<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyet | Özgür Diyet | Dyt. Ayşegül Yılmaz | Ankara Diyetisyen</title>
	<atom:link href="https://ozgurdiyet.com/tag/diyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozgurdiyet.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Oct 2021 12:06:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>
	<item>
		<title>Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 09:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeek]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalori]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genellikle vücut ağırlığının yönetiminde erkeklerin daha avantajlı olduğu  ve daha çabuk kilo verdikleri düşünülür. Peki gerçekten her iki cinsiyet arasında bir avantaj farkı var mı? Bu soruya en net cevabı verebilmek için metabolizma hızına etki eden faktörlere yakından bakmak gerek. Çünkü vücut ağırlığı ve yağ dağılımı aşağıda sıralanan faktörlerden  etkilenir. Cinsiyet Yaş Genetik özellikler Beslenme geçmişi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/">Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle vücut ağırlığının yönetiminde erkeklerin daha avantajlı olduğu  ve daha çabuk kilo verdikleri düşünülür. Peki gerçekten her iki cinsiyet arasında bir avantaj farkı var mı?</p>
<p>Bu soruya en net cevabı verebilmek için metabolizma hızına etki eden faktörlere yakından bakmak gerek. Çünkü vücut ağırlığı ve yağ dağılımı aşağıda sıralanan faktörlerden  etkilenir.</p>
<ol>
<li>Cinsiyet</li>
<li>Yaş</li>
<li>Genetik özellikler</li>
<li>Beslenme geçmişi ( diyet öyküsü)</li>
<li>Stres durumu</li>
<li>Hormonal denge</li>
<li>Sağlık durumu ( kronik hastalık, düzenli ilaç kullanımı)</li>
<li>Aktivite durumu</li>
<li>Gebelik / emziklilik</li>
</ol>
<p>Vücut ağırlığı ve  yağ dağılımını temelden belirleyen metabolizma hızı yukarıda sıralanan  dokuz değişkenin bütününün bir sonucudur. Yani cinsiyet kilo verme hızını etkileyen önemli bir faktör olarak ele alınsa da tek başına değerlendirmek yeterli olmayacaktır. Peki bu sorunun temelinde ne yatıyor diye soracak olursanız özetle:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-1907 alignleft" src="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-300x206.jpg" alt="" width="486" height="334" srcset="https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-300x206.jpg 300w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-768x527.jpg 768w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet-1024x703.jpg 1024w, https://ozgurdiyet.com/wp-content/uploads/metabolizma-ve-cinsiyet.jpg 1333w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></p>
<p>Cinsiyetin metabolizmaya etkisi; salgılanan cinsiyet hormonlarının farklı bölgelerde yağlanmayı uyarması ile ortaya çıkar. Erkekteki testesteron hormonu  bel ve karın çevresindeki yağlanmayı uyarırken,  kadında baskın olan östrojen hormonu basen/ kalça bölgesinde yağlanmayı uyarır. Yaşlanma  bu hormanların düzeyinde  değişime neden olurken yağlanma bölgelerinde de değişimlere sebep olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireyin yaşı metabolizma üzerinde etkilidir. Çünkü kadın veya erkek  her iki cinsiyette de  30 lu yaşlardan sonra kas kaybı oluşmaya başlar. Fiziksel olarak aktivitenin de azalması kas dokusunu azaltır, bu durum neticesinde de azalan kas kitlesi ile doğru orantılı olarak  metabolizma hızı da yavaşlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Genetik olarak erkekler kadınlara göre daha fazla kas kütlesine sahip olduklarından ve kas kütlesi yağ kütlesine göre daha vücuda fazla enerji harcatabildiğinden dolayı avantajlı sayılabilirler. Kadınlar daha fazla yağ kütlesine sahiplerdir ancak, bu yağ kütlesi kadınların fizyolojisinin bir parçasıdır.  Ve “fazla yağ” olarak nitelendirmek doğru değildir. Hem kadın hem erkek bireylerde vücuda göre fazla olarak nitelendirilen ve sağlık sorunlarını işaret eden durum  yağ kütlesinin bel çevresinde yoğunlaşmasıdır. Bel çevresinde oluşan yağlanma kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet gibi  bir çok sağlık problemi ile ilişkilidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte yandan sağlıklı bireylerin metabolizmaları daha dengeli iken düzenli ilaç kullanan bireylerde kullanılan ilaç ve tedavilere göre sindirim süreci ve dolayısı ile  metabolik hız faklı etkilenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aktivite durumunuz kas kütlesini artıracağı gibi ilerleyen yaşlarda ortaya  çıkacak kas kitlesi azalmasını da minimize edecektir. O nedenle hareket düzeyi metabolizma hızınızla o da vücut ağırlığınızla doğrudan ilişkilidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadınlarda gebelik ve emziklilik döneminde bebeğin gelişimi ve/ veya beslenmesi için enerji ihtiyacı ortaya çıktığından metabolizma hızı artar. Ancak artan enerji ihtiyacı ve hormonal değişim iştah mekanizmasını da her bireyde farklı etkileyerek  yağ depolanmasını etkileyebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Neticede;  Kilo verme süreci birçok etmenden etkilenir ve cinsiyet bu etmenlerden sadece biridir. Cinsiyetiniz bir dönem avantaj olabilirken  başka bir dönemde dezavantaja dönüşür.Kişiye özel olduğu takdirde ( ki bunun için <a href="https://ozgurdiyet.com/online-diyet/">Online Özgür Diyet</a> hemen yanınızda)  erkekler de kadınlar da sağlıklı vücut ağırlığına ve sağlıklı bir yaşama ulaşmak için eşit şansa sahiptirler. Yeter ki bedeninizin ihtiyaçlarını bilin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü ; tükettiğiniz her şey diyetinizdir.  Ve eğer diyet tükettiklerinizin toplamıysa; herkes diyet yapbilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sağlıkla kalın.</p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kilo-yonetiminde-cinsiyet-avantaji-var-mi/">Kilo yönetiminde cinsiyet avantajı var mı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyette Duraklama Dönemi</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/diyette-duraklama-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2020 13:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Dengeli Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyette duraklama]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kiloları]]></category>
		<category><![CDATA[Fit Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Direnci]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Online Özgür Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Plato dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflayamıyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıkça sorulan , çok merak edilen konulardan birinden bahsetmek istiyorum. Konumuz diyette duraklama dönemi yani başka bir deyişle #platodönemi . Bir program dahilinde çok da güzel kilo verirken bir gün işler değişir ve kilo kaybının durduğunu görürsünüz. Oysa her şey yolundaydı ve yaptığınız beslenme değişikliklerinin tartıda aşağı yönlü düzenli bir hareketi vardı. Neyse bu defa böyle oldu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/diyette-duraklama-donemi/">Diyette Duraklama Dönemi</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkça sorulan , çok merak edilen konulardan birinden bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Konumuz diyette duraklama dönemi yani başka bir deyişle <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/platod%C3%B6nemi/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">#platodönemi</a> .</p>
<p>Bir program dahilinde çok da güzel kilo verirken bir gün işler değişir ve kilo kaybının durduğunu görürsünüz. Oysa her şey yolundaydı ve yaptığınız beslenme değişikliklerinin tartıda aşağı yönlü düzenli bir hareketi vardı. Neyse bu defa böyle oldu haftaya değişir diyerek tüm disiplininizle devam ettiniz. Ama sonuç yine değişmiyor , hatta ibre bazen yukarı yönlü küçük hamleler bile yapıyor. Tam haftaya normale döner bir bakalım ne olacak devam edeyim dediniz , disiplininizi bozmadınız  kilo almaya başlamışsınız. Derken birkaç hafta , belki daha fazla sürebilen bir kısır döngünün içinde buldunuz kendinizi</p>
<p>Bir süre sonra kilo verememe halinin  devam ettiğini görürseniz sakın pes etmeyin ve endişelenmeyin. Çünkü, muhtemelen plato dönemindesiniz ve sorunu çözmeye çok yakınsınız. Vücudunuz yağ oranınız ile bağlantılı bir şekilde kilo kaybeder. Yani vücut ağırlığınız ( ve tabi vücudunuzun yağ yüzdesi ) azaldıkça kalan kiloların verilmesi zorlaşır. Bu doğal bir durumdur.</p>
