözünen kafeik asittir. Kafeik asit, vücutta antioksidan özellik göstermek ile beraber dokulardaki fazla geçirgenliği azaltarak enfeksiyonlara karşı da vücudun korunmasına yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Enfeksiyon önleyicidir</strong>.</p>
<p>Muhtemelen dünya çapında bir numaralı katil birçok hastalığın kökeninde yatan enfeksiyonlardır. Stres, gıdalarımıza bulaşmış toksinler ve yetersiz uyku dahil olmak üzere çeşitli faktörler enfeksiyonların oluşumuna katkıda bulunuyor.  British Columbia Üniversitesi&#8217;nin yayınladığı raporda, düzenli ekinezya tüketimi çeşitli iltihap türlerini etkili bir şekilde tersine çevirebilir ve hafifletebilir olduğu bilgisi yer almaktadır. Romatoid artrit gibi kronik iltihaplı hastalıklarla mücadele edenler için, düzenli kullanımla etkili sonuçlar alabilecekleri söylenmiştir.</p>
<p><strong>Ciltte yaşlanmayı geciktirir.</strong></p>
<p>Birçok çalışma ekinezyanın cilde karşı olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. 2010 yılında International Journal of Cosmetic Science’ta yapılan bir araştırmaya göre ekinezya cildi oksidatif stresten korumada ve hidrasyonunun artışını sağlamada etkili olduğu saptanmıştır.  Çalışma aynı zamanda ekinezyanın krem formülasyonlarının kullanımının, cilt yenilenmesini hızlandırırken egzama gibi kronik cilt hastalıklarının seyrinde olumlu etkiler gösterebileceğini ve kırışıklıkları azaltmada da etkili olabileceğini ortaya koymuştur. Phytotheraphy Research’teki başka bir çalışmaya göre de ekinezya anti-mikrobiyal özelliği sayesinde akne tedavisinde de olumlu cevap verirken, bazı araştırmalar bu özelliği sayesinde Herpes Simplex virüsüne karşı da koruyucu olabileceğini ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Stresle mücadele eder.</strong></p>
<p>2015 yılında yayınlanan bir çalıma; ekinezyanın içindeki alkamidlerle, vücutta cannobioid reseptörlere (CB1 ve CB2) etki göstererek anxiete kontrolünde yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Stresli bir dönemden geçerken hem bağışıklığı kuvvetlendirmek hem de stres yönetimine destek olmak için 1 bardak ekinezya içmek iyi bir çözüm olabilir.</p>
<p><strong>Ekinezya sadece bir bitki çayı değil doğal bir ilaçtır.</strong></p>
<p>Tüm bitkilerde olduğu gibi ekinezyada da yeterli ve dengeli tüketim terapötik  etki sağlarken, aşırı tüketim sağlık sorunlarına yol açabilir.  Gereğinden fazla tüketilirse böbrek ve karaciğere fazla yük binmesine sebep olabilir.  Bazı alerjileri olan bireylerde ekinezya da alerjiyi tetikleyebilir, bulantı- kusma gibi sonuçlar ortaya çıkarabilir.  Mevsimsel alerjilerde kullanılması önerilmez. Astım semptomlarını kötüleştirebilir. Avantajlarından yararlanmak için içmeniz gereken ekinezya çayının miktarı , çayın kendi içeriğine  ve ne kadar süre demlendiğine bağlı olarak değişir. Ticari olarak satılan ekinezya ürünleri, tabletler, meyve suyu ve çay dahil olmak üzere sıvı tentür, tabletler, merhemler, kapsüller gibi birçok formda bulunur.</p>
<p><strong>Satın alma notu:</strong> Endemik bir bitki türü olması sebebiyle dünyanın her yerine ulaşması farklı maliyetlere sebep olmaktadır. Piyasada bazı ekinezya ürünlerinin kalitesi hakkında  bu sebeple endişeler vardır. İçeriğinde ekinezya var diye beyan edilen birçok üründe yapılan içerik araştırmasında ürünlerin % 10 u hiç ekinezya içermezken önemli bir kısmı da belirtilen miktarın çok altında içerdiği saptanmıştır. Bu nedenle ekinezya ürününü nereden aldığınız çok önemli. İçeriği net olarak belirtilmiş saygın ve köklü markalardan satın almak ve kalitesini doğrulamak önemlidir.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/">Bağışıklık Dostu “EKİNEZYA”</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıcak Yaz Aylarının Serinleten Meyvesi: Karpuz</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/sicak-yaz-aylarinin-serinleten-meyvesi-karpuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[portakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jun 2017 11:05:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Besin]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Kalori]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[Likopen]]></category>
		<category><![CDATA[Meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Mineral]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Protein]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[Üre Döngüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karpuz mevsimi geldi. Sofralarımızdaki yerini aldı… %95’e varan su içeriği ile yaz sıcaklarının vazgeçilmezi olan, içimizin ferahlatıcısı karpuzun sağlığımız için taşıdığı faydalara yakından bakmak istemez misiniz? Likopen Sebze ve meyvelere kırmızı rengini veren ve doğal olarak bulunan karoten ailesine mensup bir pigmenttir ve birçok haslığı karşı vücudumuzu savunur. İnsan vücudu likopen üretemez ve bu yüzden likopeni [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/sicak-yaz-aylarinin-serinleten-meyvesi-karpuz/">Sıcak Yaz Aylarının Serinleten Meyvesi: Karpuz</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom: 7.9pt; background: white;">
<p>Karpuz mevsimi geldi. Sofralarımızdaki yerini aldı…</p>
<p>%95’e varan su içeriği ile yaz sıcaklarının vazgeçilmezi olan, içimizin ferahlatıcısı karpuzun sağlığımız için taşıdığı faydalara yakından bakmak istemez misiniz?</p>
<p><strong><u>Likopen</u></strong></p>
<p><em>Sebze ve meyvelere kırmızı rengini veren ve doğal olarak bulunan karoten ailesine mensup bir pigmenttir ve birçok haslığı karşı vücudumuzu savunur. İnsan vücudu likopen üretemez ve bu yüzden likopeni ancak besinler yoluyla vücudumuza alabiliriz.</em> Karpuz, k<em>anser savaşçısı bir sebze olan domatesten 2 kat daha fazla likopen içerir. Birçok kanser türüne karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır.</em></p>
<p><em>Ancak burda bir detay var. Araştırmalar besinlerdeki</em> <em>likopen miktarının ısı ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Likopenden faydalanmak açısından oda sıcaklığında korunan ve tüketilen karpuzun, soğuk tüketilen karpuza göre üstün olduğunu hatırlatmakta fayda var.</em></p>
<p><strong><u>Sitrülin</u></strong></p>
<p>Sitrülin, karpuzda bulunan bir amino asittir. Vücut tarafından doğal olarak kendi başına bir miktar üretebilir. Özellikle karpuzun kabuğa yakın beyaz bölgelerinde ve kabukta bulunur</p>
<p>Bazı amino asitlerden farklı olarak protein üretmek için kullanılmaz. Üre döngüsünde vücudunuzu zararlı bileşiklerden arındırmak için gerekli bir rol oynar. Özellikle üre döngüsü, amonyağı vücuttan atar. Bu döngünün nihai ürünü üre olup, vücudunuz idrarla temizlenir.</p>
<p>Sitrülin ayrıca kan damarlarını genişletmeye yardımcı olur ve kas yapımında rol oynar.</p>
<p>Sitrülin, vücutta arginin üretimini, arjinin ise bağışıklığı sağlayan T-hücrelerinin sentezini artırır. Artan arjinin üretimi ayrıca nitrikoksitin (NO) damarlara daha bol verilmesini sağlayarak kan damarlarını genişletir, kanı oksijenle zenginleştirir ve tüm vücuttaki kan dolaşımını iyileştirir. Kan basıncının düşürülmesi ve dokuların iyileştirilmesi gibi birçok vücut aktivitesinde önemli yeri vardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em><u>A, C VE B6 Vitaminleri</u></em></strong></p>
<p>Karpuz özellikle Vitamin A, B6 ve C yönünden zengindir. İki porsiyon meyveyi karpuz olarak tüketerek, günlük ihtiyacınız olan A ve C vitamininin %50’sinden fazlasını karşılamış olursunuz.</p>
<p>A vitamini, göz ve göz sağlığına faydaları yanında, embriyonun gelişimi ve büyümesi için gerekli hücre çoğalmasında ya da sivilcelerin oluşmasını engellemede etkilidir.</p>
<p>C vitamini ise hücrelere zarar veren, bağışıklık sitemini zayıflatan, yaşlanma ve hastalıkların başlıca nedeni olan serbest oksijen radikallerine karşı bedenimizi koruyan antikor oluşumunu hızlandırır. Ayrıca vücut bütünlüğünü sağlayan yapıştırıcı (kasları iskelete, cildi kaslara bağlayan doku) olan kollojeninoluşumunda önemli rol oynar.</p>
<p>B6 vitamini, karbonhidrat, protein ve yağların enerjiye dönüşümünde rol oynar. Sağlıklı sinir sistemi için gereklidir. Beynin normal gelişimi ve işlevi için gerekli olan ve vücut hormonlarından serotonin ve norepinefrin (ruhsal durumu etkiler) ve melatonin (vücut saatini düzenlemeye yardımcıdır) hormonunun üretilmesine yardımcı olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em><u>Potasyum ve magnezyum</u></em></strong></p>
<p>Karpuz bünyesinde pek çok mineral barındırmakla birlikte özellikle potasyum ve magnezyum yönünden zengindir.</p>
<p>Potasyumun, beslenmede hayati önemi vardır. Vücuttaki su ve mineral dengesinin korunmasına yardımcı olur. Besinlerin hücre içine taşınması, sinir sistemindeki mesajların iletilmesi, kalp ve kaslar için önemlidir. Tansiyonu dengeler. Beyine oksijen taşıyarak zihin faaliyetlerini destekler. Alkolün, vücuttaki fazla suyun, şekerin ve tuzun vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır.</p>
<p>Karpuz, içeriğindeki potasyum ile de böbreklerin daha iyi çalışmasını sağladığı için sodyumun böbrekler tarafından atılmasını hızlandırır. Fazla sodyumun vücuttan atılması sonucunda da kan basıncı dengelenir, kalp işlevleri düzenlenir ve kalp krizi riski azalır.</p>