<p>Bu durumdan çıkmak için bir kaç <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/diyett%C3%BCyosu/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">#diyettüyosu</a> paylaşmak istiyorum;</p>
<p>1) Egzersiz yapıyorsanız süresini, yoğunluğunu, türünü veya biçimi değiştirmeyi deneyin.</p>
<p>2)Uyku süreniz, aç kaldığınız süre, değişen stres düzeyi gibi yaşam tarzınıza ilişkin değişiklikleri gözden geçirin.</p>
<p>3)Metabolizmanız oluşan yeni durumunuza adaptasyon sağlamış olabilir. Buna bağlı olarak vücudunuz ihtiyaç duyduğu enerji miktarını azaltabilir. 1~2 gün size kilo verdiren beslenme biçiminden biraz fazla tüketin . Takip eden 3~4 gün kilo verdiğiniz programa uygun beslenin. 1 gün ise açlığınızı hissedecek kadar aşırı eksik tüketerek bendenizi şaşırttın. ( Ki danışanların bilirler aç kalmayı genellikle önermem ? sakıncalı bulurum)</p>
<p>4) Yeteri kadar dinlenin, uzun süre düşük kalorili diyetler yapmayın ve çok uzun süren antrenmanlar yapmayın ki <a href="https://www.instagram.com/explore/tags/kortizolhormonu/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">#kortizolhormonu</a> seviyeniz minimumda kalsın.</p>
<p>Gücünüzü toplayıp bu adımlarla gezindiğiniz platodan çıkacaksınız.</p>
<p>Ya da gelin birlikte bu sorunu çözelim. Neden gelelim ki derseniz <a href="https://ozgurdiyet.com/diyetisyenle-ne-isim-olur/">buradan</a>  sebeplerine bir göz atabilirsiniz. ya da bir tık ile <a href="https://ozgurdiyet.com/online-diyet/">#OnlineÖzgürDiyet </a>  deneyimleyebilirsiniz.</p>
<p>Keyifle hafifleyin.. .</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/diyette-duraklama-donemi/">Diyette Duraklama Dönemi</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 09:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[barsak]]></category>
		<category><![CDATA[barsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bozulmuş barsak florası]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[konstipasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şişkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik kabızlık, kalın bağırsak kaslarının çok yavaş ya da yetersiz kasılmasından dolayı meydana gelen ve en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir.  Dışkının çok daha yavaş hareket etmesi daha fazla su kaybetmesine neden olarak kabızlığa sebep olur. Kişi haftada 3 defa ya da daha az dışkılama ihtiyacı hissediyorsa bu durum kabızlık ( konstipasyon) olarak adlandırılır. Dışkılama [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/">KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik kabızlık, kalın bağırsak kaslarının çok yavaş ya da yetersiz kasılmasından dolayı meydana gelen ve en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir.  Dışkının çok daha yavaş hareket etmesi daha fazla su kaybetmesine neden olarak kabızlığa sebep olur. Kişi haftada 3 defa ya da daha az dışkılama ihtiyacı hissediyorsa bu durum kabızlık ( konstipasyon) olarak adlandırılır. Dışkılama güçlüğü, dışkının tam boşalamaması, ağrılı dışkılama ve şişkinlik gibi olumsuz durumlara yol açan kabızlık, bağırsak bozuklukları arasında yaygındır. Bazen tıkayıcı tipte bazen de bağırsak hareketlerinde yavaşlama olarak görülebilir. Açlık,  seyahat, ortam değişikliği ve sakatlanma gibi durumlarda pek çok kişinin bağırsak faaliyetlerinde geçici değişiklikler olabilir. Bu durumlar haricinde ortaya çıkan, uzun süre devam eden dışkılama problemi kronik kabızlık olarak tanımlanır.</p>
<p>Kronik kabızlığın sebeplerini 5 ana başlıkta toplayabiliriz.</p>
<p><strong>1- Yanlış beslenme :</strong>Yeterince posalı yiyecek tüketmemek ve  yeterince su içmemek .Sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmeden rafine ve işlenmiş gıdaları bolca tüketmek.</p>
<p><strong>2- Bozulmuş bağırsak florası:</strong> Antibakteriyel ilaçlar yada yetersiz beslenme gibi etkenlere ek olarak  ani sıcaklık değişiklikleri, seyahat, çevre kirliliği, hormon kullanımı, stres gibi durumlar barsak florasının bozulmasına yol açar. Bu nedenle barsaktaki iyi bakterilerin (probiyotik)  sayısı ve çeşitliliği azaltırken, zararlı bakterilerin sayısı da artmasına bu da mikrobiotanın bozulmasına sebep olur.</p>
<p><strong>3- İlaçlar:</strong> Morfin, kodein, meperidin gibi narkotik ağrı kesicilerin kabızlığa yol açma olasılıkları çok yüksektir. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda ibuprofen ve aspirin gibi ilaçları uzun süre kullanan kişilerde kabızlık riskinin çok daha yüksek olduğu gözlenmiştir.</p>
<p><strong>4-Hipotiroidi:</strong> Tiroid bezlerinin yavaş çalışması.</p>
<p><strong>5- Otoimmün hastalıklar:</strong>  Haşimato, diyabet , MS, graves sendromu gibi hastalıklar.</p>
<p>Bağırsaklar vücudun temel &#8216;detox&#8217; yani toksin atma organlarından biri hatta en önemlisidir.  Her gün dışardan beslenme yoluyla aldığımız hem de sindirim artıkları olarak vücutta ürettiğimiz toksinleri dışkı yoluyla dışarı atmak zorundayız.  Bu süreç aksadığında yani günde en az bir kere dışkı çıkaramadığımızda atılması gereken toksik maddeler bağırsak yüzeyi ile çok uzun süre temas ederek bağırsak yüzeyine zarar verirler. Atılamayan bu toksinler bağırsaklardan geri emilip kana karıştığı için kronik bir zehirlenme durumu ortaya çıkıyor. Uzun vadede bağırsak kanserine yol açabilecek bir zemin oluşturabilir.</p>
<p>Kabızlığı ortadan kaldırabilmek için önce bu duruma yol açan sebebi belirlemek ve ortadan kaldırmak gerekir.  Altta yatan metabolik bir sorun yoksa, yanlış beslenme alışkanlıkları değiştirildiğinde kabızlık sorunu doğru beslenme ile ilaçsız ve kalıcı bir şekilde ortadan kalkabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Özgür Diyet Öneriyor: </strong></p>
<ul>
<li>Sabah uyanır uyanmaz önce içinde 1 ince dilim limon ile oda sıcaklığında bekletilmiş bir bardak su için.  Bu, mide-bağırsak hareketlerini uyarıp bağırsak hareketlerini başlatacaktır. Ardından <a href="https://ozgurdiyet.com/lif-kaynagi-besinler/">posa içeriği yüksek</a> bir meyve ile güne başlayın.</li>
<li>Kahvaltıdan önce, kayısı, armut, incir, kuru erik, kivi portakal, mandalina gibi lifli bir meyveyi tüketip üzerine tekrar 1 bir bardak su için.  Hatta geceden 1 su bardağı su ile bekletilmiş 2-3 adet gün kurusu kayısıyı bekleme suyu ile birlikte tüketmeniz de mümkün.</li>
<li><a href="https://ozgurdiyet.com/?s=kafein">Kafein</a> duyarlılığınız yoksa ardından bir küçük sade kahve içerek de bağırsak etrafındaki kasları uyarmaya yardımcı olabilirsiniz.</li>
<li><a href="https://ozgurdiyet.com/?s=kafein">Yeterince su tüketin. </a> Yeterli su miktarını belirlemek için kilonuzu 0,034 ile çarpın. Çıkan sonuç 1 günde içmeniz gereken su miktarının kaç litre olduğunu verecektir.</li>
<li>Lahana( mor,beyaz, brüksel) , pırasa, brokoli, karnı bahar gibi sebzeleri hafif  diri kalacak şekilde pişirip yemeklerin yanında  salata gibi veya  yoğurt ilavesiyle tarator gibi  tüketin.</li>
<li>Bağırsak içeriğini yumuşatmak ve dışkı içeriğini kayganlaştırmak için günde en az 2 fincan iyi demlenmiş ıhlamur çayı tüketin.</li>
<li>Her gün 1 su bardağı <a href="https://ozgurdiyet.com/probiyotik-icecekler-nedir/">kefir</a> veya <a href="https://ozgurdiyet.com/probiyotik-yiyecekler-nedir/">probiyotik</a> yoğurt tüketmeyi alışkanlık haline getirin. Mümkünse kefiri kendiniz mayalayın. Birkaç hafta sonra göreceğiniz farka inanamayacaksınız. Eğer kefir veya probiyotik yoğurt tüketemiyorsanız, eczanelerde gıda takviyesi olarak satılan probiyotik tozlardan alıp her gün yoğurdunuzun içine eklemek de bir seçenek olabilir.</li>
<li>Pirinç, beyaz ekmek ve diğer beyaz un içeren ürünlerden uzak durun. zeytinyağlı sebze  ve kurubaklagil yemeklerini ihmal etmeyin ve salatalarınıza zeytinyağı ekleyin.</li>
<li>Son olarak , tuvalete çıkmak tam bir refleks ve alışkanlık işidir.  Dışkılama ihtiyacı olsun veya olmasın her gün aynı saatte tuvalete gidin. Günlük olarak böyle bir alışkanlığınız yoksa, yeniden oluşturmanız gerekecek. Kendinize uygun bir zaman dilimi belirleyin (örn. Uyanıp su ve kuru kayısı tüketiminden 15-20 dk sonra veya kahvaltı sonrası gibi) ve her gün aynı vakitte gidip tuvalete 10-15 dk oturun, bacak bacak üstüne atıp saat yönünde karnınıza masaj yapın. Gerekirse 15-30 dk oturun ama alışana kadar bunu yapın. 2-3 haftada kendi refleksinizi oluşturabilirsiniz.</li>