<p>Magnezyum ise anti stres minerali olarak bilinir. Sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak sakinleşmeye yardımcı olur. Kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol alır.</p>
<p><strong><u>Tüketim Önerisi</u></strong></p>
<p>1 porsiyonu 200 gram olan karpuz sadece 52 kalori içerir. Günlük A vitamini ihtiyacının %22’sini, C vitamini ihtiyacının %26’sını ve B6 vitamini ihtiyacının %4’ünü karşılar. Kalorisinin düşük olduğuna bakmayın çünkü tüm kalorisi şekerden gelmektedir. O sebeple ölçüyü kaçırmamak önemli.</p>
<p>Sağlıklı beslenmede günlük 4-5 porsiyon meyve tüketilmesi esastır. Karpuz lif içeriğiyle bağırsak hareketlerini düzenlenmesi, yüksek su içeriğiyle kişide tokluk hissi sağlaması ve düşük enerji içermesi ile diyet yapanların favori meyvesidir.</p>
<p>Ara öğünlerde kan şekerinizi hızla yükseltmemek için yanında 1 dilim peynir ile 1 porsiyon karpuz tüketerek şahane bir ara öğün yapabilirsiniz. Günlük meyve hakkınızın tamamını karpuz olarak tüketin demiyorum. Meyveleri mevsimine göre farklı renklerden seçin. Eğer günlük 5 porsiyon meyve tüketiyorsanız diğerlerini çeşitlendirmek kaydıyla 2 porsiyonunu karpuz olarak seçebilirsiniz.</p>
<p>Besin değeri açısından oda sıcaklığında muhafaza edilmesi daha uygundur. Ilık olarak tüketilmesi likopen içeriğinden maksimum düzeyde faydalanmanızı sağlar. Soğuk tüketimi likopen etkinliğini azaltır ancak diğer sağlık faydalarını etkilemez.</p>
<p>Karpuzun kabuğuna yakın beyaz bölgeyi tüketmeniz sitrülinden faydalanmak için çok önemli. Hatta kabuğunu da yenebileceği gibi, kabuklardan az şekerli reçel de yapılabilir.</p>
<p>Karpuzu aç karına yemek besin değerlerinden daha fazla yararlanmayı sağlar. Karpuz, içerdiği likopen ve beta karoten sayesinde tam bir cilt yenileyicisi ve bağışıklık sistemi destekleyicisidir. Kan şekerini hızla yükseltmemek için de, yanında az yağlı peynir yemenin yararını da unutmayalım.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/sicak-yaz-aylarinin-serinleten-meyvesi-karpuz/">Sıcak Yaz Aylarının Serinleten Meyvesi: Karpuz</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARACİĞERİN KORUYUCUSU, KALBİN İSE YAKIN DOSTU OLAN ZERDEÇAL İLE TANIŞTINIZ MI?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/karacigerin-koruyucusu-kalbin-ise-yakin-dostu-olan-zerdecal-ile-tanistiniz-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[portakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2017 11:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Baharat]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet Lifi]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[Zerdeçal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=989</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zerdeçal, ülkemizde hint safranı, safran kökü, sarıboya, zerdecöp şeklinde isimlerle bilinmektedir. Aromatik, biberi andıran, hafif baharatlı, yakıcı ve acımsı bir tadı vardır. Kök yapısı zencefile benzer. 3000 yıldan beri baharat olarak kullanılmaktadır. Zerdeçalın aktif etken maddesi kurkumin (curcumin), bir Hint bileşeni olan köriye parlak sarı rengi veren, zerdeçal ve zerdeçal özünün sağlık yararlarını sağlayan maddedir. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/karacigerin-koruyucusu-kalbin-ise-yakin-dostu-olan-zerdecal-ile-tanistiniz-mi/">KARACİĞERİN KORUYUCUSU, KALBİN İSE YAKIN DOSTU OLAN ZERDEÇAL İLE TANIŞTINIZ MI?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zerdeçal, ülkemizde hint safranı, safran kökü, sarıboya, zerdecöp şeklinde isimlerle bilinmektedir. Aromatik, biberi andıran, hafif baharatlı, yakıcı ve acımsı bir tadı vardır. Kök yapısı zencefile benzer. 3000 yıldan beri baharat olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Zerdeçalın aktif etken maddesi kurkumin (curcumin), bir Hint bileşeni olan köriye parlak sarı rengi veren, zerdeçal ve zerdeçal özünün sağlık yararlarını sağlayan maddedir.<br />
Beslenme bilim dünyasında da sıkça konuşulan ve üzerine oldukça araştırmalar yapılan demir ve manganez için önemli bir kaynaktır. Diyet lifi ve potasyum içerir.</p>
<p>ZERDEÇALIN MÜTHİŞ FAYDALARI</p>
<p>• Hazmı kolaylaştırır.<br />
• Bağışıklığı güçlendirir.<br />
• Ödem oluşumunu önler, var olan ödemin çözülmesini sağlar.<br />
• Zerdeçalın içerdiği kurkumin vücudu kansere karşı koruyucu ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelliğe sahiptir<br />
• B6 vitamini kaynağı olan zerdeçal, vücutta damarlarda tıkanıklığa sebep olan homosistein seviyelerini düşürebilir.<br />
• Karaciğer dostu olan zerdeçal, arındırıcı etkisi nedeniyle bedeni temizler.<br />
• Zerdeçal özellikle gastrointestinal sistemde oluşan doluluk hissi ve yemeklerden sonra artan gaz problemlerinin giderilmesine yardımcı olur.<br />
• Safra akışını arttırıcı etkisi nedeniyle yağlı gıdaların sindirilmesinde etkilidir. Safra kesesinin alınması operasyonundan sonra iyileşmeye yardımcı olur.<br />
• Kolesterolün etkisini azaltıp kalbi korur, kalp krizi ve inme riskini azaltır.<br />
• Yüksek proteinli gıdaların çözülmesini sağlayarak sindirime yardımcı olur, yağ dokusunun büyümesini engeller.<br />
• Eklem, kas iltihapları, karpal tünel sendromunda tedavisinde zerdeçal kullanılabilir.<br />
• Zerdeçalda bulunan kurkuminin, kemiklerin zayıflama ve yoğunluğunu kaybetme eğiliminde olduğu bir durum olan osteopeninin önlenmesi ve tedavisinde yararlı olabileceğine dair güncel sonuçlar var.<br />
• Bir çalışmada sigaranın verdiği zararları önemli ölçüde azaltabileceği görülmüştür.</p>
<p>1 Tatlı kaşığı (5 g) Zerdeçal 15 kaloridir.</p>
<table width="580">
<tbody>
<tr>
<td width="298">Bileşenler</td>
<td width="133">100 gr</td>
<td width="97">5 g</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Karbonhidrat (g)</td>
<td width="133">67,2</td>
<td width="97">3.36</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Protein (g)</td>
<td width="133">9,68</td>
<td width="97">0.48</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Yağ (g)</td>
<td width="133">3,25</td>
<td width="97">0.16</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Posa (g)</td>
<td width="133">22.7</td>
<td width="97">1,15</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Sodyum (mg)</td>
<td width="133">27</td>
<td width="97">1.35</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Potasyum (mg)</td>
<td width="133">2080</td>
<td width="97">104</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Kalsiyum (mg)</td>
<td width="133">168</td>
<td width="97">8,4</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">C vitamini (mg)</td>
<td width="133">0,7</td>
<td width="97">0,04</td>
</tr>
<tr>
<td width="298">Demir (mg)</td>
<td width="133">55</td>
<td width="97">2,75</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Nasıl Tüketebiliriz?<br />
• Toz halinde salatalara, yemeklere eklenebilir.<br />
• Çay yapılabilir.<br />
• Su + bal + limon + zerdeçal karışımı yapılabilir.<br />
• Haşlanmış yumurta ve omletlere eklenebilir.<br />
• Çorbalara eklenebilir.<br />
• Karnabahar, lahana, soğan, pırasa, taze fasulye, kırmızı biber, kereviz, brokoli gibi sebze yemeklerinde ve haşlanmış sebzelerde sos olarak kullanılabilir.<br />
• Günde 1 tatlı kaşığı kadar kullanılabilir.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/karacigerin-koruyucusu-kalbin-ise-yakin-dostu-olan-zerdecal-ile-tanistiniz-mi/">KARACİĞERİN KORUYUCUSU, KALBİN İSE YAKIN DOSTU OLAN ZERDEÇAL İLE TANIŞTINIZ MI?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SIRADAKİ MAKALE ÇOCUĞUNU NASIL BESLEYECEĞİ İLE İLGİLİ KAFASI KARIŞAN ANNELERE GELSİN</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/siradaki-makale-cocugunu-nasil-besleyecegi-ile-ilgili-kafasi-karisan-annelere-gelsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[portakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2017 13:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevzu çocuğuna yemek yedirmek olduğunda şekilden şekle giren, emek timsali kadın… İlk 6 ay anne sütü dışında hiçbir besinle çocuğunu karşılaştırmamaya özen göstermiştir. Anne sütü yeterliyse hele ki bebeğinin beslenmesi ile ilgili dert edeceği bir şey yoktur, zihni berraktır. 6 aydan sonra bebeğin baş -boyun ve diğer motor hareketlerinin kontrolünü sağlamaya ve anne ile iletişime [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/siradaki-makale-cocugunu-nasil-besleyecegi-ile-ilgili-kafasi-karisan-annelere-gelsin/">SIRADAKİ MAKALE ÇOCUĞUNU NASIL BESLEYECEĞİ İLE İLGİLİ KAFASI KARIŞAN ANNELERE GELSİN</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevzu çocuğuna yemek yedirmek olduğunda şekilden şekle giren, emek timsali kadın… İlk 6 ay anne sütü dışında hiçbir besinle çocuğunu karşılaştırmamaya özen göstermiştir. Anne sütü yeterliyse hele ki bebeğinin beslenmesi ile ilgili dert edeceği bir şey yoktur, zihni berraktır. 6 aydan sonra bebeğin baş -boyun ve diğer motor hareketlerinin kontrolünü sağlamaya ve anne ile iletişime geçmeye başlaması, artık ek gıdalara hazır olduğunun bir işaretidir. Ancak bebeğin yeni besinlerle tanışacağı zaman gelip çattığında zihni biraz bulanıklaşır. Anneler, deneyimli annelerden aldıkları öğütler, duyduğu doğru bilinen yanlışlar ile bilimsel doğrular arasında gidip gelirken istemeden hatalar yapabilmekteler. Yaygın bilinen yanlışlara gelin yakından bakalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Yumurtayı ayırmak da neymiş, ben karışık verdim hep bir şey olmaz!</strong></li>