<li>Eğer , iki haftadan daha uzun süren şiddetli kabızlığınız varsa, yukarıda sıralanan unsurlara da dikkat ediyor ve sonuç alamıyorsanız bir doktora başvurmanızda fayda  var.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı günler dileğiyle,</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/kronik-kabizlik-konstipasyon-icin-beslenme-cozumleri/">KRONİK KABIZLIK ( KONSTİPASYON) İÇİN BESLENME ÇÖZÜMLERİ</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2019 10:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[28. hafta]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğin 7. ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte kilo artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Gestasyonel diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker yüklemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Kilo hızla artar, çünkü bebeğin en hızlı büyüme periyodu başlamaktadır. 3.Trimesterin başladığı bu süreçte (27. hafta başlangıç kabul edilir) anne, bebek hareketlerini sık ve şiddetli hisseder genellikle. Bebek gün içerisinde ortalama 10 kere hareket eder, hareketlerini bu aylardan sonra takip etmek önemlidir, Annenin bedenindeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu yüzden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="7">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Kilo hızla artar, çünkü bebeğin en hızlı büyüme periyodu başlamaktadır. 3.Trimesterin başladığı bu süreçte (27. hafta başlangıç kabul edilir) anne, bebek hareketlerini sık ve şiddetli hisseder genellikle. Bebek gün içerisinde ortalama 10 kere hareket eder, hareketlerini bu aylardan sonra takip etmek önemlidir,</p>
<p>Annenin bedenindeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu yüzden zaman zaman nefes darlığı olabilir.Bebek hareketleri belirginleşmiştir, dışarıdan görülebilir. Bacak krampları, sırt ağrısı, varis, basur gibi rahatsızlıklar olabilir. Dik durmak, bacakları dinlendirmek ve yüzmek bu şikayetleri azaltmada etkili ve yararlıdır. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik olabilir. Kabızlık devam edebilir. Beyaz vajinal akıntı giderek koyulaşır.</p>
<p>Büyümüş göğüsler çatlayabilir, colostrum akmaya devam edebilir.</p>
<p>Bebeğin karında yavaş yavaş aşağıya doğru inmeye başladığı hissi duyulabilir. Bu duruma <strong>angajman </strong>denir. Doğum, annelik hakkında tasalanma durumu sık görülür ve normaldir.<br />
<strong>7.Ayda Bebekteki Değişiklikler: </strong></p>
<p>Bebeğin boyu yaklaşık 34-37 santimetreye, ağırlığı ise 1000-1300 grama ulaşır. Omurilik (vertebra) yapıları kemik, eklem ve bağlarıyla şekillenmeye başlar.</p>
<p>Akciğerlerdeki kan damarları gelişir. Burun delikleri açık hale gelir. Kemikleri şekillenmeye devam eder. Akciğerlerde alveol denilen hava kesecikleri gelişmeye başlar. Akciğerlerde <strong>sürfaktan</strong> denilen madde salgılanmaya başlar ve akciğerlerdeki hava keseciklerinin iç yüzeyini kaplayarak bebeğin solunuma yardımcı olur. Bu dönemde erken doğan bebeklerin solunum yapabilmesi için bu gelişmeler çok önem taşır. Bebek artık doğsa bile akciğerleri nefes alıp verme kabiliyetine erişmiştir ancak yine de bu dönemde doğan bebeklerin bir kısmında solunum sıkıntısı yaşanabilir.</p>
<p>Bebeğin cildindeki yağ ve ter bezleri aktifleşir. Tırnaklar, kaş ve kirpikler uzamaya devam eder. Gözün retina tabakası gelişir ve ışığın algılanarak beyine iletilmesinde rol alır ve göz kapakları açılmaya başlar. Gözleri doğsa bile yakındaki objeleri görebilecek kadar gelişmiştir artık.</p>
<p>Bebeğin dilindeki tat tomurcukları oldukça gelişmiştir, örneğin anne çok baharatlı, acı yiyecekler yediğinde bebek bunu algılayabilir. Bu dönemde bebek annesinin sesini duyabilir ve buna tepki olarak hareket edebilir.</p>
<p>Bebeğin vücudu tombullaşmaya ve yuvarlaklaşmaya devam eder, yağ ve kas dokusu artar. Cildi kırmızı ve kırışıktır. Uyuma ve uyanma zamanları farkedilir.- Kan üretimini dalağın yerine kemik iliği yapmaya başlar</p>
<p><strong>Gebeliğin 7. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri:</strong></p>
<p><strong>Bu dönemde bebek iyice büyümeye başladığı için annenin iştahı bir miktar artabilir, ancak yine de sağlıklı beslenmeye çalışmak, aşırı yememek gerekir. </strong></p>
<p><strong>Düzenli ve yeterli su tüketimi tüm süreçte olduğu gibi bu dönemde de oldukça önemlidir. </strong></p>
<p><strong>Kabızlık, aşırı gaz olması ve hemoroid (basur) gibi problemler ile karşılaşılabilir. Kabızlığı önlemek için bol posalı yiyecekler tüketmeye özen gösterilmelidir.  Her yemekte olabildiğince fazla sebze yer alması, bağırsakta posa bıraktığı için bağırsağın rahat çalışmasını sağlar ve kabızlığı engelleyerek, dışkı kıvamının yumuşamasını sağlar. Ayrıca gün kurusu olan kuru kayısıdan günde 2-3 adet aç karnına tüketmek de dışkılamayı rahatlatır ve kabızlık şikayetlerini gidermeye yardımcı olur. </strong></p>
<p><strong>Şeker (glikoz) yükleme testi 24-28 hafta arasında yapılır. 28. Hafta şeker yüklemesi testinin en hassas olduğu son haftadır. Bu haftaya kadar şeker testi yaptırmamış olanlar vakit kaybetmeden doktorlarından test hakkında bilgi almalıdır. Çünkü şeker yükleme testi yapılmasındaki amaç annede hamileliğe bağlı şeker hastalığı başlayıp başlamadığını belirlemektir.. Hamilelikten önce şeker hastalığı olmayan anne adaylarında hamilelik hormonlarına bağlı olarak ve aldığı kilolardan dolayı hamilelikte şeker hastalığı başlayabilir.</strong></p>
<p><strong>Hamileliğe bağlı şeker hastalığı zamanında teşhis edilemezse, bebekte aşırı kilo erken doğum, doğumdan sonra bebekte solunum problemi  ve ölü doğum görülme olasılığı vardır. Ayrıca gestasyonel diyabetin fark edilmemesi, gebelikte sara nöbetine benzer nöbetlere neden olabilen ve halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsiye neden olabilir. </strong></p>
<p><strong>Hamileliğe bağlı şeker hastalığı diğer bir ifadeyle gestasyonel diyabet, tedavisi için bazen diyet yeterli olur. Diyet yeterli olmadığı zaman ise insülin tedavisine  geçilir. Eğer gestasyonel diyabet varsa muhakkak bir uzmandan yardım alarak kişiye özel diyabetik beslenme planı edinmek gerekir. </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-7-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 7. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 5. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/hamileligin-5-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2019 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Dengeli Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğin 5. ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte 5. ay]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte kilo artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayda Annedeki Değişiklikler: Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahın hızla arttığı bir dönemdir. Göğüsler daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Göğüslerden Colostrum adı verilen, ilk süt kıvamlı bir sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan areolanın, genişlemeye başladığı fark edilebilir, hatta  bazen göğsün yarısını kaplayacak kadar da büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisi olmakla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-5-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 5. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol start="5">
<li><strong> Ayda Annedeki Değişiklikler:</strong></li>
</ol>
<p>Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahın hızla arttığı bir dönemdir. Göğüsler daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Göğüslerden <strong>Colostrum</strong> adı verilen, ilk süt kıvamlı bir sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan <strong>areo</strong>lanın, genişlemeye başladığı fark edilebilir, hatta  bazen göğsün yarısını kaplayacak kadar da büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisi olmakla birlikte, bebeğin doğumundan sonra 12 aya kadar büyük kalabilir.</p>
<p>Rahim karın içinde iyice büyümüştür, üst sınırı göbek deliğine ulaşmıştır. Karnın alt kısmında bazı ağrılar hissedilebilir. Telaşa kapılmaya gerek yoktur.  Büyüyen rahmi destekleyen kaslar ve bağlar gerilmektedir. Saçlar daha ince ve yağlı olabilir. Ciltteki olumlu değişiklikler nedeniyle de anne adayı kendini daha güzelleşmiş ve iyi hissedecektir.</p>
<p>Bebeğin büyümesi ile genişleyen rahim kalın bağırsaklara baskı yapar ve barsak alışkanlığı düzensizleşir, kabızlık artabilir. Biraz nefes darlığı normaldir, büyüyen rahim akciğerleri ittikçe bu şikayetler biraz daha artabilir. Karnın fazla büyümesi ve cildin gerilmesi karın çatlaklarına neden olabilir. Bu çatlakların olması esasen annenin cilt yapısının esnekliği ile ilgilidir.</p>
<p>Hamilelik sırasında sıklıkla bacaklardaki kan damarları görünür hale gelir, varisler oluşabilir, yaygınlaşabilir. Bunu en aza indirmek veya önlemek için, uzun süre ayakta durmak veya oturmaktan kaçınılmalıdır</p>
<p>Artık hamilelik gerçeği kabullenilmiştir ve duygusal gelgitlerde azalma olur.</p>
<p><strong>5.Ayda Bebekteki Değişiklikler:</strong></p>
<p>Bu ay başlangıcında ortalama 13 cm boy ve 150 gram kadar ağırlığa sahip olan bebek, ay tamamlandığında 25 -27cm boy ve 350-400 gram kadar ağırlığa ulaşır.  Bebeğin cilt altı dokusunda yağ depolanması artar ve bebek daha hızlı kilo almaya başlar. Bu yağ depolanması bebeğin ısı dengesi açısından önemlidir.</p>
<p>Bebeğin cildinini kaplayan ve <strong>lanugo</strong> adı verilen tüylerine, <strong>verniks kazeoza</strong> denilen kaygan madde eklenir. Beyaz peynirimsi bu madde bebeğin bütün cildini kaplar ve bebeğin cildini içinde bulunduğu amniyotik sıvıdan korur. Bazı bebekler doğduğunda da üzerinde hala beyazımsı bir örtü bulunur.</p>
<p>Bebek oldukça aktif duruma gelmiştir, çok tekme atar, çok döner, sıkça hareket eder.  Kulakları tamamen gelişmiştir ve rahim içerisinde annesinin damarlarından ve barsaklarından gelen sesleri duyabilir, dışarıdan gelen kuvvetli sesleri de duyabilir.Dışarıdaki yüksek sesler bebeğin hareket etmesine neden olabilir.</p>
<p>Bebeğine şarkı söyleyip, kitap okuyan veya onunla konuşan ebeveynleri bebek duyabilir. Bazı çalışmalar, bebeklerin rahim içindeyken okunan kitabın, doğum sonrasında okunduğunu duyunca, beslenmeye daha istekli oldukları ve daha hızlı emdiklerini göstermiştir.</p>
<p><strong>Mekonyum</strong> adı verilen bebeğin ilk dışkısı bağırsaklarında birikmeye başlar.</p>
<p>Bu dönem duyusal gelişim için çok önemlidir. Beyinde koku, tat, görme ve dokunma için özelleşmiş alanlar gelişir.</p>
<p>Bebeğinizin cinsiyetini öğrenme zamanı gelmiştir.</p>
<p><strong>Gebeliğin 5. Ayı İçin Diyetisyen Tavsiyeleri: </strong></p>
<p><strong>Beşinci ay itibariyle kilo alımı da çok daha fazla hızlanmakta, ayda ortalama 300 – 500 gram kadar ağırlık kazanılmaktadır. Tabi  burada belirtmek gerekir ki bu aralık kişiye göre değişebilmektedir Gebeliğin başından doğuma kadar normalde alınması gereken kilo 9-12 kilo kadardır. Hamileliğin başında normalden daha zayıf olan anneler biraz daha fazla 15-17 kilo kadar alabilirler. Hamileliğin başında aşırı kilolu olan annelere de fazla kilo almaları önerilmez ve genellikle 7-8 kilo almaları yeterli kabul edilir. </strong></p>
<p><strong>Gereğinden fazla kilo alan annelerde, gebeliğe bağlı diyabet hastalığı (gestasyonel diyabet) çıkma riski yüksek olur ve buna bağlı bebekte aşırı kilo, zor doğum gibi zararlı etkiler meydana gelebilir. Aşırı beslenmeden ve gereğinden fazla ağırlık kazanımından kaçınılmalıdır. Düzenli yürüyüş yapılmalı veya doktorun kişiye özel olarak önerdiği başka bir egzersiz yapılarak hareketli kalmaya özen gösterilmelidir.</strong></p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme kurallarına özen göstermeye devam etmeli; aşırı tatlı, şekerli, unlu, hamur işi tüketilmemeli, aşırı meyve tüketiminden de kaçınılmalıdır. Tekrar hatırlatmakta fayda var ki gebelik boyunca yeterli Omega 3 alımı çok önemlidir. Haftanın 2-3 günü balık tüketmek gerçekten önem teşkil etmekte. Özellikle mevsimindeki balığı tüketmek çok daha doğru ton balığı veya kılıç balığı gibi ağır metal içeren balıklar yerine diğer balıkları tercih etmek çok daha iyi olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Bu aylarda yine su alımı oldukça önemlidir. Gün içerisinde 2,5- 3 litreye kadar su ihtiyacı artmaktadır. Hamileliğin bu evresinde daha sık idrara çıkıldığından, su ihtiyacı artık daha fazladır. Eğer gaz şikayeti varsa yemeklerle birlikte değil de, aralarda ve yudum yudum birer bardak şeklinde su tüketmek önemli bir tüketim önerisidir. Zira birdenbire kocaman bir şişeyi tüketmiş olmak da gaz şikayetlerini arttırabilir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/hamileligin-5-ayinda-annedeki-degisim-ve-aya-ozgu-beslenme-onerileri/">Hamileliğin 5. Ayında Annedeki Değişim ve Aya Özgü Beslenme Önerileri</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazanda kilo almamak için, beslenme nasıl olmalı?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/ramazanda-kilo-almamak-icin-beslenme-nasil-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2019 08:46:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç ve beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Susuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milyonlarca kişi nefsin isteklerinden bilinçli olarak uzak durarak, manevi doyum için oruç tutacak. Acıkınca yememeyi, susayınca su içmemeyi , açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanmayı ve anlamayı gerektiren , bu yönüyle bir tür sabır ve irade eğitimi olan ibadet ayıdır ramazan. Bu sabır ve iradeyi ortaya koymaya niyet eden herkese hayırlı ramazanlar. Ramazan ayının gelmesiyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ramazanda-kilo-almamak-icin-beslenme-nasil-olmali/">Ramazanda kilo almamak için, beslenme nasıl olmalı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca kişi nefsin isteklerinden bilinçli olarak uzak durarak, manevi doyum için oruç tutacak. Acıkınca yememeyi, susayınca su içmemeyi , açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanmayı ve anlamayı gerektiren , bu yönüyle bir tür sabır ve irade eğitimi olan ibadet ayıdır ramazan. Bu sabır ve iradeyi ortaya koymaya niyet eden herkese hayırlı ramazanlar.</p>
<p>Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç tutanların rutin beslenme alışkanlıkları ve öğün sayısı birdenbire değişir. Oruç tutarken sağlıklı beslenme adına doğru besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması her zamankinden daha fazla dikkat gerektirir . Ancak, genelde oruç tutan kişiler sahurda aldıkları aşırı ve yüksek kalorili besinler ile gün boyunca açlıklarını dengeleyebileceklerini sanırlar. Böyle beslenen kişiler farkında olmadan sağlıksız beslenmenin kapılarını aralamış olurlar.</p>
<p>Aslında oruç tutanların da tükettiği besinlere dikkat ederek sağlıklarını ve kilolarını korumaları mümkündür.</p>
<p>Sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeniz için sahurda şu detaylara dikkat  etmekte fayda var.</p>
<div class="C7I1f ">
<ul>
<li class="C4VMK">Mümkün olan en geç saatte sahurunuzu yapmak, açlık sürenizi uzatmamış olacağı gibi sağlığınıza da iyi gelecektir.</li>
<li class="C4VMK"> Sahurdaki içeceğiniz tarçınlı ve ılık bir bardak süt olabilir. Çay olmadan sahur yapamam diyenlere, çayınız açık ve limon ilaveli ise neden olmasın diyorum. Ama kahve uygun değil.</li>
<li class="C4VMK">Mutlaka bir tane yumurta tüketin. Yumurta gibi protein içeren, peynir, süt, yoğurt ve kefir gibi besinler daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur.<br />
Sebze -meyveler, ve tam tahıllar ;vitamin ve mineral açığı oluşmasını önlemekle birlikte tüm vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için sahur sofranızda yerini almalı.</li>
<li class="C4VMK">Süt grubu, sebze-meyve grubu ve tahıl grubu yiyeceklerden en az bir çeşit sofranızda bulundurun. Meyvelerden şekersiz komposto yaparak sıvı desteği sağlayarak su kaybını telafi edebilirsiniz.</li>
<li class="C4VMK"> Demli çay, kahve gibi kafeinli içecekler, salamuralar ve kızartmalardan uzak durun. Çünkü bu besinler su kaybınızı ve gündüz yaşayacağınız susuzluk hissini arttırır.</li>
<li class="C4VMK">Bedeninizin susuz kalması; yorgunluk, kas krampları, deride kuruma, sindirim sisteminde zorluk, sersemlik ve sıcaklık hissine sebep olur.</li>