</ul>
<p>Her fırsatta söyleriz anne sütünden sonra protein kalitesi açısından en kıymetli besin maddesidir yumurta. Ancak yumurta akının bebeğinizde alerji oluşturma riski vardır. Bu nedenle 1 yaşına kadar yumurta akını önermiyoruz. Çeyrek yumurta sarısı ile başlayarak aşamalı olarak arttırmalısınız. 1 yaşından sonra artık bütün yumurta için bir engel yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Biberonu almıyorsa bala batır öyle ver bak nasıl alıyor!</strong></li>
</ul>
<p>Çok yanlış. Çok yaygın görülmese de bal alerjisi ağır sonuçlar doğurabilir. Bal alerjisi direk deriye etkileyebileceği gibi vücudun diğer organlarında sorunlar meydana getirebilir. Örneğin bir insanda deri kaşıntıları ve dökülmeleri meydana gelirken diğer insanda göz sulanması, göz kızarıklığı, bulantı ve kusma gibi sorunları meydana getirmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu nedenle bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş minik yavruda biberon alıştırmak için bu riskleri göze alamazsınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bebeği çok geç biberonla tanıştırmak bebeğin biberonu reddetmesine sebep olabilir. Memesini emmeye alıştığı annenin kucağında hele ki biberonu reddetme olasılığı daha yüksek. Bebeğin karnının aç olduğu zamanda anne dışında bir başkası tarafından biberonla beslenmesi reddetme ihtimalini düşürür. Bu esnada bebekle konuşması işi kolaylaştıracaktır. İlla biberon ucu bir şeye batırılacaksa bu pekâlâ anne sütü olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Bazı çocuklar doğuştan sebze sevmiyorlar arkadaş. Ben mesela sebzeye bayılırım çocuğuma bir lokma yediremedim. İstersen zorlama hiç sinirin bozulmasın.</strong></li>
</ul>
<p>Başka bir yanlış daha bu durumda yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi, bebeği katı gıdaya başlangıçta ilk olarak tatlı meyve /meyve suları ile tanıştırmaktır! Katı gıdalara geçerken salatalık gibi keskin olmayan tatlar ile başlamak daha doğru olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Doğum sonrası dil üzerinde yer alan tat tomurcuklarının sayısı en fazla olup, yaşla birlikte azalma gösterir. Bu nedenle çocuklarınızın aslında yeni tatlar keşfetmeye çok açık olduğu 0-5 yaş döneminde, besinler konusunda onları kısıtlamayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Başlangıçta tatlı tada alıştırılan bebeğe, ilerleyen dönemlerde ‘yemeğini bitir ondan sonra’ diyerek ödül gibi sunmak çocuğun beslenmesinde tuzlu tadı ve sebzeleri arka plana atmak demektir. Sebzeleri çocuğunuza sunarken onları olağan besinler olarak sunun, çocuğunuz onları yediğinde veya yemediğinde dünyanın tersine dönmeyeceğini bilsin. Rahat olursa yemesi daha da kolaylaşacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Kendi yediğimiz yemekleri blenderden çekip yediriyorum. Gayet güzel de yiyor. Sen de öyle yap işin kolaylaşır.</strong></li>
</ul>
<p>Eğer tuzsuz, az yağlı, kızartma/kavurma yöntemi hiç kullanılmamış beslenme biçimine sahipseniz ve yemeklerinizde keskin baharatlar kullanmıyorsanız bu söyleme kulak verebilirsiniz. Ancak tuzlu, baharatlı, kızarmış veya kavrulmuş yiyecekler ile besleniyorsanız son derece yanlış. Böyle beslenmekten vazgeçmiyorsanız çocuğunuza vermekten kaçının. Öncelikle tuz eklenmemiş az miktarda zeytinyağı içeren sebze çorbaları yapmak çocuğunuzun sağlıklı tatlara daha açık ve alışkın olması için önemli. Besinlerdeki ilave tuz ve ilave şeker ile çocuğunuz ne kadar geç tanışırsa o kadar iyi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çocuğunuzun ilk 3 yılında beslenme üzerine istemli /bilinçli bir tercih yapması mümkün değil. Sizin seçimleriniz sonucu; çocuğunun beslenme alışkanlıkları oluşuyor. Potansiyel obez veya sağlıklı bireyler yetiştirmek sizin elinizde.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü(WHO) ‘nn de belirttiği gibi çocukluk döneminde artan yağ hücre sayısı hayat boyu kaybolmuyor. İlerleyen yaşlarda ve yetişkinlikte bu hücreler kilo verme ile sadece küçülüyor, hayat boyu bir risk faktörü olarak bizimle kalıyorlar!</p>