<li class="C4VMK"> Sahuru en az 2 su bardağı su içerek tamamlayın. Akşamdan içine çilek, nane/fesleğen yaprağı, , kabuk tarçın, zencefil, limon dilimi gibi seçeneklerden 2~3 tanesi veya hepsini ekleyerek hazırlayabileceğiniz aromalı su ile hem vitamin ve sıvı desteğiniz daha güçlü olur.</li>
</ul>
<p>İftar öğünü için;</p>
<ul>
<li>İftarınızı hafif açın ve yavaş yemeye gayret edin.</li>
<li>Uzun süreli açlıktan sonra bir anda aşırı yemek tüketerek, vücudunuzdaki tüm fonksiyonların aşırı çalışması ve yorulmasına neden olmayın. Bu tarz yüklemeler bir anda oluşan yoğunluk ile mide ve sindirim rahatsızlıklarına yol açabilir ve kan şekerinizi aniden yükselterek kendinizi daha halsiz hissetmenize neden olabilir.  Bu sebeple öğünü ikiye bölerek tüketin.</li>
<li>İftarınızı hurma ya da zeytinle açtıktan sonra üzerine yudum yudum bir bardak su için. Böylece uzun süre boş kalan midenizi yemeğe alıştırmış olursunuz.</li>
<li>Çorba ve salata gibi hafif yemeklerle devam ederek ana öğüne geçmeden önce bir sürenin geçmesine izin verin. Hem doyma sinyalini arttırmış hem de kan şekeri ve vücut fonksiyonlarını alıştırarak geçiş sağlamış olursunuz. yavaş ve tadını çıkararak yemek hem sindirim sisteminizi aşırı yükten koruyacak, hem de ramazanın manevi doyumuna destek olacak.</li>
<li>Ana öğünden en az 1-2 saat sonra bir tabak karışık meyve salatası, bir kase meyveli yoğurt veya bir avuç ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişlerden veya sağlıklı bir şekilde yapılmış bir porsiyon sütlü veya meyveli tatlılardan birini tüketebilirsiniz.</li>
<li>Yemek arasında, sırasında ya da sonrasında zamana bağlı kalmaksızın su tüketin. Gündüz alamadığınız ve kaybettiğiniz suyu yerine koymalısınız.</li>
<li>İftardan sonra 1 öğün daha tüketebilir ve sıvı ihtiyacınızı yatana kadar desteklemeye çalışabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı yarınlarınız olsun. ?</p>
<div class=" Igw0E IwRSH eGOV_ _4EzTm pjcA_ aGBdT "></div>
</div>
<div class="_4l6NB"></div>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ramazanda-kilo-almamak-icin-beslenme-nasil-olmali/">Ramazanda kilo almamak için, beslenme nasıl olmalı?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gününüz bilgisayar başında geçiriyorsa bu yazı tam sizin için!</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/gununuzu-bilgisayar-basinda-geciriyorsaniz-bu-yazi-tam-sizin-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2018 13:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamında beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[işte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[masabaşı çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ofis çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vaktinizin çoğu masa başında mı geçiyor?  Sürekli oturarak mı çalışıyorsunuz?  Günde sadece 2 öğün yiyorum ama yine de kilo alıyorum mu diyorsunuz? O zaman bu yazı tam sizin için… Uzun çalışma saatlerini bilgisayar başında parmaklarınız hariç pek de hareket etmenizi gerektirmeyen bir iş yaparak geçiriyorsanız, kilo almasanız bile vücuttaki kas dokusu azalarak yerini yağ dokusuna bırakıyor.  [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/gununuzu-bilgisayar-basinda-geciriyorsaniz-bu-yazi-tam-sizin-icin/">Gününüz bilgisayar başında geçiriyorsa bu yazı tam sizin için!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vaktinizin çoğu masa başında mı geçiyor?  Sürekli oturarak mı çalışıyorsunuz?  Günde sadece 2 öğün yiyorum ama yine de kilo alıyorum mu diyorsunuz? O zaman bu yazı tam sizin için…</p>
<p>Uzun çalışma saatlerini bilgisayar başında parmaklarınız hariç pek de hareket etmenizi gerektirmeyen bir iş yaparak geçiriyorsanız, kilo almasanız bile vücuttaki kas dokusu azalarak yerini <a href="https://ozgurdiyet.com/vucut-yag-orani-ve-onemi/">yağ dokusuna </a>bırakıyor.  Bu sürece, öğün atlamalardan kaynaklanan uzun süreli açlıklar, kısa sürede hızla yemek yeme, aşırı çay-kahve-meşrubat tüketimi ve buna bağlı olarak suyu yetersiz tüketme gibi tekrar eden beslenme hataları da eşlik edince sonuç olarak ağırlık kazanımı kaçınılmaz hale geliyor. Spora da vakit ayıramıyorsanız mutlaka günlük diyete, düzenli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelisiniz.</p>
<p>Performans düşüklüğüyle birlikte birçok hastalığa davetiye çıkaran bu durumu değiştirmek, yağ oranındaki artışı ve kas iskelet hastalıklarının oluşumunu önlemek için önemlidir. Çalışma yaşamında ağırlık artışının sebebi sadece hareket kısıtlılığı değildir. Bütün gün masa başında oturarak iş yaparken, yaptığınız işle ilgili yoğun bir stres altındaysanız kilo almaya neden olan hormonlar da artmaya başlar. Stres durumunda salgılanan hormonlar yeme isteğini artırır ve canınızın daha çok şekerli şeyler çekmesine neden olur. Eğer bu isteğe uyar abur cubur tüketirseniz önce hızla yükselen kan şekeri hızla düşer ve bir saat geçmeden yeniden tatlı  bir şeyler istersiniz. Ve bu kısır döngü ile devam eden bir kilo alma süreci başlar.</p>
<p>Bir de arkadaş etkisi var. Kilo almadaki önemli etkenlerden biri de birlikte çalıştığınız iş arkadaşlarınız. Evet yanlış duymadınız. Çoğunlukla günün 8-9 saatini aynı çatı altında geçiriyorsunuz ve en önemli ortak mevzulardan biri yemek yemek. “Acıktın mı? Ofis arkadaşlarınızın sizin yemek alışkanlıklarınızı etkilediği bir gerçek. Yemeğe gidelim mi? Canım tatlı bi şeyler çekti, çikolata, baklava, künefe ister misin? E hadi bana da ver bir tane&#8230; “ gibi diyaloglar sonrası genele ayak uydurmak için ikram edilenleri birlikte tüketmek  de kilo artışına giden yolu aydınlatıyor ve beraberinde sağlık sorunlarını da getiriyor.</p>
<p>Ofis çalışanlarında en çok görülen sağlık sorunları; obezite, insülin direnci-diyabet, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, kas-iskelet sistemi hastalıkları, bel fıtığı, D vitamini eksikliği, osteoporoz ve yetersiz beslenme. O zaman buyurun çalışırken kilo verebilmek ve sağlığı korumak için tüyolar gelsin:</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>Her zaman güne dengeli bir kahvaltı ile başlanılması gerekir. 2 dilim tam tahıllı ekmek, peynir, hindi füme ve maydanoz ile akşamdan hazırlayacağınız sandviç yanında 1 meyve tüketmek pratik bir yol olabilir. İ şe giderken alacağınız börek, poğaça tarzı besinlere kıyasla hem sizi daha uzun süre tok tutar, hem daha sağlıklı bir öğündür.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li>Kısa mesafeleri yürüyün. Sabah işe giderken veya (işe yetişemem derseniz) dönerken, servisten veya otobüsten 1-2 durak erken inip küçük yürüyüşler yapılabilir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li>Kahvaltıyı erken yapıyorsanız, öğle yemeğinden 1-2 saat önce bir ara öğün tüketmeniz, metabolik hızı artırarak kilo vermenize yardımcı olur.  Çok yoğunsanız ve yerinizden kalkacak vaktiniz yoksa çekmecenizde, taze veya kuru meyve, fındık, ceviz, diyet bisküvi, galeta gibi pratik yiyecekler bulundurup bitki çayı ile tüketebilirsiniz.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li>Ofiste fırsat buldukça küçük, kol, bacak, omuz hareketleri yapılabilir. Yarım saatte bir çalıştığınız masadan kalkıp sırtı dikleştirerek ofis içerisinde birkaç adım atmak kas ve eklemleriniz için koruyucu etki yaratırken, uzağa ve ileriye doğru bakmak göz kaslarınız için iyi bir egzersiz olacaktır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="5">
<li>Hareketi artırmak için fırsatlar yaratıp ayağa kalkıp hareket etmek gibi küçük aktiviteler biraz olsun enerji harcamaya yardımcı olur. Gün içinde merdivenler daha sık kullanılabilir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="6">
<li>Gün içinde sıkça tüketilen meşrubat, çay ve kahve yerine, su ve bitki çayları tercih edilebilir. Suyunuzun içine taze meyveler koyarak aromalandırabilirsiniz de.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="7">
<li>Yoğun iş stresi sizi tatlıya yönlendiriyorsa bu ihtiyacı meyvelerle karşılayabilirsiniz. 2-2,5 saatte bir metabolizmanın çalışması için küçük öğünler yenebilir. Örneğin taze veya meyve, fındık, ceviz, badem gibi kabuklu yemişler, yağsız bir tost, leblebi, ayran, süt veya yoğurt olabilir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="8">