<p>Çocuğunuzu beslerken, çocukluk dönemindeki şişmanlığın sadece o dönemi etkilemediğini, ileriki yaşlarda obezite görülme riskini arttırdığını unutmayınız.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/siradaki-makale-cocugunu-nasil-besleyecegi-ile-ilgili-kafasi-karisan-annelere-gelsin/">SIRADAKİ MAKALE ÇOCUĞUNU NASIL BESLEYECEĞİ İLE İLGİLİ KAFASI KARIŞAN ANNELERE GELSİN</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı içecek önerisi olarak 2200 yıllık alternatif Kombucha (Kombu çayı) !</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/saglikli-icecek-onerisi-olarak-2200-yillik-alternatif-kombucha-kombu-cayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[portakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2017 17:59:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[Asitler]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bakteriler]]></category>
		<category><![CDATA[Besin]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[İçecek]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=624</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski Çinlilerin ölümsüzlük iksiri olarak adlandırdığı içecek olan Kombucha’yı duydunuz mu? Ben 2016 yılının ilkbaharında tanıştım. Romatizma ağırlarından kurtulmak için yaklaşık üç aydır, Kombu çayı adlı bir içecek içmeye başladığını söyleyen bir tanıdığımdan duydum. Kendisi öyle körü körüne bir şeyler tüketen biri değildir. Uzun süre araştırdığını bir zararını duymadığını ancak benim fikrimi almak istediğini, bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/saglikli-icecek-onerisi-olarak-2200-yillik-alternatif-kombucha-kombu-cayi/">Sağlıklı içecek önerisi olarak 2200 yıllık alternatif Kombucha (Kombu çayı) !</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Çinlilerin <strong>ölümsüzlük iksiri</strong> olarak adlandırdığı içecek olan <strong>Kombucha</strong>’yı duydunuz mu? Ben 2016 yılının ilkbaharında tanıştım. Romatizma ağırlarından kurtulmak için yaklaşık üç aydır, <strong>Kombu çayı</strong> adlı bir içecek içmeye başladığını söyleyen bir tanıdığımdan duydum. Kendisi öyle körü körüne bir şeyler tüketen biri değildir. Uzun süre araştırdığını bir zararını duymadığını ancak benim fikrimi almak istediğini, bir zararını bulursam söylememi istedi. Tamam, ben inceleyeyim dedim. Bileşimini gördüğümde şaşkına döndüm. O sırada tatmam için 1 bardak getirmişti. Hem tattım hem de ondan hikayesini dinledim. Bir taraftan internetten araştırırken bir taraftan da kullanıcı hikayeleri dinlemeye başlamıştım. Uzun soluklu bir sohbetin ardından, kendisinden başlangıç kültürü ve bir de bebek mantarı alarak eve dönmüştüm. Aynı gece sayısız makale inceledim. İki gün sonra kendi içeceğimi mayalayıp fermantasyon için gerekli bir haftayı Kombu çayı ile ilgili güncel bilimsel verileri inceleyerek geçirdim. Şimdi, hayatıma zindelik katan bu içeceği gönül rahatlığı ile tüketiyorum (6 ay +). Müsaadenizle bu araştırmaları bir makalede derleyip sizi de tanıştırmak istiyorum.</p>
<p align="center"><i>Bilimsel delillerin “yokluğu”na bakılmaksızın, bu içeceğin arkasında 2.000 yıllık gelenek ve yıllardır tüketen topluluklar olduğu görüyoruz.</i></p>
<p>2200 yıldan uzun bir süredir tüketilen geleneksel bir içecekmiş oysa. (Kombuçayın tarihi şaşırtıcı ve heyecan verici öykülerle dolu, onu da ayrıca yazacağım.) Kanser, artrit ve diğer dejeneratif hastalıkları önleme ve savaşma olasılığı sunan birçok bileşen açısından zengin özelliklere sahip de ayrıca.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-625" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/kombucha-flier-half.jpg" alt="" width="728" height="1076" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/kombucha-flier-half.jpg 728w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/kombucha-flier-half-203x300.jpg 203w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/kombucha-flier-half-693x1024.jpg 693w" sizes="(max-width: 728px) 100vw, 728px" /></p>
<p>Batıda son döneme kadar ön plana çıkmayan bu içecek; çayda üreyen simbiyotik bakteri ve maya kolonisinden oluşan bir mantar tarafından fermente edilerek tatlandırılmış, köpüklü, hafif ekşimtırak tatlı, sirkeyi andıran hafif kokulu bir içecek.</p>
<p>20. yüzyılın ilk yarısında, Rusya ve Almanya’da Kombu çayının olası sağlık yararları üzerine yoğun bilimsel araştırmalar yapılmış. Bu araştırma, artmakta olan<strong> kanser vakaları </strong>için bir çare bulmak amacı ile yapılmaktaydı. Rus bilim insanları, geniş ülkesinin bazı bölgelerinin kansere görünürde bağışık olduklarını keşfetti. Daha sonra bu bölgelerde tüketilen, “<strong>çay kvası</strong>” (tea kvass) olarak adlandırılan Kombu çayının neden olduğu fikri üzerinde durdular. Böylece, sadece hipotezi doğrulamakla kalmayıp aynı zamanda Kombu çayının içinde çok faydalı olan şeyin tam olarak ne olduğunu tespit etmeye varan bir dizi deney başlattılar.</p>
<p>Alman bilim insanları bu araştırmayı ele alıp kendi yönünde devam ettirdiler. 1990’lı yıllarda, Kombu çayı ile ilgili araştırmalar yapıldı ancak bu çalışmalar yeterli değildi. Belki de herkesin evinde yapabileceği bir içecek ile ilgili çok da fazla araştırmaya gerek yoktu.</p>
<p>İçecek konusunda sınırlı miktarda araştırma yapılırken, her araştırmada içeriğinde B vitaminleri, antioksidanlar ve glukarik asitler gibi çok sayıda bileşen olduğu tespit edildi.</p>
<p>Bilimsel delillerin “yokluğu”na bakılmaksızın, bu içeceğin arkasında 2.000 yıllık gelenek ve yıllardır tüketen topluluklar olduğu görüyoruz. Bileşenleri ve olası sağlık faydalarına bir göz atınca “ölümsüzlük” sıfatı atfedilir mi bilemem ama “iksir” demek bence çok uygun.</p>
<p>Eğer başlangıç kültürü ve mantarınız varsa Kombu çayı yapmak için tüm ihtiyacınız; 5 litre doğal kaynak suyu, 15 yemek kaşığı toz şeker, 10 adet bardak poşet çay ve en az bir hafta zaman. Hepsi bu. Bu kadar kolay.</p>
<p>*(Genellikle siyah çay ile yapılmış olsa da, Kombu Çay yeşil veya oolog çay ile de yapılabileceği söylenmektedir. Ben yeşil çay ile yapmayı tercih ediyorum.)</p>
<p>Kombu çayı organik asitler, aktif enzimler, amino asitler ve bu mikroorganizmalar tarafından üretilen polifenollerle birden fazla türde bakteri içerir. Bitmiş çay aşağıdaki bileşenleri (mayalanma süresine göre miktar değişiklik göstermektedir) içermektedir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-626" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/vegan-kefir-ve-kombu-cayi-4.jpg" alt="" width="720" height="527" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/vegan-kefir-ve-kombu-cayi-4.jpg 720w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/vegan-kefir-ve-kombu-cayi-4-300x220.jpg 300w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<h3>Kombu çayının bileşenleri</h3>
<ul>
<li>Hafif anti bakteriyel olan asetik asit</li>
<li>Bütirik asit</li>
<li>B vitaminleri (vitamin B 1 , B 2 , B 6 , B 12)</li>
<li>Etil alkol</li>
<li>Glukonik asit:, glikozun oksidasyon ürünüdür.</li>
<li>Hyaluronik asit:</li>
<li>Laktik asit:</li>
<li>Folik asit: Pleroylglutamic asit</li>
<li>Malik asit (Elma asidi)</li>
<li>Mucoitinsülfat asit</li>
<li>Oksalik asit</li>
<li>Usnik asit</li>
<li>Tannic Asit</li>
<li>Chondroitinsülfat asit</li>
<li>Heparin</li>
</ul>
<h3>Kombu çayının sağlık faydaları</h3>
<h4><strong>Detoks kabiliyeti</strong></h4>
<p>Kombu çayı sağlıklı karaciğerin yenilenmesini uyarır ve kanser önlemeye yardımcıdır. En büyük sağlık yararlarından biri, vücudun <strong>detoks</strong> yapabilme kabiliyetidir. Karaciğerde hücre toksisitesini önleyici özelliktedir. Bir çalışmada, Kombu çayı tüketiminin karaciğer hücrelerini oksidatif yaralanmaya karşı koruduğu, aslında toksine maruz kalmış olmalarına rağmen hücrelerin normal fizyolojilerini muhafaza ettikleri gözlenmiştir.</p>
<p>Araştırmacılar, bunun “<em>muhtemelen antioksidan etkisinden kaynaklandığını ve oksidatif stresin önemli rol oynadığı bilinen karaciğer hastalıklarına karşı faydalı olabileceğini</em>” söylemektedirler. Vücutta üretilen enzimlerin ve bakteri asitlerinin çoğundan zengin olması sebebiyle sisteminizi detokslayarak pankreas yükünüzü azaltır ve karaciğerinizdeki yükü hafifletir. Kombu Çayın, Glucaric asit içeriği çok yüksektir ve son çalışmalar, glucaric asitin kanseri önlemeye yardımcı olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Kombu çayı tüketmeden önce idrar örnekleri alınan bireylerin idrarlarında hiçbir toksin bulgusuna rastlanmazken, Kombu çayı kürünü aldıktan bir süre sonra alınan idrar örneklerinde daha önce hiç bulunmayan kurşun, cıva, benzol, caeslum ve diğer toksinlerin izleri gözlendi.Bu da bize iyi bir detoks aracı olduğunu göstermektedir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-627" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/vegan-kefir-ve-kombu-cayi-3.jpg" alt="" width="720" height="347" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/vegan-kefir-ve-kombu-cayi-3.jpg 720w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/vegan-kefir-ve-kombu-cayi-3-300x145.jpg 300w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<h4><strong>Sindirim sistemi üzerine etkileri</strong></h4>