<li>Dışarıda yenecek yemeklerin kızartmalar, fastfood, makarna gibi yüksek yağlı ve kalorili yiyecekler olmamasına dikkat edin. Daha çok ızgara et veya tavuk, kepekli sandviç, ton balıklı salata gibi yemekler tercih edebilirsiniz. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı gibi kan şekerini hızlı yükseltmeyen glisemik indeksi düşük besinler sağlıklı birer alternatiftir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="9">
<li>Yemeğin yanındaki en güzel içecek sudur. Ayran, kefir, soda da iyi birer seçim olabilir.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="10">
<li>İş yerlerinde toplu yemekhanelerde çıkan yemekleri yerken yemeğin suyunu tabağına almamak, salataya yüksek kalorili soslar ve yağlar kullanmamak kilonuzu dengelemenize yardımcı olacaktır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;<br />
<a href='https://armut.com/hizmetveren/aysegul-yilmaz-ankara-cankaya-diyetisyen_841198'> Ayşegül Yılmaz Ankara Çankaya Diyetisyen &#8211; Armut  </a></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/gununuzu-bilgisayar-basinda-geciriyorsaniz-bu-yazi-tam-sizin-icin/">Gününüz bilgisayar başında geçiriyorsa bu yazı tam sizin için!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağışıklık Dostu &#8220;EKİNEZYA&#8221;</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 13:23:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki çayı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[Ekinezya]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[İnülin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1608</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Mevsim değişikliği sebebiyle artan viral ve bakteriyel hastalıklar ile her an karşılaşıyoruz. Peki bu dönemde sağlıklı kalabilmek ve bu riskleri minimuma indirebilmek için bağışıklığınızı güçlendirmenin yanında özellikle gribal enfeksiyonlara karşı vücudunuzu korumada ekinezyanın etkin rolü olabileceğini biliyor musunuz? Ekinezya, doğu ve kuzey Amerika&#8217;da ve Avrupa’nın belirli bölgelerinde doğal olarak yetişen; papatya ailesinden pembe-mor çiçekli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/">Bağışıklık Dostu “EKİNEZYA”</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ozgurdiyet.com/tariflerde-bugun-kis-cayi/">Mevsim değişikliği </a>sebebiyle artan viral ve bakteriyel hastalıklar ile her an karşılaşıyoruz. Peki bu dönemde sağlıklı kalabilmek ve bu riskleri minimuma indirebilmek için <a href="https://ozgurdiyet.com/guclu-bagisiklik-sistemi-icin-beslenme-onerileri/">bağışıklığınızı güçlendirme</a>nin yanında özellikle <a href="https://ozgurdiyet.com/dogru-beslenme-ile-gripten-korunun/">gribal enfeksiyonlar</a>a karşı vücudunuzu korumada ekinezyanın etkin rolü olabileceğini biliyor musunuz?</p>
<p>Ekinezya, doğu ve kuzey Amerika&#8217;da ve Avrupa’nın belirli bölgelerinde doğal olarak yetişen; papatya ailesinden pembe-mor çiçekli otsu bir bitkidir. Çiçeğin ortasında sivri ve koyu kahverengini-kırmızı koni şeklinde çıkıntılı tohum kafası bulunur. Çeşitli türlerinin yaprakları, çiçekleri ve kökleri ilaç yapımında kullanılır. Anti-inflamatuar, antioksidan ve antiviral özellikleri nedeniyle literatürde bağışıklık güçlendirici ajan olarak tanımlanmaktadır. Kimyasal bileşenlerinin çoğu uçucu yağlar, flavonoidler, inülin, polisakkaritler ve C vitamini gibi güçlü bağışıklık sistemi uyarıcıları olduğundan önemli bir terapötik değer sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Bağışıklığı güçlendirir.</strong></p>
<p>Yapılan birçok çalışma, ekinezyanın soğuk algınlığına karşı koruyucu etki gösterdiğini söylüyor. Birçok çalışmaya göre özellikle “rhino virüs” kaynaklı soğuk algınlığına karşı ekinezya büyük etkiye sahip. 2012 yılında Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine’da yapılan araştırma, ekinezya bitkisinin gribe karşı bağışıklığı güçlendirerek vücudunu koruduğunu söylüyor. 2010 yılı Journal of Medicinal Plants Research’teki çalışmaya göre ekinezya anti-viral özelliği ile virüslerin aktivitesini durdurarak soğuk algınlığına karşı vücudu koruyor. Lancent Enfeksiyon Dergisi’nde yayınlanan14 farklı çalışmanın değerlendirildiği bir analiz raporunda ekinezyanın, soğuk algınlığına yakalama şansını % 58 oranında azaltırken, soğuk algınlığının süresini neredeyse bir buçuk gün kısaltan doğal grip ilacı olarak tanımlanmıştır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar, ekinezyanın soğuk algınlığı semptomlarını azalttığını, ancak soğuk algınlığı semptomları başladığında etkilsinin daha güçlü olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Doğal ağrı kesicidir.</strong></p>
<p>Bağırsak, diş, bademcik, karın, boğaz, baş ağrısı  ve menstüral ağrılar üzerinde etkilidir. Ağrı kesici etki için çay olarak tüketilebilineceği gibi, kuru ekinezya otu ve çiçeğinden macun yapıp ağrılı bölgeye masaj yaparak da kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Barsak hareketlerini hızlandırır.</strong></p>
<p>Birçok bitki gibi, ekinezya özellikle mide ve tüm sindirim sistemi için iyileştiricidir. Ekinezya yapısındaki inülin gibi çözünür lifler sayesinde doğal kabızlık giderici ve sakinleştirici hafif bir doğal müshil etkilidir. Çay içmek özellikle bu müshil etkisi konusunda yardımcı olmak için yeterlidir.  Kronik durumlar için, her gün bir fincan çay bağırsakları gevşetmeye yardımcı olabilir. Ancak sürekli kullanıma uygun olmadığı ve bir doğal ilaç olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Antioksidan etkilidir.</strong></p>
<p>Ekinezyanın alkol extraktı 2 doğal kimyasal bileşenden oluşmaktadır. Bu bileşenlerden birisi lipofilik alkamidler ve diğeri de suda çözünen kafeik asittir. Kafeik asit, vücutta antioksidan özellik göstermek ile beraber dokulardaki fazla geçirgenliği azaltarak enfeksiyonlara karşı da vücudun korunmasına yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Enfeksiyon önleyicidir</strong>.</p>
<p>Muhtemelen dünya çapında bir numaralı katil birçok hastalığın kökeninde yatan enfeksiyonlardır. Stres, gıdalarımıza bulaşmış toksinler ve yetersiz uyku dahil olmak üzere çeşitli faktörler enfeksiyonların oluşumuna katkıda bulunuyor.  British Columbia Üniversitesi&#8217;nin yayınladığı raporda, düzenli ekinezya tüketimi çeşitli iltihap türlerini etkili bir şekilde tersine çevirebilir ve hafifletebilir olduğu bilgisi yer almaktadır. Romatoid artrit gibi kronik iltihaplı hastalıklarla mücadele edenler için, düzenli kullanımla etkili sonuçlar alabilecekleri söylenmiştir.</p>
<p><strong>Ciltte yaşlanmayı geciktirir.</strong></p>
<p>Birçok çalışma ekinezyanın cilde karşı olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. 2010 yılında International Journal of Cosmetic Science’ta yapılan bir araştırmaya göre ekinezya cildi oksidatif stresten korumada ve hidrasyonunun artışını sağlamada etkili olduğu saptanmıştır.  Çalışma aynı zamanda ekinezyanın krem formülasyonlarının kullanımının, cilt yenilenmesini hızlandırırken egzama gibi kronik cilt hastalıklarının seyrinde olumlu etkiler gösterebileceğini ve kırışıklıkları azaltmada da etkili olabileceğini ortaya koymuştur. Phytotheraphy Research’teki başka bir çalışmaya göre de ekinezya anti-mikrobiyal özelliği sayesinde akne tedavisinde de olumlu cevap verirken, bazı araştırmalar bu özelliği sayesinde Herpes Simplex virüsüne karşı da koruyucu olabileceğini ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Stresle mücadele eder.</strong></p>
<p>2015 yılında yayınlanan bir çalıma; ekinezyanın içindeki alkamidlerle, vücutta cannobioid reseptörlere (CB1 ve CB2) etki göstererek anxiete kontrolünde yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Stresli bir dönemden geçerken hem bağışıklığı kuvvetlendirmek hem de stres yönetimine destek olmak için 1 bardak ekinezya içmek iyi bir çözüm olabilir.</p>
<p><strong>Ekinezya sadece bir bitki çayı değil doğal bir ilaçtır.</strong></p>
<p>Tüm bitkilerde olduğu gibi ekinezyada da yeterli ve dengeli tüketim terapötik  etki sağlarken, aşırı tüketim sağlık sorunlarına yol açabilir.  Gereğinden fazla tüketilirse böbrek ve karaciğere fazla yük binmesine sebep olabilir.  Bazı alerjileri olan bireylerde ekinezya da alerjiyi tetikleyebilir, bulantı- kusma gibi sonuçlar ortaya çıkarabilir.  Mevsimsel alerjilerde kullanılması önerilmez. Astım semptomlarını kötüleştirebilir. Avantajlarından yararlanmak için içmeniz gereken ekinezya çayının miktarı , çayın kendi içeriğine  ve ne kadar süre demlendiğine bağlı olarak değişir. Ticari olarak satılan ekinezya ürünleri, tabletler, meyve suyu ve çay dahil olmak üzere sıvı tentür, tabletler, merhemler, kapsüller gibi birçok formda bulunur.</p>