<p>Bu antik çaydaki antioksidanlar, doğal olarak, sindirim sisteminde kargaşa yaratan serbest radikallere karşı da savaşırlar. Kombu çayının sindirim sistemini desteklemesinin en büyük nedeni, yararlı asit, probiyotikler ve enzimleri yoğun olarak içermesinden kaynaklanmaktadır. Bazı durumlarda mide yanması ve ülser için sıklıkla kullanılan Prilosec gibi ilaçlar kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>Bazı araştırmalar Kombu çayının sızdıran bağırsak sendromu ve mide ülserini önleme ve iyileştirme becerisi olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Kombu çayı sindirim sisteminde denge sağlamaya yardımcı olur. Candida mayasını bloke ederek bağırsağa faydalı bakterilerin yeniden nüfuz etmesine yardımcı olan canlı probiyotik kültürler içerdiğinden candida ile savaşmanın harika bir yoludur. Kombu çayında da bakteri vardır, ancak bunlar zararlı patojen bakteriler değil, bağırsak ve sindirim sistemindeki “kötü” patojen bakterilerle rekabet eden ve savaşan faydalı (“apathogens”) bir bakteri türüdür.</p>
<h4><strong>Enerji veren etkisi</strong></h4>
<p>Kombu çayının insanları canlandıran etkisi, fermantasyon işlemi sırasında siyah çaydan salınan demirden kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda bazı kafein türleri (çok az miktarda olmasına rağmen) ve vücuda enerji verebilen B Vitaminleri içerir.</p>
<p>Şelasyon (chelation) olarak bilinen özel bir süreçle fermantasyon boyunca salınan demir, kan hemoglobini artırarak dokulardaki oksijen kapasitesini artırır ve dolayısıyla enerji üretim sürecini hücre seviyesinde uyarmaya yardımcı olur. Başka bir ifadeyle bu antik çay vücudun daha fazla enerji (ATP) üretmesine yardımcı olurken düzenli tüketicilerine enerjik hissettirir.</p>
<h4><strong>Bağışıklık sistemi üzerine etkileri</strong></h4>
<p>Kombu çayının antioksidan içeriği sayesinde serbest radikalleri kontrol etme kabiliyetindedir ve bu şekilde bağışıklık sistemini modüle eder. Klinik olarak oksidadif stres ve ilgili immün baskılamayı azalttığı kanıtlanan D-sakaric acid-1, 4-lactone (DSL) olarak bilinen güçlü bir antioksidanın, kombuçayın fermantasyon işlemi sırasında oluştuğu tek başına çayda bulunmadığı keşfedildi.</p>
<p>Bilim insanları, Kombu çayında bulunan DSL ve C vitamininin hücre hasarına, enflamatuar hastalıklara, tümörlere ve bağışıklık sisteminin genel depresyonuna karşı koruyucu esas etki olduğunu düşünüyorlar, ancak henüz mekanizması gizemini koruyor.</p>
<p>Ayrıca, biz diyetisyenler probiyotiklerin / probiyotik içeriğe sahip besinlerin de bağışıklık sistemini desteklediğini biliyoruz.</p>
<h4><strong>İskelet sistemi ve cilt üzerine etkileri</strong></h4>
<p>Kombu çayı, eklem hasarlarını çeşitli şekillerde iyileştirmeye, onarmaya ve önlemeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Kombu çayına glukozamin eklendiğinde Hyaluronik asit üretimi artar. Bu, kollajenin korunmasını destekler ve artritik ağrıyı önler. Aynı şekilde kolajeni destekler, aynı zamanda tüm vücudun kolajenini desteklerken ciltteki kırışıklıkların görünümünü azaltır.</p>
<h4><strong>Kanser önleyici etkisi</strong></h4>
<p>Kombu Çayın sırrı, birçok hastalığı iyileştirmek değil, vücudunuzun birçok hastalığa karşı savaşmasını sağlayan savunma sistemini güçlendirmesidir. Savunma sisteminin güçlenmesinde yoğun probiyotik içeriğin önemli etkisi olduğu düşünülmektedir.</p>
<p><em>Cancer Letters</em>‘da yayınlanan bir çalışmada, Kombu çayında bulunan glucaric asit tüketiminin, insanlarda kanser riskini azalttığına dikkat çekilmiştir.</p>
<p>ABD başkanlarından Ronald Reagan‘ın mide kanseri ile savaşırken tedavi kürünün bir parçasını Kombu çayı oluşturmuştu.</p>
<h4><strong>Zayıflama üzerine etkisi</strong></h4>
<p>2005 yılında yapılan bir çalışmada elde edilen veriler, Kombu çayının metabolizmayı hızlandırdığı ve yağ birikimini sınırladığına ilişkin kanıtlara ulaşıldı. Bu sonuçların teyit edilebilmesi için daha fazla çalışma gerekmektedir. Ancak, Kombu çayının asetik asit içeriği (tıpkı elma sirkesi gibi) ve kilo kaybını artırmaya yardımcı olduğu kanıtlanmış olan polifenollerden yoğun olmasından dolayı ağırlık kaybını desteklediği görüşü oldukça mantıklı görünüyor.</p>
<p><strong>Kaynak</strong></p>
<p><a href="https://gaiadergi.com/saglikli-icecek-onerisi-olarak-2200-yillik-alternatif-kombucha-kombu-cayi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://gaiadergi.com/saglikli-icecek-onerisi-olarak-2200-yillik-alternatif-kombucha-kombu-cayi/</a></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/saglikli-icecek-onerisi-olarak-2200-yillik-alternatif-kombucha-kombu-cayi/">Sağlıklı içecek önerisi olarak 2200 yıllık alternatif Kombucha (Kombu çayı) !</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