<p><strong>Satın alma notu:</strong> Endemik bir bitki türü olması sebebiyle dünyanın her yerine ulaşması farklı maliyetlere sebep olmaktadır. Piyasada bazı ekinezya ürünlerinin kalitesi hakkında  bu sebeple endişeler vardır. İçeriğinde ekinezya var diye beyan edilen birçok üründe yapılan içerik araştırmasında ürünlerin % 10 u hiç ekinezya içermezken önemli bir kısmı da belirtilen miktarın çok altında içerdiği saptanmıştır. Bu nedenle ekinezya ürününü nereden aldığınız çok önemli. İçeriği net olarak belirtilmiş saygın ve köklü markalardan satın almak ve kalitesini doğrulamak önemlidir.</p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/ekinezya-nedir/">Bağışıklık Dostu “EKİNEZYA”</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYANIN EN ÜNLÜ PSİKOAKTİF MADDESİ KAFEİN!</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/dunyanin-en-unlu-psikoaktif-maddesi-kafein/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Nov 2018 11:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyette kafein]]></category>
		<category><![CDATA[kafein]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinli besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kafeinli içecekler]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[kakao]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[psikoaktif madde]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kafein, dünyada en az 63 tür bitkinin meyvesi, tohumu ve/veya yaprağında doğal olarak bulunan, beyni uyaran maddelerden olarak bilinen alkoloid grubu bir organik bileşiktir.  Güne çay veya kahveden biri ile başlıyor ve başka türlü kendime gelemiyorum diyorsanız bir kafein-seversiniz. Çünkü hemen her gün birini tükettiğimiz çay, kahve, meşrubat veya çikolata çeşitlerinin her biri birer kafein [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/dunyanin-en-unlu-psikoaktif-maddesi-kafein/">DÜNYANIN EN ÜNLÜ PSİKOAKTİF MADDESİ KAFEİN!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kafein, dünyada en az 63 tür bitkinin meyvesi, tohumu ve/veya yaprağında doğal olarak bulunan, beyni uyaran maddelerden olarak bilinen alkoloid grubu bir organik bileşiktir.  Güne çay veya kahveden biri ile başlıyor ve başka türlü kendime gelemiyorum diyorsanız bir kafein-seversiniz. Çünkü hemen her gün birini tükettiğimiz çay, kahve, meşrubat veya çikolata çeşitlerinin her biri birer kafein kaynağı.  Azı karar çoğu zarar bir bileşik olan kafeini ne kadar tanıyorsunuz?  Düzenli ve kontrollü tüketici olmanın faydaları ve aşırı tüketimin zararlarının neler olduğunu biliyor musunuz?</p>
<p>Besinlerin kafein içerikleri, tüketilen içeceğin veya yiyeceğin çeşidine, miktarına ve hazırlama yöntemine bağlı olarak değişmektedir. Çaya göre %50-70 oranında daha fazla kafein içeren kahve  ana kafein kaynağıdır. Kahve, kafein haricinde yaklaşık 400 kimyasal bileşen, eser miktarda antioksidan ve niasin bulunurken ayrıca çeşitli mineraller, tanen ve karamelize olmuş şeker de içerir. Kahvenin kendisi kalori içermez ancak süt, krema ve şeker eklemesiyle yüksek kalorili bir içecek haline dönüşebilmektedir. Aynı şekilde eğer çaya süt veya şeker gibi enerji içeren bir ilave yapmazsanız çaydan kalori almazsınız, ama kafeinin çaydaki formu teini alırsınız.</p>
<p>Kafein tüketimi, kafeinin kaynağı, kafeini tüketen kişinin yaşı, cinsi, beslenme durumu, alışkanlıkları ve iklim gibi birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Erişkinlerin kafeini daha çok çay ve kahveden, çocuklar ve ergenlerin ise kolalı içecekler ve buzlu çaydan aldıkları bilinmektedir. Kafein kan dolaşımında ya da vücutta birikmez, alındıktan 4-6 saat sonra atılır.  Vücuda alınan kafeinin ortalama 4,9 saatlik yarılanma süresi vardır. Ancak bu süre hamilelerde 11 saate kadar çıkabilmektedir. Başka bir ifadeyle, şimdi 100 mg kafein içeren bir içecek tüketirseniz yaklaşık bir saat içinde tamamı kana geçecektir, kandaki seviyesi yaklaşık 5 saat sonra yarıya düşecektir.</p>
<p><strong>Kafeinin Yararları Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Metabolik hızı ve yağ yıkımını en iyi uyaran organik bileşiklerden biri olan kafein, beyaz yağ dokusunda bulunan ve yağ yakımını düzenleyen ana faktörü artırır. Beraberinde kafein alımı sempatik sinir sistemini uyararak beyaz yağ dokusundaki reseptörleri aktif hale getirir. Bu da yağ yakımını uyarıcı bir etki gösterir. Yapılan bir çalışmada 100 mg kafeinin enerji harcamasını 36,5 kkal artırdığı gözlenmiştir.</li>
<li>Beyinde salgılanan adenozinin kan damarlarını genişletici özelliktedir. Kafein de bu genişlemeyi engelleyerek damar kaynaklı baş ağrılarının giderilmesinde etkilidir.</li>
<li>Kafein alımıyla hipofiz bezi, böbrek üstü bezlerini adrenalin salgılanması için uyararak solunum yolunun genişlemesini sağlar. Bu yolla astım krizlerini azaltıcı bir etkiye sahiptir.</li>
<li>Alkole bağlı siroz ve karaciğer kanseri riskini azaltmaktadır. Kahve tüketiminin karaciğer hasarına yol açan serum y-glutamil transferaz enzim düzeyinin azalmasını desteklediği, böylece karaciğer koruyucu etkili olduğu yapılan bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir.</li>
<li>Kas koordinasyonunu ve gücü artırır.</li>
<li>Kafeinin Kimyasal yapısı, astım hastalarının tedavisinde kullanılan teofilin isimli madde ile benzerdir. Uyarıcı etkisi nedeniyle astım, prematüre apnesi ve brankopulmonari displesi gibi hastalıkların tedavisinde destekleyici olduğu rapor edilmiştir.</li>
<li>Günlük iki-üç fincan kahve tüketiminin Parkinson ve Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etki sağlarken, safra taşı oluşumunu minimuma indirir. Düzenli olarak günde bir fincan kahve içenlerde, içmeyenlere göre Parkinson hastalığı riskinin % 30-50 daha düşük olduğu kanıtlanmıştır.</li>
<li>Günde 1-2 fincan kahve tüketilmesinin glikoz kullanımını arttırarak Tip-2 Diyabet üzerine de olumlu etkileri bulunmaktadır. Ancak bu Tip-2 Diyabet oluşumunu engeller demek değildir.</li>
</ul>
<p><strong>Kafeinin Zararları Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Mide asit salgısını arttırarak mide rahatsızlıklarının ilerlemesine sebebiyet verir.</li>
<li>Düzenli kafein kullanımı haftalar içinde bağımlılık yapar. Beyin daha fazla adenozin reseptörü üreterek önlemini alır. Bu da kafein kullanımından aynı etkiyi almak için arttırmayı gerektirir ve bağımlılık ortaya çıkar.</li>
<li>Migreni tetikleyebilir.</li>
<li>Uykusuzluk, sinirlilik gibi ruhsal sıkıntılar yaratabilir.</li>
<li>Yemek sırasında ya da sonrasında alınması çinko ve demir emilimini azaltır</li>
<li>Günde 300 mg dan fazla alınan kafeinin İdrar yoluyla kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum gibi minerallerin idrarla atımını artırır. Günlük 400 mg kafein alımının vücuttan 20 mg kalsiyumun fazladan atılmasına sebep olduğu unutulmamalıdır.</li>
<li>Kafeinin düzenli ve uzun süreler alınması, beynin hipokampüs bölgesini etkileyerek öğrenmeyi zorlaştırır.</li>
<li>Stres hormonunun artışını hızlandırır.</li>
<li>Fazla oranda alınan kafeinin kalp kası fonksiyonlarını bozabilir. Eğer günde 4-5 fincan kahve tüketiyorsanız bu miktardaki kahvenin içerdiği kafein kan basıncını 5 birim yükseltebileceği bilinmektedir. Bu gibi yüksek oranda kafein alımı kalp kası ritmini bozabilir.</li>
<li>Gebelik döneminde alınan aşırı kafein bebeğin kalp atımlarında ve solunum yolunda artışa sebep olabilir. Eğer bu dönemde alınan kafeinin miktarı daha da artarsa bebeğin beyin gelişimini geriletir.</li>
<li>Kahvedeki Akliramid kahve çekirdeğinin yüksek derece ısılarda kavrulması nedeniyle oluşan potansiyel bir çeşit kanserojen madde oluşturur.</li>
<li>Kimyasal yapısının DNA’ya benzemesi sebebiyle DNA tamir mekanizmasını engelleyebileceği ve bu sebeple kanser riskini arttırabileceği düşünülmektedir. Bazı çalışmalar mutasyon oranını arttırdığını göstermekle birlikte henüz yeterli veri yoktur.</li>
<li>Kafein, köpekler ve kuşlar için özellikle ölümcüldür. Metabolizmaları, kafeini sindirmeye uygun değildir. Evcil hayvanlarınız konusunda dikkatli olun.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kafein Ne Zaman Zararlıdır?</strong></p>
<p>AB gıda güvenliği gözlem kurumunun ilk rehberinde günlük kafein limitinin sağlıklı yetişkin bireyler için güvenilir doz olarak 400 mg/gün kafein olarak rapor edilmiştir. Ancak birçok çalışmada, yetişkinler için güvenli olarak tüketilebilecek kafein miktarının günde 300 mg (yaklaşık 3-4 fincan kahve ya da 5-6 büyük bardak çay) olduğu belirtiliyor. Hamile ve emziklilik döneminde ise günde 150-200 mg’dan fazla kafein riskli bulunuyor. İçeceğiniz çayın ve kahvenin miktarını buna göre belirleyin.</p>
<p><strong> </strong>Kafein sağlık için belli bir orana kadar gereklidir ancak fazlası ciddi problem oluşturur. Kafein alımı miktarı 500mg’ı aştığında GABA nörotransmitterini çok daha fazla uyardığı gözlenmiştir, bu durumun uykusuzluk, anksiyete (gereksiz endişelilik hali) ve kalp çarpıntısı gibi yan etkileri görülür. Zehirleyici etkisi de olan kafeinin öldürücü hale gelmesi için kilogram başına yaklaşık 150 mg tüketilmesi gerekir. 60 kilo ağırlıktaki yetişkin bir bireyde bu 9 kg’lık kafein tüketimi anlamına gelir. Küçük bir hesapla kafeinden ölme riski için 180 kutu kola, 180 bardak büyük çay veya 120 fincan nescafe tüketmeniz gerekir. Besin tüketimi ile mümkün gibi görünmese de siz yine de aşırı dozlar kafeinden kaçının. Uluslararası otoriteler günde 400 mg’ın üzerinde kafein alımı riskli bulurken, bir çok çalışma güvenli miktar olarak günde 300 mg’ın güvenli miktar olduğunu belirtmektedir. Kafeinin fazlası insan vücudu için son derece zararlı bir hal alır. Bu nedenle kafeinli yiyecekler ve içecekler tüketirken günlük oranlarına dikkat etmek son derece önemlidir. Günlde1 gram kafein tüketmek; baş ağrısı, kalp çarpıntısı ve iştahsızlığa neden olurken, 5 gram kafein tüketmek; komaya girme, solunum ve kalp yetmezliğine kadar gidebilir. Eğer  10 gramdan fazla kafein alınırsa işte bu öldürücü etki yapar.</p>
<p><strong>Hangi yiyecek/içecekte ne kadar kafein vardır?</strong></p>
<ul>
<li>Demleme Siyah Çay (220ml): 35-70 mg ( demlenme süresi artınca artar)</li>
<li>Sallama Siyah Çay (220 ml): 30 mg</li>
<li>Yeşil çay (150-250 ml): 20-30 mg</li>
<li>Soğuk Çay (330 ml): 20 mg</li>
<li>Sıcak Çikolata (150 ml): 4 mg</li>
<li>Asitli İçecekler (330 ml): 39 mg</li>
<li>Şekersiz Asitli İçecekler (330 ml): 41 mg</li>
<li>Icetea (330ml): 75 mg</li>
<li>Enerji İçecekleri (330 ml): 80 mg</li>
<li>Sütlü Çikolata (30 g): 6 mg</li>
<li>Bitter Çikolata (30 g): 20 mg</li>
<li>Filtre kahve (125 ml): 90 mg</li>
<li>Türk Kahvesi (65 ml): 60 mg</li>
<li>Espresso (30 ml): 50 mg</li>
<li>Nescafe (200 ml): 75mg</li>
<li>Latte (240 ml): 35 mg</li>
<li>Kafeinsiz Kahve (125 ml): 3 mg</li>
<li>Kafeinli ağrı kesiciler ( 1 tablette):30-50 mg</li>
<li>Cappucino (200ml): 100 mg</li>
</ul><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/dunyanin-en-unlu-psikoaktif-maddesi-kafein/">DÜNYANIN EN ÜNLÜ PSİKOAKTİF MADDESİ KAFEİN!</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temmuz Ayının Sebze Ve Meyveleri Nelerdir?</title>
		<link>https://ozgurdiyet.com/temmuz-ayinin-sebze-ve-meyveleri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 19:52:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Kiraz]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dut.]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[Kavun]]></category>
		<category><![CDATA[Kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mürdüm Eriği]]></category>
		<category><![CDATA[Online Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Şeftali]]></category>
		<category><![CDATA[Vişne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozgurdiyet.com/?p=1512</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Sebzeler Domates, Salatalık, Kabak, Patlıcan, Semizotu, Bezelye, Dereotu, Kum Havucu, Taze Fasulye, Kuzu Ispanak, Dolmalık Biber, Çalı Fasulyesi, Taze Barbunya, Sivribiber, Marul Meyveler Karpuz, Ahududu Kiraz, Vişne, Karpuz, Kayısı, Kavun, Şeftali, Mürdüm Eriği, Dut. &#160; Yazın hafif ve sağlıklı sebzelerle dolu aylarından biridir temmuz ayı. Semizotu ile yemek veya salata hazırlayıp, omega 3 açısından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/temmuz-ayinin-sebze-ve-meyveleri-nelerdir/">Temmuz Ayının Sebze Ve Meyveleri Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<table width="594">
<tbody>
<tr>
<td width="200">Sebzeler</td>
<td width="394">Domates, Salatalık, Kabak, Patlıcan, Semizotu, Bezelye, Dereotu, Kum Havucu, Taze Fasulye, Kuzu Ispanak, Dolmalık Biber, Çalı Fasulyesi, Taze Barbunya, Sivribiber, Marul</td>
</tr>
<tr>
<td width="200">Meyveler</td>
<td width="394">Karpuz, Ahududu Kiraz, Vişne, Karpuz, Kayısı, Kavun, Şeftali, Mürdüm Eriği, Dut.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p style="line-height: 18.0pt; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Yazın hafif ve sağlıklı sebzelerle dolu aylarından biridir temmuz ayı. Semizotu ile yemek veya salata hazırlayıp, omega 3 açısından vücudu destekleyerek öğünlerinize sağlıklı bir dokunuş yapabilirsiniz. Çünkü semizotu yapraklı sebzeler içinde en yüksek omega 3 oranına sahip sebzedir. Omega-3 ise vücut tarafından üretilmeyen dışarıdan alınması gereken bir yağ asididir. Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekilidir. Sağlıklı nöral yolların oluşumunda temel teşkil eden yağ asididir. Vegan/vejetaryen beslenmede omega 3 kaynağı olarak semizotu, kullanılabilir. Ayrıca A ve C vitamini, folik asit, potasyum, magnezyum ve demir yönünden de zengin bir sebzedir.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Kabak, patlıcan, bezelye, taze fasulye, kuzu ıspanak, dolmalık biber, çalı fasulyesi, taze barbunya, sivribiber ve domatesin hepsi tazecik ve tam zamanıdır. Sayısız şekilde farklı alternatifte sebze yemekleri yapabilirsiniz en lezzetlisinden. Kış için dondurucuya da hazırlayabilirsiniz belki. Enginar ve bezelye için sona yaklaşılıyor unutmayın.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">O tadına doyulmaz yaz meyveleri bir arada bu ay. Can erik bitmiş sayılır ama sarı erik mevcut. Kavun, karpuz, ahududu… Dondurmaya külah niyetine kavun kullanmanın tam zamanı mesela. Sıcaklarda serinleten karpuz -peynir ikilisi de şahane bir seçim olabilir. Şeftali ay sonuna doğru olgunlaşmaya başlar.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Yazın serinleten meyvesi karpuzda dikkat etmeniz gereken bir detay var. Eğer çekirdek evleri ( karpuz çekirdeği yetişmiş olması gereken alan) boşsa ve yediğinizde nişasta kokusu alıyorsanız o karpuz hormonludur.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Kiraz da bu ayın iştah açan lezzetlerinden. A vitamini, potasyum ve lif içeriği zengin, antioksidan özelliğe sahip bir meyvedir. İçeriğindeki diyet lifi sayesinde kabızlığa iyi gelir. 12- 15 adet kiraz yaklaşık 50 kaloridir. Bu aaylarda kiraz ve vişnenin keyfini çıkarabilirsiniz. Kirazın meyvesinden hoşaf, reçel ve konserve yapabilir, kabuğundan kabız ve ateş düşürücü olarak faydalanabilir; yapraklarından ise müshil etkisi için kullanabilirsiniz.</span></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Ortalama 100 g ( 12-15 adet) taze vişnede, 58 kalori ile 14,3 g karbonhidrat vardır. Oysa, vişnenin <b style="min-height: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible;">A vitamini </b>yüksek olup 1.000 IU’ya kadar varır. Vişnenin diğer besin değerleri kirazınkine çok yakındır. Bedenimize yararlı besin değerlerinin yanı sıra; vişne meyvesinin taze ya da kurutulmuş sapları, aynen kiraz sapları gibi sağlığımıza yararlı etkiler yapar.</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt; min-height: 0px; orphans: 2; -webkit-text-stroke-width: 0px; word-wrap: break-word; overflow: visible; word-spacing: 0px; margin: 12.0pt 0cm 12.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'Georgia',serif; color: #333333;">Üzüm, böğürtlen, incir, ay ortalarında tezgahlarda karşınıza çıkabilir ama bu yıl mevsim de erken. Hemen her sebze meyve olması gerekenden 1-2 hafta önce olgunlaştığı bilgisini de verelim.</span></p><p>The post <a href="https://ozgurdiyet.com/temmuz-ayinin-sebze-ve-meyveleri-nelerdir/">Temmuz Ayının Sebze Ve Meyveleri Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://ozgurdiyet.com">Özgür Diyet</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
